• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 27 Nisan 2017, Perşembe 02:15 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 23:02
Font1 Font2 Font3 Font4
Nisan yağmuru

Evet, fıtraten daimî bir hayat ve ebedî yaşamak isteyen ve hadsiz emelleri ve nihayetsiz elemleri bulunan bîçare insana, elbette o hayat-ı ebediyenin üssü’l-esası ve anahtarı olan iman-ı billâh ve mârifetullah ve vesilelerinden başka olan şeyler ve kemâlâtlar o insana nisbeten aşağıdır. Belki çoğunun kıymetleri yoktur.
Bediüzzaman
 
 
İnsan, daima yaşamak isteyen, sonsuz yaşamak isteyen bir varlık.
İnsanın sonsuz istekleri, nihayetsiz emelleri var.
Bir o kadar da elemleri, kederleri, üzüntüleri var insanın…
İnsanın yaratılış hamuru böyle yoğrulmuş.
Böyle bir insana ebedi hayatın merkezi olan iman gerekir.
Ebedi hayatın anahtarı olan iman…
Sonra marifet… Sonra ibadet… Sonra tefekkür… Sonra muhabbet…
Hüsn-ü niyet, hüsn-ü nazar, akl-ı selim, kalb-i selim, hiss-i selim ve zevk-i selim gerekir.
Bütün bunlar nefes aldırır insana.
İman, ihlas, rıza-yı ilâhi, merhamet, karşılıksız iyilik, takva, dua, tevekkül nefes aldırır.
Bunlar yoksa, yaşamak zordur.
Hattâ ölmek bile zor…
Evet, iman ve marifet olmadan yaşamak zor… Ölmek, zorlardan daha zor…
Hüsn-ü akibet çok önemli.
Allah akibetimizi hayreylesin.
Demek ki anahtar iman ve marifetmiş.
İman-ı billah ve marifet-i ilâhi…
Kâinata iman penceresiyle bakınca her şey birer marifet balına dönüşür.
İbret ve tefekkür dersi verir.
Kuşlar, çiçekler, yapraklar…
Günler, haftalar, aylar, mevsimler ve yıllar…
Bu dünyada ebediyeti hatırlatan bütün manzaralar… Ebediyeti hatırlatan her şey…
İnsanı ebedi hayata hazırlar.
Bunlarla alâkası olmayan başka şeyler, aşağıdır, değersizdir, lüzumsuzdur.
Kıymetsiz şeyler, ebedi hayatı isteyen insana hitap etmez.
Beş para kıymeti olmayan şeyler:
Faiz, döviz, borsa, arsa, otomobil muhabbetleri… Kakara kikiri, laylaylom meseleler… Politik gevezelikler, magazin dedikoduları, futbol kavgaları… Hiç bitmeyen gurme, gastronomi, yeme içme muhabbetleri… Ego, kariyer, başarı üzerine fiyakalı konuşmalar… Kredi kartı, bonus muhabbetleri… Televizyonda 7 / 24 dönen o üç yarışma… En az 150-200 yıllık kariyer planları…
Geç bunları.
Koca bir ömrü bunların peşinde geçirenlere bir iki alternatif söyleyelim:
Şu dünyada karşılıksız iyilik denen bir şey var.
Şehrin en güzel camiinde kılınacak bir yatsı namazı sonra…
Mümkün olduğunca abdestli bir şekilde günü geçirmek…
Kıraatı çok düzgün bir hafızdan Kur’ân-ı Kerim dinlemek…
Evet, Âsım kıraatıyla, tertil üzere okunan bir Kur’ân-ı Kerim, tıpkı bir Nisan yağmurunu andırır.
Kimin için?
Hissedebilen bir kalp için… Uyanık, arayan bir gönül için…
Bütün bunları anlayıp dinleyecek kimse kaldı mı?
Batı Uygarlığının full demokrasi çağındayız ya! Postmodern neoliberal geç kapitalizm çağındayız güzel abim… Bir o kadar seküler… Bir o kadar dine mesafeli… Maneviyata uzak… İnançlarla kavgalı… Katı mı katı… Köşeli mi köşeli…
Her şey iyi güzel de, bu krizler nereden çıktı?
Nerede Batı Uygarlığı’nın evrensel değerleri?
1992’de Francis Fukuyama “Tarihin Sonu ve Son İnsan”da kapitalizmin zirveye ulaştığını ve başarılı olduğunu iddia etmişti hâlbuki…
Kapitalizm 25 yılda kendini tüketmiş demek ki.
2017’deyiz vesselâm.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN