RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

Zozan Demirci'den, Deneme: Bizi Ayıran Ne?
Eklenme Tarihi: 13 Ağustos 2014, Çarşamba 19:07 - Son Güncelleme: 13 Ağustos 2014 Çarşamba, 19:07
Font1 Font2 Font3 Font4



Zozan Demirci'den, Deneme: Bizi Ayıran Ne?
Zozan Demirci Anne Anne Anne… Dört harften oluşan bu kelimeyi zikredince hangi duygunun iklimlerinde yolculuğa çıkardınız deseler, ne cevap verirdik? Şüphesiz çoğumuzun vereceği cevap “merhamet” olurdu. Zira anneler merhamet abidesidirler. Değil mi ki merhametlidir anneler, merhamet beraberinde dert de getiriyor olsa gerek. Çünkü hangi coğrafyada olursa olsun dert yanar anneler. Bir dokunsak bin ah işitiriz. […]

sınır
Zozan Demirci
Anne
Anne
Anne…
Dört harften oluşan bu kelimeyi zikredince hangi duygunun iklimlerinde yolculuğa çıkardınız deseler, ne cevap verirdik? Şüphesiz çoğumuzun vereceği cevap “merhamet” olurdu.
Zira anneler merhamet abidesidirler.
Değil mi ki merhametlidir anneler, merhamet beraberinde dert de getiriyor olsa gerek. Çünkü hangi coğrafyada olursa olsun dert yanar anneler. Bir dokunsak bin ah işitiriz.
Geçenlerde ben de ziyadesiyle modern bir annenin çektiği ahlara kulak misafiri oluyordum. Bu anne oldukça dertliydi. Üniversite imtihanlarına çalışmayan, zaten hiçbir zaman okulda istediği başarıyı elde edememiş evladından söz ediyordu.   Oysa bu anne ne hayaller kurmuştu evladı adına. Sonra, ekliyordu.  “Ah ah, hele ki ufaklık canımdan bezdirdi, ne yapsam yemiyor, öyle iştahsız ki yavrum…”  diye uzun uzun isyankâr cümleleri peşi sıra sarf ediyordu… Velhasıl, merhametinden dertliydi bu anne.
Bu misafirlikten memnun kalmamış olacaktım ki kalbim beni bu anneden çok uzağa sürüklemişti. Bu kez kalbimle misafir oluyordum. Başka bir coğrafyada,  bambaşka bir anneye…
Soruyorum bu anneye kalbimle,  “ya senin derdin ne” diye.
Evladı falanca ün yapmış üniversitede okusun diye hayaller kurmayan, ne pişirsem diye dertlenmeyen, dertlenemeyen bir anneye…
Öyle uzun uzun cümleler kurmaya mecali olmayan bu anne, şöyle yanıt veriyor:
“Yavrum aç, ölecek.”
Pekâlâ, bu annenin bağrında vaveylalar koptuğunu anlamamız için bu üç kelimenin kudreti yetmez mi?
Ve soruyorum, hangi coğrafyanın Annesi daha dertli, hangi anne daha merhametli?
Bu iki anneyi birbirinden ayıran sınırların bir çizgiyle belirlenmiş olması mı?  Bu yüzden mi
yanı başımızda her gün bomba seslerine uyanan, eğer yiyecek bir ekmek bulduysa kendini şanslı bilen çocukların, annelerin varlığından haberdar oluruz da çizginin öbür tarafında oldukları için kulaklarımızı kapatır, vicdanlarımızı sustururuz.  Bizi ayıran bir çizgi mi?
Her neyse, biz dertlenmeye devam edelim.
Derdimiz bol olsun.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!