• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 16 Kasım 2018, Cuma 15:30 - Son Güncelleme: 19 Kasım 2018 Pazartesi, 09:40
Font1 Font2 Font3 Font4
Televizyonsuz yaşamak

“Evde duran kara kutu
Bizim çocukların putu
Ehli küfür çekti şutu
Kalemize gol eyledi…”
Bekir Develi


Akşam işten eve geldiniz.
Evde ilk olarak televizyona baktınız. Televizyon kapalı. Hooop birkaç tuşa basıp açtınız televizyonu. İşte bitti, bu kadar…
Bir daha asla kapatamazsınız televizyonu.
Neler yok ki televizyonda? Gereksiz olan her şey var. Her gün birbirinin aynısı olan haberler… Hiç bitmeyen o üç saçma yarışma programı… Şiddet içerikli diziler… Aile düşmanı diziler… Fitne, fücur, entrika… Magazin… Futbol… Yeme içme…

Akşam bir arkadaşınıza, bir akrabanıza veya bir aile dostunuza uğradınız diyelim.
Salonda televizyon açık mı? Açık.
Hadi bir iki kelam etmeyi deneyin bakalım.
Yüksek sesle televizyonun izlendiği o ortamda neyi konuşabilirsiniz? Konuşsanız kim dinler, kim anlar?
Hani sohbet edecektik, hani muhabbet olacaktı?
Televizyon var ya işte… O konuşsun, diğerleri izlesin, dinlesin.

Diyelim ki evde oturuyorsunuz, elektrikler de kesik.
Bunun araştırmasını yapmışlar. Evde elektrik yokken insanlar genellikle kitap okuyorlarmış.
Yani televizyon yoksa kitap var demektir bu.
Kitabın olduğu yerde de televizyon olmamalı.
Aslında herkes biliyor neyin ne olduğunu.
Sadece biraz cesaret gerekiyor.
Televizyona, televizyonu açma dürtüsüne direnmek gerekiyor.

Öyle kolay değil bu mesele.
Diyelim ki bir saat televizyon izlemediniz. Bu şekilde ikinci saate ulaşabildiniz. Televizyon kapalı.
İşte bundan sonrası çok daha büyük bir kararlılık gerektiriyor.
Saatler ilerledi… İlerledi…
Dört beş saattir televizyon kapalı.
Okuduğunuz kitapta kaçıncı sayfaya geldiniz, bakın bakalım.
O da ne? Kitap bitmiş mi?
Ne ilginç değil mi?

Şimdi televizyonsuz geçen ikinci gündeyiz.
Acaba ne yapsak, ne etsek?
Şu zamanı nasıl geçirsek?
Zaman geçmez ki televizyon kapalıyken…
Zaman genişler, genişler, genişler…
Zaman yavaşlar… Çok yavaş, çok ağır akmaya başlar.
Acaba bir arkadaşımıza mı uğrasak, yoksa bir ahbabımızı evimize mi çağırsak?
Veya kitap mı okusak?
Zaman da geçmek bilmiyor ki…

Televizyon kapalıyken bir lisan öğrensek bu arada fena mı olur?
Bir enstrüman kursuna gitsek mesela?
Gitar, piyano, ney veya ud öğrenebiliriz.
Veya bu geniş zaman diliminde hat sanatı da öğrenilebilir.
Yeter ki şu televizyon kapalı olsun.

Öyleydi böyleydi derken bir hafta geçivermiş televizyonsuz.
Yabancı dil kursunda yepyeni bir dil öğrenmeye başlamışız.
Üç tane kitabı tamamen okuyup bitirmişiz.
Neredeyse üç aydır görmediğimiz arkadaşımızla birkaç saat geçirmişiz.
Tamam, televizyon kapalıyken ilk saatler çok zor geçmiş ama, geçmiş gitmiş nihayetinde…
Televizyon izlemeden de yaşanabiliyormuş demek ki…

Şu televizyon evde ne kadar da gereksizmiş aslında.
İşgal ettiği yer de fazla, zaman da fazla…
Acaba kaldırıp atsak nasıl olur?
Bir daha da eve girmese…
Olur mu olur.
Denemeye değer.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN