RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

ÜÇ HARFLİ
Eklenme Tarihi: 8 Kasım 2016, Salı 21:37 - Son Güncelleme: 8 Kasım 2016 Salı, 21:37
Font1 Font2 Font3 Font4



ÜÇ HARFLİ
Zeynep Topuz     Ruhumun izbe yerleri sessizliğe fenomen olmuş, kendi ekseninde cirit atıyor. Gözlerim güneşe göz kırparcasına belirsiz bir halle doluyor. Kirpiklerimin uçları yaş buğday kokuyor. Ellerim yılların verdiği emekle bir güne daha el sallıyor. Ayaklarım kaldırım taşlarına takılıyor, her biri bir geçmiş tılsımıyla. Kalbim, albenili gökkuşağına şahit oluyor. Ve masum bir çocuk beliriyor, […]

135487_10202638389658835_2465890501675280062_o
Zeynep Topuz
    Ruhumun izbe yerleri sessizliğe fenomen olmuş, kendi ekseninde cirit atıyor. Gözlerim güneşe göz kırparcasına belirsiz bir halle doluyor. Kirpiklerimin uçları yaş buğday kokuyor. Ellerim yılların verdiği emekle bir güne daha el sallıyor. Ayaklarım kaldırım taşlarına takılıyor, her biri bir geçmiş tılsımıyla. Kalbim, albenili gökkuşağına şahit oluyor. Ve masum bir çocuk beliriyor, elmacıklarımın kuytusunda. Lisan-ı halim üç sesli bir tutanağa pelesenk olmuş, dertlerimin üstünü gece misali örtüyor.  Beynim tiz tiz atıyor, acının fragmanında. Ardından gelen sükûnetim her kıyamımı olgunlaştırıyor. Dünyanın bu çetrefilli muammasına güç getiremeyen kalbim artık, gökyüzüne takılı kalıyor.
    Kuş misali hayallerim yüreğime süzülüyor. Algılarımın kadrajına bir kare daha ölümü sığdıramıyorum. Midem yerine artık vicdanım bulanıyor. Anlamsızlaşan kelime hazinem de Allahtan başkası tarafından alınan canın manası telaffuz bulmuyor. Tüm emellerim gri kesiliyor. Gözlerimle gönlüm arasında uzanan acı şeritler bir kez daha beni o üç harfli tutanağa sarılmaya sevk ediyor. Bütün dünyaya pis bir şekilde yayılan ırkçılık, kardeşlik duygularımın direklerini sızlatıyor. Topraktan yaratılan bir insan, karşısındaki eşitini aşağı görüyor. Oysa Allah buyuruyor ki; ‘’ Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sahip çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki Allah’ın nazarında en değerli üstün olanınız takvada en ileri olandır. Muhakkak ki ALLÂH her şeyi bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır. Hucurat/13. Kalbimin iman sahaları senin ( ALLAH C.C)dehlizinde ürperiyor. Üstünlüğün Yaradan’a kul olmakta cevap bulduğu, bir iman da ölümler soru işaretleriyle beynimize kazınıyor.
      Cenin vasfındaki canlının nefes alamadan tekrar berzah âlemine intikal etmesi, merhamet duygularımı harekete geçiriyor. Çok fazla dünya kokuyor, şimdi vicdanlar. Özünü kaybedip, ölümü unutuyor, tüm haksızlıklar. Onunla hemhal olmayan her hak ve emir sonunda, bir sonbahar akşamı gibi soluyor bitiyor. Öyleyse ellerimize ve imanımıza düşen dillere pelesenk olmuş üç harfli; dua. Başımı yastığa koyduğumda şöyle bir soru kalbimi kesiyor; bir çocuğun elinden alınan tozpembe hayalleri kim tekrar geri verebilir? Ahirette helal edecekler mi o masum çocuklar oyun haklarını? Gündüzleri gece olan mazlumların iki cihan mekânları da cennet kokuyor. Daha sıkıca sarılıyorum, babamızın ve annemizin tek olduğu din kardeşlerime. İki duygu paradigmasını yaşıyor dünya, bir tarafta yas diğer tarafta huzur. Bu çelişkiye suskun kalamayan dillerim ve eylemlerim her güne doğan güneşle yeniden doğuyor. Kimi zaman iki çift akan mürekkebim kimi zaman iki kelamımla sekinet buluyor. İmtihan yükünü taşıyan sabır, isimli bir semerim, boynuma asılı. Ve şu sözler kulaklarıma işleniyor;’’ Huzurumuzun infakı haksızlığa suskun kalmamaktır.’’
     Bilirim ki ALLAH salih kullarını imtihana tabii tutacaktır.  Her güne ümmet olma imtihanıyla dertlenenenlere ilik ilik sabır yolları açmak umuduyla gözlerimi yumuyorum. Yönelişlerimin ve yollarımın merhamet kavşağında, kesişmesi nidasıyla bir selaya daha yerini bırakıyor, insanlık…


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!