RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

Pişmanlık Üzerine
Eklenme Tarihi: 29 Ocak 2019, Salı 21:52 - Son Güncelleme: 29 Ocak 2019 Salı, 21:52
Font1 Font2 Font3 Font4



Pişmanlık Üzerine
Gökmen Tansukalp

 

Hiç pişman oldum mu? Haydi; soruyu, kendi açımdan daha can sıkıcı hâle getireyim: Pişmanlık yaşadığım bir şeyi açık açık anlatabilir miyim?

 

“Hiç pişmanlık yaşadınız mı” sorusuna “evet yaşadım” şeklinde kolay bir cevap üfledikten sonra içerik hakkında sessiz kalıveriyorum. Pişmanlığım, her ne üzerineyse yaşadığım şeyin üzeri örtük kalsın istiyorum. Ya da pişmanlıklarımın arasında anlatılması en risksiz, en masum olanı seçip paylaşıyorum. Hâlbuki üzerinde en çok durulmaya değer, en sahici pişmanlığımdan hiç bahsetmiyorum. Öyle ya… Fıkranın en komiğini, hatıranın en güzelini anlatmak isterim de niye pişmanlıklarımın en büyüğünü saklı tutarım ki?

 

Pişmanlıklarım var. Kusura bakmayın; hiç içeriğine girmeyeceğim. Zira pişmanlık, beni rahatsız eden bir durum ve ben bununla mücadele etmek istiyorum. Ona-buna anlatarak, pişmanlık hikâyemden olabildiğince insanın haberdar olmasını sağlayarak bu durumla baş edemeyeceğimin farkındayım. Pişmanlıklarımı gizleyerek kusursuz birisi gibi gözükme derdim de yok. “Pişmanlığım yok” demiyorum ki… Gözüm, elim, kulağım olduğu gibi pişmanlıklarımda var.

 

Bununla birlikte pişmanlıklarımı cömertçe ifade ettiğim durumlar da var. Pişmanlık, birisine karşı hissettiğim bir duygu ise bu tür bir pişmanlıkla bu durumun üzerini örterek mücadele edemeyeceğimi biliyorum. Şahsa karşı duyulan pişmanlıkların, özür dileme sorumluluğunu yani pişmanlığı itiraf etmeyi gerektirdiğinin de farkındayım. Yani sadece beni ilgilendirenle ikinci veya üçüncü şahısları etkileyen fiillerimle ilgili pişmanlığı ayırt ediyorum.

 

Yaşadığım her pişmanlık, yol haritamı güncellemek için bir fırsat… Bir yıkım aracı değil, bir inşa aracı… İşlerin, bu şekilde yolunda gitmediğine dair bir işaret… Yapay zekâ da bu şekilde çalışmıyor mu? Navigasyonun öngördüğü yoldan çıktıktan dört veya beş saniye sonra “rota yeniden oluşturuldu” diyor, yapay zekâ. “Harç bitti, yapı paydos” demiyor, yani. Bu şekildeki bir yaklaşımın da bana vadettiği, rahatlamak için zaman kazandırmaktan daha fazlası.

 

Hayatta işler hep yolunda gitmiyor. Bununla birlikte görüyorum ki iyi şeyler, kötü şeylerden hep daha fazla. Ama kötünün; yıkıcı, hasar verici ve tamirinin zor olduğunu da biliyorum… İyi olan, daha çok… Kötü olan, daha görünür.

 

Çoğu kere, iyinin de farkında değilim… İyinin yerine gelen kötü, uyandırıyor beni. Yoklukla terbiye, varlığın üstündeki perdeyi kaldırıyor.

 

Hayat tecrübesi diye bir şey var. Bu tecrübenin dinamiğinin ‘iyi şeyler’ olduğunu zannetmiyorum. Kötü olan, karşımıza çıkıyor; onunla mücadele ediyoruz ve daha üst bir forma geçiyoruz. Güncellenmiş rotamız, bizim hayat tecrübesi dediğimiz şey…. Daha çok yaşayanın daha çok pişmanlığı, daha çok pişmanlığı olanın da daha çok hayat tecrübesi olabilir.

 

Bir yerde okumuştum. Kötü olanı bir defa yaşarız. Ama yanlış bir tavırla zihnimize, onu defalarca yaşatırız. Bir tecrübenin, yaşantımı ne kadar etkileyeceği, benimle de alakalı. Geçmişin pişmanlıkları veya geleceğin endişeleriyle oyalanmaya gücümün yeteceğini söyleyecek kadar iddialı değilim. Enerjimi daha iradeli kullanmalıyım. Pişmanlık duygusu, beni gelecek için daha tedbirli hâle getirmeli, daha endişeli değil.

 

Aldığım kararlardan da pişmanlık duyabiliyorum.  Bunun haklı gerekçeleri de olabiliyor. Şimdinin şartlarıyla geçmişe baktığımda ve şimdinin sonucu ile birleştirdiğimde pek isabetli kararlar vermediğimi görebiliyorum. Belki de o anda, o anın şartlarıyla alınabilecek en isabetli kararı almışımdır. Nihayetinde bir karar alırım ve sonucunu yaşarım. Başka bir kararın daha isabetli olup olmadığını, bu kararın sonucunu yaşayıp göremediğim için de bilemem. O kadar şey elimde değil ve o kadar çok şey bilmiyorum ki bu kadar acizlik içinde aldığım kararların sonuçlarına hayıflanmakla ömür geçmez. O hâlde tüm bu kuruntuları bir yana bırakıp yol haritamı güncellemeliyim. Elimden sadece bu gelir ve bu beni kurtarır.

 

Pişmanlık güzellemesi yapmadım. Arzu edilen değil, içine düşülen bir durum olan pişmanlık ve bu duygunun yol verebileceği yıkım için bir çıkış noktası aradım. Başkası için değil, kendim için.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!