• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 26 Ağustos 2014, Salı 14:42 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 23:07
Font1 Font2 Font3 Font4
Sakin Şehirler, Sade Hayat

trakyanin-incisi-igneada    
Necati Kağan Çetin
“Tüketim toplumu, gelir düzeyimizi yükseltmek suretiyle bizi yoksullaştırmış bulunuyor.”
                                                                                Alan Thein Durning
 İlk olarak 1999 yılında İtalya’daki Chianti, “Sakin Şehir” ünvanını aldı. Küreselleşmenin getirdiği sürat, karmaşa, endüstrileşme, trafik gürültüsü gibi insanı rahatsız eden ne kadar kavram varsa, “Sakin Şehir” bunların tam zıttını ifade ediyor. Bir yerleşim merkezinin sakin şehir olabilmesi için 70 kadar kriter var. Günümüzde 28 ülkede, 182 kent, “Sakin Şehir” olarak isimlendirildi.
Sakin şehirlerde geleneksel mimari ve o yöreye ait yemekler korunuyor. Çevreye en üst düzeyde özen gösterilirken, yayalaştırma ön plana alınıyor. Misafirperverlik, organik tarım, semt pazarlarının kurulması, sakin şehirlerin önde gelen özellikleri arasında.
Ülkemizdeki “Sakin Şehir” ünvanına sahip merkezler: Seferihisar, Gökçeada, Akyaka, Taraklı, Yenipazar, Yalvaç, Vize, Perşembe, Halfeti.
Bu kentlerde zaman, diğer şehirlere kıyasla daha yavaş akar…
İnsan, yaratılışı gereği, anlamaya, tanımaya, hissetmeye ayarlı bir varlıktır.
Sakin şehirlerde, havayı, suyu, hayatın ritmini, müziğini daha iyi hissedebilirsiniz.

Sade Hayat, ilk olarak 1981’de Duane Elgin tarafından “Gönüllü Sadelik Hareketi” olarak isimlendirildi. Ted Trainer, sade yaşamın teorisini ve pratiğini ortaya koydu.
Bu harekete gönül verenler, hayatlarındaki bütün fazlalıklardan kurtuldular. Tüketim çılgınlığına savaş açtılar. Kredi kartlarını iptal ettiler. Daha fazla kitap okudular, kent hayatının karmaşasından uzaklaşıp, köylerdeki, çiftliklerdeki hayat tarzını benimsediler.
Sade Hayat, şu ilkelerle başlıyor:
– Evinizdeki fazla eşyalardan kurtulun.
– Kredi kartlarınızı iptal ettirin.
– 8-10 kişilik bir arkadaş grubu ile her hafta düzenli olarak toplanıp sohbet edin.
– Reklamları izlemeyin.
– Televizyon izlemeyin, onun yerine kitap okuyun.
– Ailenize, arkadaşlarınıza, dostlarınıza zaman ayırın.
– Mümkün olduğunca her yere yürüyerek gidin. Asansör, yürüyen merdiven kullanmayın.
– Alışverişe bir liste hazırlayarak çıkın. O listede olmayan hiçbir şeyi satın almayın.
– Mümkünse küçük bir bahçede sebze meyve yetiştirin. Köy hayatını keşfedin.
– Eğer işiniz, sade hayat tarzına uymuyorsa, işinizi değiştirin.
– Büyük şehirlerdeki, metropollerdeki hayat tarzının nelere mâlolduğunu düşünün.

“Sakin Şehirler” ve “Sade Hayat”, günümüzde kendisine belli bir yol ve yön arayan kişiler için son derece ilginç özellikleri içinde taşıyor. Batı uygarlığının günümüz insanına önerdiği bu iki hayat felsefesi, bizim medeniyetimize de uyum sağlıyor.
Bizim medeniyetimiz, karşılıksız yardım etmeyi teşvik eden bir medeniyet.
Sade hayat gönüllülerinden Janice L. Krouskop, babasının kendisine şu şekilde öğüt verdiğini anlatır: “Bu dünyada bir alanlar, bir de verenler vardır. Alanlar belki daha çok yiyebilir; fakat verenler daha rahat uyur.”
Halihazırda bize dayatılan modern yaşam tarzı, insanî özelliklerimizi, değerler sistemimizi aşındırıyor, erozyona uğratıyor. Biz, tüketim ve rekabet kültürünün yerine; kanaat, sabır ve karşılıksız iyilik yapabilme kültürünü… Şükür ve sohbet kültürünü koymayı deneyebiliriz.
Ümit Şimşek’ten konuyu özetleyen bir cümleyle noktalayalım:
“Yeni bir güne, kuşlar kursaklarını, ârifler de gönüllerini doldurmak ümidiyle başlarlar.
Gün, ikisini de doyurur.”
 NOT: Konuyu merak edenlere Ümit Şimşek’in Sade Hayat kitabını öneririz. İnternette “cittaslow”, “simple life”, “voluntary simplicity” kelimeleri ile arama yapanlar, daha geniş bilgi edinebilirler.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN