• Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
  • Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
    Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
  • “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
    “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
    Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
  • METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
    METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
  • HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI
    HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI

YAZARLARIMIZ

Mücahit Kocabaş
Mücahit Kocabaş
Eklenme Tarihi: 23 Mayıs 2018, Çarşamba 23:27 - Son Güncelleme: 23 Mayıs 2018 Çarşamba, 23:27
Font1 Font2 Font3 Font4
Rüya

Uykuya dalarım usulca. Çok kısa sürer bu dünyayla irtibatımı kesmek. Ötelere sızarım adeta. Sık sık rüya görürüm. Her rüyada ruhumun kanatlandığını hissederim. Hele de mana alemine işaret ediyorsa gördüklerim ayrı mutlu olurum. Hasret gideririm yanında olmak istediklerimle. Rüya, benim için kavuşmaktır.

 

Hayli demdir bir rüyanın hayaliyle yaşarım. Karanlıkta kalan dünyamı, bir çift sürmeli gözün aydınlatmasını umarak. Üveys’in görmeden vurulduğu o gözlerin hayali sarar ruhumu. Mübarek ismini zikreden dilim ve kalbim hatrına, lütuf ırmağından bir can bağışlamasını dilerim. Bir nazar eylesin de, şu harap halim mâmur olsun diye hafifçe koyarım yastığa başımı. Bilirim gözlerinin nurunun kimlere neler ettiğini! Gözbebeğindeki menevişlerin çölü nasıl gül bahçesine çevirdiğini, hurma kütüğünün nasıl muhabbet ve hasretle inlediğini bilirim. Görmek aşkıyla nasıl yandığını.

 

Hasan Basri Hazretleri’nin sözleri kulağıma küpedir: “Ey Allah’ın kulları! Bakınız bir odun parçası bile, Rasulullah –sallallahu aleyhi vesellem-‘in yüce mertebesinin farkında olduğu için ona muhabbet besliyor, hasretini çekiyor ve O’na kavuşmak şevkiyle inliyor. Halbuki sizin O’na karşı daha büyük bir iştiyak içinde olmanız, O’nun cemâlini özlemeniz icab eder.”

 

Rüyasında görüp, vuslat vadisinde seyrana dalanları dinlerim. O’nu görenlerin Işıl ışıl parlar gözleri, titrer alabildiğince sesleri. Elif gibi dosdoğru olma niyetini muhafaza eden biri seslenir: “Göz göze geldik Efendimiz’le. Aramızda bir karıştan az mesafe vardı. Öyle bir baktı ki, hüznüm ve kederim siyah gözlerinde eridi gitti. Efendimiz, tepeden tırnağa şefkat ve merhametti.”

 

Ben de dalarım yine uykuya. Ruhumdan güvercinler uçururum Efendi’min diyarına. Alçak bir sesle fısıldarım yüce ruhuna:

 

“Âh ben de ruberu görsem seni. Arınsam siyah gözlerinin kıyısında. Kaybolsam “bir görmüş de ben olsam” duasında. Yıkayıp yusan gönül hanemin odalarını. O odalar ki günah kirleriyle kapkaranlık ve virandır.

 

Bir tebessüm etsen, dağılsa hüznüm. Gözlerin gözlerime değince şefkatinle dolsam o dem, tepeden tırnağa Elif gibi, ya da ersem vuslatının düğününe Cânân gibi.

 

Hazreti Cabir, "Aydan daha güzeldi nûr yüzü" dermiş, Kedicik Babası şahit, güneş yüzünde kayıp gidermiş. Rüya bile olsa Makam-ı Mahmud vaadinin eminliğinde huzura ersem, salavat ahdinin serinliğinde gölgelensem, mübarek ellerinden yudumlayıp ab-ı hayatı, sonsuzluğa uzansam olmaz mı Efendim! Kerem eyle bu biçareye! Yaman Dede’nin gözyaşları hürmetine “Ferahnâk et ki yandım Ya Rasulallah!”




BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN