• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 18 Ekim 2015, Pazar 23:19 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 23:05
Font1 Font2 Font3 Font4
Seyir defterinden notlar

seyir defteri1
Necati Kağan Çetin 
Bir ateşim yanarım, külüm yok, dumanım yok.
Sen yoksan, mekânım belli değil, zamanım yok.
Fırtınalar içinde beni yalnız bırakma,
Benim Senden başka sığınacak limanım yok.
                                      Ümit Yaşar Oğuzcan
 
Akıllar geveze olmuş, ruhlar sersemlemiş…
Keşmekeş, ıztırap, manevî elemler…
Allah’tan uzak kalan, gerçek yakınlığı nerede, nasıl bulabilir?
Kalb-i insanı gerçekten doyuran ne vardır?
Tüketim çılgınlığı, hesaplaşmalar, kavgalar…
Geç bunları…
Bütün hadiseleri bir tek Allah’tan bil.
Zaman, mekân, hayat, insan ve kâinat.
Hepsi Allah’ın eserleri… Hepsi Allah’ın takdiriyle…

İnsanın mahiyetinde, merak ve gerçeği öğrenme isteği var.
Bütün bunlardan gelen sonsuz bir ıztırap var.
Bu ıztırabı kalemler yazabilir mi?
Bu derdi kelimeler anlatabilir mi?
Nietzsche şöyle demişti:
“İslâm’ın önünde diz çökmeliydik.”
Nietzsche, Kur’an’da ve Sünnet-i Seniyye’de tarif edilen hakiki imanla tanışsaydı, acaba neler söylerdi?
Bir bakın çevrenize… Nice büyük akıllar, kalpler hâlâ arayış içindeler.
Onlara söyleyecek bir çift sözümüz var mı?
Senin aradığın gerçek aydınlanma, işte şu hüsn-ü hatla kaleme alınmış satırlarda…
Harf harf, kelime kelime ayetlerde…
Nur-u Kur’an’da, Nur-u Muhammedî’de.
Ahirzaman evlâdı, gerçek aydınlanmanın peşinde.
Ona, aradığı kandillerin, yıldızların, güneşlerin yerlerini göstermeye talip olan var mı?

Kur’ân-ı Kerim’in manevî güneşiyle tanışamayanlar, o güneşle ısınamayanlar ahh…
Herkese bir kere verilen ömür sermayesini boşa harcayanlar…
Isaac Asimov’lar, Karl Marx’lar, Ivan Pavlov’lar…
Nice bilim adamları, filozoflar…
Tek boyutlu insanlar…
Siz, insanın pek çok derinliklerini, enginliklerini göremediniz.
Bu hayatı hem kendinize, hem başkalarına zehir ettiniz.
Aldandınız, aldattınız.
Bu hayat, tarihî maddecilikle, materyalist felsefeyle açıklanabilir mi?

Enfes bir şiir gibi yazılan kâinatı okuyamayanlar kaybettiler.
Yıldızlardaki, galaksilerdeki, atomlardaki şiir gibi matematiği anlayamayanlar kaybettiler.
Atmosferdeki, moleküllerdeki mucizevî denge ve denklemlerin sahibini görmek istemeyenler kaybettiler.
Dünya hâlâ Allah’a yabancı olanların işgali altında…
İşte Suriye, Filistin, Doğu Türkistan, Mısır…
Deniz dalgalı, yol uzun, hava fırtınalı, ufuklar karanlık…
Bu fırtına ne vakit biter? Karanlık ne zaman aydınlanır?

Yunus Nebî’yi karanlık denizin dalgalarından kurtaran sırrın peşine düşelim haydi gel…
Hüsn-ü Yusuf’u asırlar sonrasına taşıyan gerçek güzelliği öğrenelim haydi gel…
Eyüp Peygamber’in sabrını, Hz. İsmail’in teslimiyetini öğrenelim…
Üstad Bediüzzaman söylemişti:
Şefkatin ateşini söndürecek marifetullahtan başka bir şey var mıdır?

Bizim Yunus ne diyordu?
Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Yunus’dürür benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni

Yunus Suresi’nin 57. ayetiyle bitirelim:
“Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, gönüllerin derdine devâ, mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir.”


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN