RÖPORTAJLAR
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
  • Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
    Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
  • “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
    “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”

Sevda kokusu
Eklenme Tarihi: 3 Ağustos 2018, Cuma 03:12 - Son Güncelleme: 3 Ağustos 2018 Cuma, 03:12
Font1 Font2 Font3 Font4



Sevda kokusu
Mısraların üstüne yağan yağmur, yürekteki kilitli kapıları ardına kadar açar.

“Avareyim asudeyim yorgunum

Bilmiyorum neden sana vurgunum

Erzurum garında banklar üstünde

Uyku tutmuyor karanlıkları

Yitik düşlerimi kovalıyorum”

Nurullah Genç

 

Mısraların üstüne yağan yağmur, yürekteki kilitli kapıları ardına kadar açar. Açılan kapılardan dile sözler dökülür;

 

Yağmurdan geriye kalan toprak kokusu gibidir sevda kokusu… Önce gözlerinin önünde şimşekler çakar. Ardından yüreğinin uçsuz bucaksız diyarlarında seller gider. Kopan kıyametin ortasında kendini bulursun. Açan güneşin yerini yeller alırken, sen selin ortasında kaybolursun.

 

Yağmur durunca geriye bir toprak kokusu kalır ya hani; burnunun ucunda hissettiğin… Ne zaman o kokuyu alsan aklın maziye gider. Çocukluğunu anımsarsın, gözlerin yaşarır. İşte sevda da ona benzer. Kuş gibi çarpan kalbin, acıdan sızlasa da direnirsin. Maziye dönüp bakmak istemesen de, yüreğindeki özlem toprağın kokusu gibi burnunun ucunu sızlatır. Yar gitse, anıları kalır. Kendi gitse gözleri dipdiri dikilir karşına ya da apansız saçları onu anımsatan biriyle karşılaşırsın… Tıpkı yağmurdan sonra gelen toprak kokusu gibidir işte… Yağmur dinince nemini bıraktığı gibi, yar gidince de sızısı yadigar kalır.

Her yanı ısıtan güneşe inat, sırılsıklam eden yağmurlar damlasın öyleyse!.. Güneşine kavuşamayan gece, gündüzü neylesin! Semaya açılsın eller; duadan başka elden ne gelsin. Rabbe niyazda bulunsun diller; yari istemeyen dil, varsın dönmesin! Yağmurlar yağsın pencerelere, toprak kokusu olmayan suyu gül neylesin! Varsın kopsun kıyametler, gidiversin sellerde canlar. Vuslatı olmayan hasrete yürek nasıl dayansın! Maşuk aşka duçar olmuş ne yazar! Aşkını diyemeyen maşuku can neylesin! Sabret deyip bekleteni olmayan aşık, beklemeye nasıl takat getirsin. El çek demek dile kolay gelir elbet! Ateşe düşmüş kor nasıl cana gelsin? Kavuşmayı dileyen kalp nasıl vazgeçsin? Bakiyesi tükenmek bilmeyen anıları, hafıza nasıl silsin süpürsün?

 

Bir Erzurum dile gelsin söylesin. Gözün önünden gitmek bilmeyen suret nasıl silinsin? Çifte minareli medreseler kurulsun. Lala paşada namazlara durulsun. Lüks pastanelerde kırk yılın hatırına bir fincan kahve içilsin. Havuz başında kar yağsın, sular buz tutsun. Semaya el açılsın da dilden dua dökülsün; ya aşık maşukuna kavuşsun yahut maşukun adı kalpten kazınsın!

 

Nursima Kılıç


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!