• İhsan Kurt ile Mülakat  
    İhsan Kurt ile Mülakat  
  • Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
    Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
  • Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
    Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
  • Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
  • Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
    Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
  • M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
    M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
  • Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”

YAZARLARIMIZ

Mehmet Nuri Yardım
Mehmet Nuri Yardım
Eklenme Tarihi: 22 Eylül 2021, Çarşamba 01:04 - Son Güncelleme: 22 Eylül 2021 Çarşamba, 01:07
Font1 Font2 Font3 Font4
Ali Polat ve Eserleri

Ömrünü eğitime, kültüre, sanata, edebiyata, sağlığa ve genel olarak medeniyetimize hasretmiş aydınlarımız vardır. Farklı alanlara yönelseler de temel dertleri toplumun eğitilmesi, biricik şiarları insanlarımıza faydalı olmak. Henüz dünya gözüyle görüşüp tanışamadığım işadamı ve yazar Ali Polat da onlardan biridir.

 

Yıllar önce Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı’nda çalışırken yazarın bir eseri elime ulaşmıştı: Üç Bin Yıllık Birikim. Âdeta ansiklopedik bir kültür kitaptı. Türk tarihinin özü, özeti gibiydi. Çeşitli bilgiler, menkıbeler, hikâyeler vardı içinde. Zaman zaman okuma ihtiyacı hissettim ve buradaki malumattan istifade ettim. O zamanlar kitapla ilgili bir yazı yazdığımı da hatırlıyorum. Ama hangi dergiye yolladım ve kaç tarihinde neşredildi? İşte bunu ne yazık ki, hatırlayamıyorum. Bugüne kadar yazdıklarımın listesini çıkarmalıyım.

 

 

Bir yazarın eserlerine bakmadan önce kısaca da olsa biyografisine göz atmakta fayda var. En azından hangi eserleri neşredilmiş, bilmeliyiz. Hangi çalışmaların içinde olmuş? Ne gibi hizmetleri var? Bunları bilmek ve okuyucuya da duyurmak lazım. Yaptığım minik araştırmaya göre Ali Polat’ın yazarlık macerası, Üç Bin Yıllık Birikim kitabı ile başlıyor. Ardından diğer eserleri geliyor. Bütün bu kitapların isimlerini zikredersek yazımız dolar. İyisi mi başlıcalarını yazayım. Meraklısı zaten araştırıp bulacak ve okuyacaktır. İşte yazarımızın bugüne kadar kültür hayatımıza kazandırdığı eserlerin özlü bir listesi: Üç Bin Yıllık Birikim, Ya Ali, Ömer Hayyam ve Rubaileri, Bir Damla Su, Medeniyetlerin Buluştuğu Tebriz ve Çevresi, Gençlerin Hayat Enerjisi: Su. Tabii bu eserlerin büyük kısmının cd’si de var. Azerbaycan Türkçesi ile yayımlandıkları gibi aralarında Farsçaya, İngilizceye ve Rusçaya tercüme edilenler de bulunuyor.

 

Şimdi yazarımızın yeni eserleri yeniden önümde… Bu sefer çok değişik sahalarda kaleme alınmış kıymetli kitapları görünce hem sevindim hem de benim için doğrusu unutulmaz bir nostalji oldu. Eskilerin tabiriyle daüssıla. Zira ilk buluşmanın ardından neredeyse 20 yıl geçmiş. İnsan ömrü böyle gelip geçiyor işte… Demek ki o sıralarda 40 yaşımdaydım. Eh şimdi yaş ilerledi, torun torbaya karıştık ve 60 yaşı da hüzünle geride bırakıverdik. Allah herkese hayırlı, huzurlu, bereketli ömürler nasip etsin.

 

Gelelim Ali Polat Beyin kitaplarına… Kitap diyoruz ama içlerinde cd olanlar da var. Bunları iyisi mi alfabetik olarak sıralayayım ve haklarında birkaç kelam edeyim:

 

KUR’AN-I KERİM AYETLERİNDE İNSAN HAKLARI:

 

Ali Polat bu kıymetli çalışmasını iki cilt hâlinden kaleme almış. kitabın girişindeki ithafta şu satırları okuyoruz: “Dileğim; bu eserin her ailede bulunması, genç kızlarımızın çeyizinde yer alması, okunması ve toplumun maneviyatının yükselmesi, erdemli bir toplum olmamıza katkı yapmasıdır.”

 

 

Kitapta işlenen konular çok ve mühim. Bazı başlıkları paylaşayım en azından: Çocukların, şehitlerin, yetim ve engellilerin Hakları… Ana Baba hakları ve sorumlulukları… Eş ve kadın hakları… Bilim ve kültür adamların, öğretmenlerin hakkı… Bitki ve ağaç haklarını korumak… Canlılar ve hayvan hakları… Gördüğünüz gibi neredeyse insana ve hayata dair birçok konu işleniyor bu eserde. Bize düşen ise bunları okumak ve tabii ki uygulamak… Allah’tan bu sıralarda hayvan hakları konusunda toplum olarak daha duyarlı olmaya başladık. Kediname yazarı ve kedi sever bir yazar olarak bu da beni çok sevindiriyor şüphesiz. Şükürler olsun hayvan hakları ile ilgili olarak meclisimizden güzel bir kanun geçti. Artık can dostlarımıza ‘mal gözü’yle bakılamayacak. Onlara acı çektiren, eziyet eden hapsedilecek ve cezasını çekecek. Zaten inancımıza göre onlar mal değil can’dır ve bize emanettir. Ne kadar geri kalmışız bu konuda. Araştırsaydık öğrenecektik, bilecektik. Mesela yüce Nebi, Peygamber Efendimiz, 15 asır önce sahabelerine “Kediler hane halkındandır.” buyurmuştu. Yani o masum canlar, evlatlarınız gibidir… Ah keşke dinimizi tam anlayabilsek, Asr-ı Saadeti bilebilsek, idrak edebilsek…

 

KUR’AN-I KERİM AYETLERİ IŞIĞINDA İNSAN HAKLARI

 

41 Konuda Kur’an-ı Kerim Ayetlerinde İnsan Hakları, sesli kitap olarak hazırlanmış. 2 Cd MP3. Bilhassa dinlemek zorunda olan okuma engelli vatandaşlarımız ve özellikle dinlemeyi tercih edenler için hazırlanmış faydalı bir çalışma.

 

RUHSAL, SOSYAL VE MANEVİ SAĞLIĞIN ÖNEMİ- TERAPİLER

 

Yine Ali Polat’ın okunurken istifade edilen bir dizisi. Ruhsal, Sosyal ve Manevi Sağlığın Önemi serisinde yer alan kitaplar: Mevsimlere Göre Sağlıklı ve Ekonomik Beslenme, Ruhsal, Sosyal ve Manevi Sağlığı Destekleyen Tedaviler, Ruhsal, Sosyal ve Manevi Sağlığı Destekleyen Tedaviler, Ruhsal, Sosyal ve Manevi Sağlığı Destekleyen Tedaviler, Yüz İfadelerimizi ve Beden Dilimizi Tanıyalım, Duygular Hayaller ve Rüyaların Etkileri, Yaşamda Felsefenin Önemi ve Güzel Ahlaklı Olmak, Zekâ ve Zekâ Türleri: Sosyal-Finansal Zekâ ve Dil Kullanma Yeteneği, Yaşam Rehberimiz: Şuur Akıl Düşünce Mantık Fikir, Bilinç-Bilinçaltı İçgüdü ve Hafızanın Anlamı ve Önemi, Yaşamın Dördüncü Boyutu; Maneviyat,

 

SAĞLIKLI YAŞAMAK VE YAŞ ALMAK İÇİN 12 TEMEL İHTİYAÇ

 

İnsanoğlunun ihtiyaç duyduğu hususları yazarımız ince ve müstakil kitaplar hâlinde okuyucusuna takdim ediyor. Sağlıklı Yaşamak ve Yaş Almak İçin 12 Temel İhtiyaç böyle bir eserdir. Doğrusu çoğu zaman ihmal ettiğimiz, önemsemediğimiz hususları son derece özlü ve anlaşılabilir bir üslup içinde kaleme alan Ali Polat, bu dizi ile de büyük bir hizmetli ifa etmiş bulunuyor. Ağırlıklı olarak sağlık ve yiyecek kültürü bakımından bizi bazı konularda uyarıyor. Muhtevaları çok zengin ve geniş ama ben burada müsaadenizle sadece isimlerini belirteyim: Hava, Su, Uyku ve Uykusuzluk, Hayat Dengesi, Proteinler, Karbonhidratlar, Yağlar, Mineraller, Ortak Hayat Evlilik, Bağışıklık, Vitaminler.   

 

SAĞLIKLI YAŞAMAK VE YAŞ ALMAK İÇİN BEDENİMİZİ TANIYALIM

 

Yine kayda değer ve bilmemiz gereken hususlar bu seride ele alınmış. Bu eserleri okuyunca, hakikaten kendi vücudumuzu bile tam manasıyla bilmediğimizi, yaradılış hikmetinden uzak durduğumuzu görüyoruz. Polat’ın bu serisinde yer alan kitaplar, dikkatleri küçük dairemize, kendimize ve özümüze çekiyor. Şimdi de Sağlıklı Yaşamak ve Yaş Almak İçin Bedenimizi Tanıyalım dizisindeki kitapların isimlerini görelim: Bizi Taşıyan Ayaklarımızın Sağlığının Önemi, Rahat Yaşamak İçin: Beynini Tanımak Zorundasın, Sinir Sistemimiz Her şeyimiz, Dünyaya Açılan Pencerelerimiz Göz Kulak Burun Boğaz, Yaşam Kaynağımız Kalbimizi Damarlarımızı ve Lenf Sistemimizi Tanıyalım, Yaşamın Başlangıcı Solunum ve Nefes, Dünyanın En Önemli Fabrikası Laboratuvarı ve Arıtma Sistemi olan Karaciğerimize ve Şeker Oranını Düzenleyen Pankreasımıza Bir Bakış, Kanımız Canımız, Böbrekler Küçüktür Görevleri Büyüktür, Sindirim Sistemimizi ve Mutluluğumuzu Sağlayan Önemli Organımız Bağırsaklarımızı Tanıyalım, Cildimiz Koruyucumuz ve Güzelliğimiz, Vücudumuzun Hareketini Sağlayan İskelet ve Kaslarımızı Tanıyalım.

 

 

 

TATLI DÜŞMANLA BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI

 

Koruyucu ve Geleneksel Tıpta Tatlı Düşmanla Başa Çıkmanın Yolları kitabında şeker hastalığı ve bununla mücadele etmenin yolları anlatılıyor. Üç yıl önce bu ‘tatlı bela’ ile tanıştığını ve üç yıldan beri bu hastalıkla mücadele ettiğini anlatan Ali Polat, okuyucularına doğru yollar ve çözümler gösteriyor. Diyabeti alt etmenin temel unsurları üzerinde duran yazar, kitap boyunca bize faydalı tavsiyelerde bulunuyor. Onlardan biri de “Yemek Yeme Kuralları”dır. En azından bu tavsiyelerine kulak vermekte fayda vardır. Ama daha detaylı bilgilenmek isteyenler zaten kitaba yönelecektir. İşte yemek yerken hassasiyet göstermemiz gereken mühim hususlar:

 

Acıkmadıkça yemek yemeyin.

Doymadan biraz önce yemeği bırakın. Buna uyduğunuz takdirde asla kilo almazsınız.

Yemek yemeden yarım saat önce bir bardak su için. Bu, mide yanmalarını ve tansiyon dengesizliğini önler.

Yemekten iki buçuk saat sonra bir bardak su için. Bu, bağırsaklarınızın yumuşamasına yardımcı olur.

 Uyumadan önce büyük tuvaletinizi yapmaya çalışın. Bağırsaklar bitkisel müshiller sayesinde daha iyi çalıştığı için siz de daha rahat bir uyku çekersiniz.

Her bir lokmayı olabildiğince fazla çiğneyin. Bu sayede yemeklerin tadını da daha iyi alırsınız ve daha erken doyarsınız.

Yemekle birlikte su veya meşrubat içmekten kaçının. Çünkü bu kabızlığa yol açar.

Mümkün oldukça meyve ve kuruyemiş -badem, fıstık- çeşitleri gibi doğal ve besin değeri yüksek gıdalar tüketin.

Yediğiniz yiyeceğin doğal bir kokusu olmalıdır. Mesela salatalık, salatalık kokmalı; kavun ise kavun kokmalıdır. Sebze-meyveleri mevsiminde tüketmeye ve GDO’suz olmasına özen gösterin.

Her bir öğünde farklı protein çeşidi tüketmeye özen gösterin.

 

İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursi’nin güzel bir sözü vardır, der ki: “Bir adamın kıymeti himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir.” Yani derdi, tasası millet olan kişi âdeta küçük bir millet mesabesinde, kıymetinde, değerindedir. Çünkü ömrünü halkına, insanlarına adamıştır. Gerçi ihanet hareketi FETÖ, birçok mukaddes ve güzel kavram gibi ‘himmet’ kelimesinin de ne yazık ki içini boşaltmak istedi. Bu ulvi mefhumu, tamamen ticari bir kavrama dönüştürmeye çalıştılar. Milleti soyup soğana çevirmenin, iyi niyetini istismar edip cebindeki bütün parayı çalmanın ‘himmet’, bu soygun ve ihanet toplantılarına da ‘himmet toplantısı’ dediler. Neyse, o satılmış güruh kullandı diye ‘abi’, ‘abla’, ‘hizmet’ gibi Türkçenin güzel kelimelerinden vazgeçmediğimiz gibi ‘himmet’ kelimesini de terk edecek değiliz. Zira hepimizin hem ailede hem de sosyal hayatta abileri de vardır, ablaları da… ‘Hizmet’ ise tarih boyunca Türklerin en çok kullandığı kelime ve kavramlardan biridir. Hizmetin büyüğü, yani adanmışlık ‘Kızılelma’dır, ‘Nizam-ı Âlem’dir, ‘Cihan Hâkimiyeti Mefkuresi’dir ve netice itibariyle bunların hepsini kapsayan ‘İ’lâ-yı Kelimetullah’tır.

 

Evet Ali Polat’ın bu gönüllü yazarlığında, topluma faydalı olma çabası ve insanlığa hizmet etme gayesi görüyorum. Malumunuz, İslamiyet’in büyük önderi Hazreti Peygamber de, “Sizin en hayırlınız insanlığa en faydalı olanınızdır.” buyurmuştur. Keşke hepimizin küçük de olsa idealleri, hedefleri, ülküleri ve temel dertleri olsa ve bu yolda hep çalışsak, çabalasak… Çok uzayan sözü şöyle bağlayabiliriz: Okuyalım, araştıralım, inceleyelim, ama hiç kimseye teslim olmayalım. Aklımızı kimseye emanet etmeyelim. Çünkü Kur’an’ı Kerim’in emridir: “Niçin düşünmezsiniz, neden akıl etmezsiniz?” Öyleyse biz de okuyacağız ama aynı zamanda gerekirse çevremizdekileri sorgulayacağız. Zira tarih boyunca aldatanlar hep çıkmıştır. Biz aldatan olmasak da aldananlardan da olmayalım. Aklıyla düşünen, kalbiyle hisseden, imanıyla hareket eden ciddi ve şuurlu okuyucular, kolay kolay aldanmaz. Hele “mümin feraseti”ne sahip olanlar, asla!


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN