RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

SANATTA HAKİKAT ARAYIŞI
Eklenme Tarihi: 11 Aralık 2016, Pazar 23:16 - Son Güncelleme: 11 Aralık 2016 Pazar, 23:16
Font1 Font2 Font3 Font4



SANATTA HAKİKAT ARAYIŞI
Ahmet Kutluay “Anladım işi, sanat, Allah’ı aramakmış, Marifet bu gerisi yalnız çelik çomakmış” Necip Fazıl Kısakürek Sanatın kaynağı aşktır. Aşkın sırrı güzelliktir. İnsan, güzelliğe vurgundur.                                                             […]

10 - Theresa Johansson 2
Ahmet Kutluay

“Anladım işi, sanat, Allah’ı aramakmış,

Marifet bu gerisi yalnız çelik çomakmış”

Necip Fazıl Kısakürek

Sanatın kaynağı aşktır. Aşkın sırrı güzelliktir. İnsan, güzelliğe vurgundur.
                                                                                        İlhami ATALAY
Kaynak, aşk olarak zuhura gelen güzelliğin aslıdır. Güzellik, kendi ilminde ve kendi kudretinde bir tek olanın, aşk ile kendini seyretmesidir. Bu yüzden müminin feraseti, keskindir. Çünkü baktığı nur; evvel ve ahir, zahir ve batın, şüphesiz, O’ nun nurudur.
Sırrulah, insanda gizlidir. Çünkü insan, Hakk’ ın nurundan bir nefha taşır. O nefha, insanı güzelliğe vurgun kılar. O güzellik ki, ancak sanatkârı tanıyan o güzelliğin sırrına erer. O sır, arayıştır.
Var’da ve yok’ta, azda ve çokta O’ nu aramaktır. Bıkmadan, usanmadan aşk ile güzelliğe, güzellik ile aşka dönmektir. Öyle ki bu dönüşün ahengi, elektrondan galaksilere bir tek ritmin ve sarsılmaz ahengin arayışını fısıldar.
Bunca koşuşturmalar, kaçışlar ve telaşlar, bu ahengin arayışındadır. O arayışın adı, aşktır. Aşk, güzelliğin maşuk sıfatıyla aşkı doğurmasıdır. O doğum neticesinde, hakikat filizlenir. Hakikat ise insanlığın mayası ve de ulaşması gereken zirvesidir.
Hakikatin mahalli insan, güzelliğe vurgundur. Çünkü insan, özü itibariyle güzeldir. İnsanın özünü güzel kılan sonsuz kudret, insanın özüne misalini koyduğu her bir güzelliği, âleme yaymıştır. İnsan, her güzellikte kendi özünü bulduğundan vurgundur, güzele…
Hakikat, güzeldir. Sanatın kadim arayışı, bu güzelliği her an yeni bir tonda, renkte ve ahenkte ortaya koymaktır. Sanattaki hakikat arayışı, aşkın sırrıdır. Hakikat, aşkın sırrı olan güzellikte, insanı her an yeniden ve yeniden avlamaktadır.
Hakikatin ifadesi, İslamın sanat eserleri yorumuyla modern sanatın ulaşamayacağı bir ufku, yüzyıllar öncesinden ortaya koymuştur. Biz de bu ufka ışık tutmak ve hakikat arayışımızı ortaya koymak için çıktığımız bu yolda, “bugünün sanatkarı hakikati nasıl aramalı” sorusunu sürekli ve yeniden sormalıyız.
İnsanın bu kadar fikrin içinde neden hala şiddete başvurma gereği duyduğu araştırıp-incelenmelidir. Bu kör şiddet arayışı merhamete dönüşünceye kadar sanatla, fikirle her insana varlığa Yaradan’ dan ötürü merhamet duyma melekesi kazandırılmalıdır.
En büyük savaşın, paylaşma savaşı, kendin kadar kardeşini sevebilme savaşı olduğunu her insan anlamalı ve aklını kalp, kalbini akıl kılacak inceliği gösterebilecek bir yöneliş içinde olabilmelidir.
Bu yöneliş, hakikate olmalıdır. Hakikat ki, varlığı var eden o sonsuz kudrettir. O kudretin inşa ettiği her zerre sanat eseridir. Sanatın felsefesi, gerçek sanatkarı anlama yönelişi üzerine kurulmalıdır.
Bugünün sanatkarı, kendini bildiği kadar ustadır bu yüzden. Bu yüzden kapalı anlam kapıları, bu samimi arayışla açılır. İnsanlığın bilinmezleri bilinir hale gelir. Bilinmeze yöneliş, özde az ile çoğu bir kılar.
Ne kadar kast edilirse edilsin, merhamet daima ayaktadır. Sevgi daima her kalbin ücra bir köşesindedir. Bu ücra köşeye ulaşan kişi sanatkardır. Bu köşelerde gizli Sırr-ı Rahman’ı, her varlığı kuşatan sonsuz sırrı görmeli her insan, görebildiği kadar… Ve sevmeli, yaşamayı ve sevmeyi sanat gibi ince ince işleyerek…  Sevebildiği kadar…
 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!