RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

Yaşar Karayel: “İlk vakfiye Hayber’deki hurmalıklardır”
Eklenme Tarihi: 8 Nisan 2018, Pazar 01:26 - Son Güncelleme: 8 Nisan 2018 Pazar, 01:27
Font1 Font2 Font3 Font4



Yaşar Karayel: “İlk vakfiye Hayber’deki hurmalıklardır”
İlgi ile takip edilen “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nde bu hafta “Vakıf Medeniyetimiz” konuşuldu.

Haber: Hülya Günay
Fotoğraflar: Ahmet Dur

 


 

İlgi ile takip edilen “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nde bu hafta “Vakıf Medeniyetimiz” konuşuldu. Birlik Vakfı Kurucular Kurulu üyesi, 23. 24. ve 25. Dönem Kayseri Milletvekili, ilim, kültür ve sanat hayatına önemli katkıları bulunan Yaşar Karayel, “Vakıf Medeniyeti ve Kültürü ”nü anlattı. Edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım, açık konuşmasında şunları söyledi: “Bu haftaki misafirimiz Yaşar Karayel, bir dava adamı, bir ideal adamı, birçok müessesede  hizmetleri olan, resmi görevlerde bulunmuş, TBMM ve MTTB gibi yerlerde  hizmetleri olan kıymetli bir büyüğümüz. Bu akşam vakıf kültürümüz ve medeniyetimiz üzerine kendisinden bir sohbet dinleyeceğiz. Bu konuda birçok vakıfta alın teri, emeği olan büyüğümüzden vakıfların nasıl işlediğini öğreneceğiz. Sözü kendilerine bırakıyorum.’’

 

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR

 

Bir araya gelmenin, birlikten kuvvet doğacağının önemini vurgulayan Yaşar Karayel, konuşmasına şöyle başladı:

 

“Bismillahirrahmanirrahim. Öncelikle sizlere teşekkür ediyorum. Böyle zor zamanda, kültüre, sanata, edebiyata, geçmişe dönük faaliyetler bile olsa, bu kadar medeniyeti seven bir insanın bir arada olması doğrusu çok önemlidir. Hepinize teşrif ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Aziz kardeşlerim, bilmediğiniz bir şeyi anlatacak değilim, hep bildiğiniz şeyler. Ama bir araya gelmekten güzel bir şey yok. En büyük nimet insanların bir araya gelmeleridir. Bu bir araya gelmeler hepimizi hayata tutunduruyor. Esas olan, birlikten kuvvet doğar. Bir arada olmak her zaman hem geçmişimizi hem de geleceğimizi şekillendiren işler olduğu için tekrar hepinize teşekkür ederim.”

 

“Vakıf deyince aklımıza her işin içinde olduğu bir medeniyet geliyor.” diyen Karayel konuşmalarına şöyle devam etti: “Benim ilk memuriyetim vakıflarda başladı. Vakıflar Öğrenci Yurdu Müdürlüğü; MTTB’de öğrenci idik, mezun olduk. Bir odasında öğrenci iken bir odasında müdür olduk. Daha sonra Vakıf Guraba Hastanesi Müdürlüğü yaptım. Böyle olunca vakıfların içinde fiilen bulunuyoruz. Vakıf, İslam literatüründe çok mühimdir. Peygamber Efendimiz ’in ilk vakfiyesi, o dönem tebliğe gittiği zaman taşlandığı ve dişlerinin kırıldığı Hayber’deki hurmalıklarıdır. Peygamber Efendimiz buraları vakfetmiş, ümmet de ondan istifade etmiş.

 

“SELÇUKLULARDA VAKIF MEDENİYETİ, ŞAHA KALKMIŞTIR”

 

Daha sonra Peygamber Efendimiz ile birlikte Ashabın büyükleri de vakıf bağışlarında bulunmuşlar. Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Cabir ve diğer büyük sahabeler de, mal varlıkları olanlar hurmalıklarını ümmete vakfetmiştir. Özellikle Hz. Osman su kıtlığı çekildiği zaman, Yahudilerden satın aldığı su kuyularını Müslümanlara vakfederek, Müslümanları o tip sıkıntılardan kurtarmıştır. Yeryüzündeki ilk mabet, yapı Kâbe’dir. Kâbe, Cenabı Hakkın lütfu ile Müslümanların ilk vakfiyesi ve ilk binasıdır. Bizden önceki topluluklarda da  hayır hasenat işleri vardı. Meselâ Roma döneminde… İnsanların ihtiyaçlarını karşılayacak vakıflar, vakıf anlayışında müesseseler kurulmuştur. Selçuklular, vakıf medeniyetinin şaha kalktığı bir dönemdir. Özellikle Selçuklular döneminde Erzurum’dan başlayan, Sivas, Kayseri, Konya, Maraş, İstanbul, Edirne, Bursa kadim şehirler olarak Selçuklu ve Osmanlı’nın kadim eserlerinin yoğun olarak yükseldiği yerlerdir.”

 

YOKSULLAR İÇİN ÇEYİZ TEMİN EDEN VAKIFLARIMIZ VAR

 

Türklerin İslamiyet’i kabul etmeden önce de insana ve insanlığa hizmet ettiklerini ifade eden Karayel, incelendiği zaman Göktürk Abideleri’nin de bir vakfiye olduğuna dikkatleri çekti. Karayel konuşmasına şöyle devam etti:

“Kızların evlenmesi ile ilgili çeyiz temin edilen vakıflar vardır. Öksüz ve yetimlerin bakım, giyim, kuşamlarını gideren vakıflar vardır. Yazın sıcakta insanlara buz dağıtan vakıflar, cenaze merasimlerinde maddi durumu iyi olmayan ailelere helva götüren vakıflar, askerimizin rahat etmesi için fetihlere gitmeden önce atlarını besleyen bakımını yapan vakıflarımız bulunuyor. Hatta o kadar ki at ve eşeklerin tırnakları aşınınca Nal Vakfı dahi kurulmuştur. Bunu görünce ecdadımızın hayvan haklarına dahi ne kadar çok önem verdiğini görüyoruz. Bunlar geçmişten bugüne miras aldığımız kadim ve muhteşem medeniyetimizdir.”

 

VAKIF KURAN VÂKIFLARIMIZ

 

Türk tarih ve medeniyet eserlerinin önemini anlatırken, Özbekistan ve Türkmenistan’ın mutlaka görülmesi gerektiğini vurgulayan Yaşar Karayel,  Hoca Ahmet Yesevi ile ilgili de dinleyicilerde tebessüm bırakan anlamlı bilgiler paylaştı. Medeniyetin sadece yapılardan ibaret olmadığını belirten Karayel, Necip Fazıl, Osman Yüksel Serdengeçti, Cemil Meriç, Sabahattin Zaim ve Ahmet Kabaklı gibi fikri, kalemi ile kendini insanlara vakfeden değerlerimizin kıymetini bilmemiz yönünde vurgu yaptı. Karayel, konuşmasının ilerleyen bölümünde ise bugün aramızda bulunan ve büyük hizmetleri olan Mehmed Şevket Eygi ve Sezai Karakoç gibi büyüklerimizi ziyaret etmenin önemini ve anlamını vurguladı. Yurt dışı seyahat gözlemleri, resmi kurumlarda farklı pozisyonlarda görev yaptığı mesleki tecrübeleri, vakıflardaki hizmetlerinin birikimi ile dinleyicilerine ciddi ufuk katan Yaşar Karayel, şehirleşmenin, medeniyetin, birlik ve beraberliğin, devletimize ve değerlerimize sahip çıkmanın önemini vurgulayan konuşmasının ardından dinleyicilerin sorularına cevap verdi. Hatıra fotoğrafları çekiminin ardından, bir Bâbıâli Enderun Sohbetleri daha yüreklerde bıraktığı huzur, muhabbet ve memnuniyet ile sona erdi.

 

 

 

 

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!