• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 2 Eylül 2015, Çarşamba 14:51 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 23:05
Font1 Font2 Font3 Font4
Modernizmin problemlerine karşı çözüm önerileri

modernizm3
Necati Kağan Çetin
“Küçük şeylerden zevk alabilmek, lüks yerine zerafet aramak, saygı istemek yerine değerli olmak, zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak… Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak… Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek… İşte benim senfonim!”
                                                                               William Ellery Channing 
Modern yaşam, getirdiği kolaylıkların yanında, pek çok zorlukları, problemleri içinde barındırıyor. Bu problemleri genel hatlarıyla sıralayalım:
-Yalnızlaşma
-Yabancılaşma
-Tüketim çılgınlığı
-Sürat Çılgınlığı, Trafik Problemi
-Fast Food Kültürü
-İşkoliklik
-Çevre Kirliliği (Hava-toprak-su-ses-ışık kirliliği)
-Tükenmişlik duygusu
-Hasta Bina Sendromu (Yanlış şehirleşme ile gelen tabiattan kopuk beton binalar)
-Anlamsızlık ve amaçsızlık felsefesi (Anlam Krizi)
-Benmerkezcilik (Egoizm)
-Değersizleştirme, ötekileştirme
Bütün bu problemlere karşı beş çözüm önerisinde bulunuyoruz:
1-Sade hayat 2-Sakin Şehirler 3-Sohbet Kültürü, Okuma Kültürü, Sanat 4-Organik Tarım
5-Karşılıksız İyilik
Gelin şimdi bu çözüm önerilerini daha detaylı biçimde öğrenelim: 
1 – S a d e  H a y a t 
“Tüketim toplumu, gelir düzeyimizi yükseltmek suretiyle bizi yoksullaştırmış bulunuyor.”
                                                                                         Alan Thein Durning
Sade Hayat, ilk olarak 1981’de Duane Elgin tarafından “Gönüllü Sadelik Hareketi” olarak isimlendirildi. Ted Trainer, sade yaşamın teorisini ve pratiğini ortaya koydu.
Bu harekete gönül verenler, hayatlarındaki bütün fazlalıklardan kurtuldular. Tüketim çılgınlığına savaş açtılar. Kredi kartlarını iptal ettiler. Daha fazla kitap okudular, kent hayatının karmaşasından uzaklaşıp, köylerdeki, çiftliklerdeki hayat tarzını benimsediler.
Sade Hayat için yöntemler
– Evinizdeki fazla eşyalardan kurtulun.
– Kredi kartlarınızı iptal ettirin.
– 8-10 kişilik bir arkadaş grubu ile her hafta düzenli olarak toplanıp sohbet edin.
– Reklamları izlemeyin.
– Televizyon izlemeyin, onun yerine kitap okuyun.
– Ailenize, arkadaşlarınıza, dostlarınıza zaman ayırın.
– Mümkün olduğunca her yere yürüyerek gidin. Asansör, yürüyen merdiven kullanmayın.
– Alışverişe bir liste hazırlayarak çıkın. O listede olmayan hiçbir şeyi satın almayın.
– Mümkünse küçük bir bahçede sebze meyve yetiştirin. Köy hayatını keşfedin.
– Eğer işiniz, sade hayat tarzına uymuyorsa, işinizi değiştirin.
– Büyük şehirlerdeki, metropollerdeki hayat tarzının nelere mâlolduğunu düşünün.
Kitap Önerisi:
Ümit Şimşek – Sade Hayat 
2 – S a k i n  Ş e h i r l e r 
“Güzel bir manzarayla karşılaşmak; uzun uzun bir çayırı, dağı, sahili, ufku seyretmek… Bütün bunlar ruhumuzu yükseltici bir etki yapıyor. Tabiata çok az çıkabiliyoruz, hâlbuki orada sayısız güzellik var. Tabiata ne kadar çok çıkabilse,k ondaki güzelliklerle daha çok hemhal olacağız oysa… Güzellik bizi tedavi eden bir şey olduğu için, onu aramamız, bulmamız, hayatımıza getirmemiz lazım. Sadece güzellikle karşılaşmakla bile, insan bir sürü sıkıntısından kurtulur.”                                                                                                                                                                                             Prof. Dr. Kemal Sayar 
İlk olarak 1999 yılında İtalya’daki Chianti, “Sakin Şehir” ünvanını aldı. Küreselleşmenin getirdiği sürat, karmaşa, endüstrileşme, trafik gürültüsü gibi insanı rahatsız eden ne kadar kavram varsa, “Sakin Şehir” bunların tam zıttını ifade ediyor. Bir yerleşim merkezinin sakin şehir olabilmesi için 70 kadar kriter var. Günümüzde 28 ülkede, 182 kent, “Sakin Şehir” olarak isimlendirildi.
Sakin şehirlerde geleneksel mimari ve o yöreye ait yemekler korunuyor. Çevreye en üst düzeyde özen gösterilirken, yayalaştırma ön plana alınıyor. Misafirperverlik, organik tarım, semt pazarlarının kurulması, sakin şehirlerin önde gelen özellikleri arasında.
Ülkemizdeki “Sakin Şehir” ünvanına sahip merkezler: Seferihisar, Gökçeada, Akyaka, Taraklı, Yenipazar, Yalvaç, Vize, Perşembe, Halfeti.
Bu kentlerde zaman, diğer şehirlere kıyasla daha yavaş akar…
İnsan, yaratılışı gereği, anlamaya, tanımaya, hissetmeye ayarlı bir varlıktır.
Sakin şehirlerde, havayı, suyu, hayatın ritmini, müziğini daha iyi hissedebilirsiniz.
Bir yerleşim merkezinin “Sakin Şehir” ismini alabilmesi için, 1-Çevre, 2-Altyapı, kentsel yaşam kalitesi, 3-Tarımsal, turistik, esnaf ve sanatkârlara dair kriterler 4-Misafirperverlik, farkındalık ve eğitim kriterleri 5-Sosyal Uyum kriterleri 6-Ortaklık kriterleri gerekiyor.
Sakin Şehirleri Tanımak İçin Yöntemler:
1-İnternetten, Türkiye’deki “Sakin Şehirler” – ilçeler (Seferihisar, Gökçeada, Akyaka, Taraklı, Yenipazar, Yalvaç, Vize, Perşembe, Halfeti) hakkında bilgi edinin.
2-Bu alanda hazırlanmış belgeselleri izleyin.
Sakin Şehir Perşembe link:
https://www.youtube.com/watch?v=PymhWVfoCaY
Sakin Şehir Taraklı link:
https://www.youtube.com/watch?v=x1Ww353dtxc
3-Sakin şehirlere gezi düzenleyin.
4-Gezdiğiniz sakin şehri beğendiyseniz, yılın bazı aylarını orada geçirin veya oraya taşının.
Kitap Önerisi:
Doğal Yaşam ve Başkaldırı – Henry David Thoreau
Aşkın Ekolojisi – Prof. Dr. Mim Kemal Öke
3 – S o h b e t  K ü l t ü r ü,  O k u m a  K ü l t ü r ü,  S a n a t
“Bütün iyi kitapları okumak, geçmiş asırların o mükemmel kişileriyle konuşmaya benzer.”                                                                                                                                                                                                              Rene Descartes
Sohbet Kültürü, Okuma Kültürü ve Sanat, özellikle geçmiş yüzyıllarda hem dünyada hem de ükemizde son derece etkiliydi. Dost sohbetleri, insanları birbirine bağlardı. Daha fazla kitap okunur, daha fazla sohbet edilir, daha fazla sanatla meşgul olunurdu.
Bu günün şartlarında bunlar yeniden canlandırılabilir mi? Bize göre evet.
Sohbet ve okuma kültürünü canlandırmak, uygulamak isteyenlere şunları öneririz:
İlk önce 8-10 kişilik bir arkadaş grubu ile, haftanın belli bir gününde, bir evde veya bir çay bahçesinde, bir deniz kıyısında veya yemyeşil bir bahçede toplanın. Elinize sevdiğiniz bir kitabı alın. Bir kişi, ilk olarak herhangi bir bölümden birkaç sayfa okusun. Sonra, okunan cümlelerden ne anladığınızı, bugünlerle olan benzerlikleri, farklılıkları anlatın. Cümlelerden hareketle yeni bağlantılar kurun. Modern insanın çektiği sıkıntılarla, o cümlelerde saklı anlamları kıyaslayın. Bu yöntemle dört-beş hafta boyunca sürekli bir araya gelin. Hem sohbet edin, hem de dış dünyanın yıpratıcı temposundan birkaç saatliğine uzaklaşın. Bu sohbet meclisine zaman zaman yeni arkadaşlarınızı çağırın. Sonra da bu uygulamayı bütün sene boyunca devam ettirin.
Bunun dışında evde her gün belli bir saatte ailenizle birlikte sesli kitap okumaları yapın. Cümleler üzerinde düşünün, çocuklarınıza sorular sorun.
Bir sanat öğrenmek isteyenlere de şunları öneririz:
Müzik, resim veya geleneksel sanatlarımızdan birisi hakkında detaylı bilgiler toplayın. Bunlarla ilgili kurslara gidin. Daha sonra da o sanatla ilgili eserler üretin.
Bu sanatlardan örnekler:
Gitar, piyano, ney, resim, ebru, tezhip, hüsn-ü hat, çini.
Bütün bunlarla meşgul olduğunuzda, bir süre sonra yalnızlıktan, yabancılaşmaktan ve yorgunluktan kurtulabilirsiniz.
Kitap Önerisi:
Mim Kemal Öke – Yaralı Ceylanlar Kulübü
4 – K a r ş ı l ı k s ı z  İ y i l i k
“Eğlendiğimiz, yeyip içtiğimiz mekânlar, bindiğimiz arabalar, takındığımız mücevherler bizi soylu kılmaz. Soyluluk, ötekini işitebilmekten yapılma bir mücevherdir. Soylular, kalplerini bir mücevher gibi taşıyan ve kalpleriyle düşünen insanlardır. Bu ülkenin en soylu insanları, diğerlerinin acısını en çok içinde hissedenlerdir.”
Prof. Dr. Kemal Sayar
Günümüzde insanlar, metropol yaşamının getirdiği süratin ve egoizmin etkisiyle çevrelerinde olup biten şeylere karşı yabancılaşıyorlar, yalnızlaşıyorlar.
Bu yalnızlaşma, yabancılaşma ve benmerkezciliğe karşı en iyi mücadele yöntemlerinden birisi de karşılıksız iyilik yapmak olsa gerek.
Karşılıksız iyilikten neleri anlayabiliriz?
Bir hastanın tedavisini üstlenmek, bir fakire maddi yardımlarda bulunmak, bir öğrenciye burs temin etmek, işsiz birisine iş bulmak, açları doyurmak…
Bütün bunlar, bizdeki yardımseverlik duygularını canlandırır.
Attığımız her adımda, yaptığımız her iyilikte mutlaka bir karşılık beklemek zorunda değiliz. İyilik, insana güzel duygular yaşatan başlıbaşına bir değerdir.
ABD’de psikiyatri uzmanlarının özellikle “Kaliforniya Sendromu”na karşı, karşılıksız iyilik yapmayı önerdikleri bilinmektedir.
Karşılıksız İyilik yöntemleri:
1-Bir hastayı muayene ve tedavi ettirin.
2-Fakir birisine para ve eşya yardımında bulunun.
3-İşsiz birine iş bulun.
4-Aç birisine yemek yedirin.
5-Bir öğrenci için burs temin edin.
6-Bütün bunları bir arkadaş grubu ile birlikte de yapın.
Kitap Önerisi:
Prof. Dr. Kemal Sayar – Şehir İçin Kalp Zamanı
5 – O r g a n i k  T a r ı m  ( E k o l o j i k   T a r ı m )
Modern Yaşam, hayatımızın bütün yönlerini etkilediği gibi, tarımı da etkiledi. Bu etki, daha çok olumsuz yönde gelişti. Tarım araziler, temiz su kaynakları azalırken; tarım ilaçları, kimyasal maddeler, hormonlar arttı.
Bütün bu olumsuzluklardan kurtulmak için bütün dünyada son yıllarda organik tarım, yükselen bir değer haline geldi.
Organik tarımla ilgili daha çok şey öğrenmek için, bazı semtlerde belli günlerde kurulan pazarları ziyaret edin. Hattâ organik tarımla uğraşın. Bunun için ya evinizin balkonunu veya şehirden uzak şirin bir köyden alacağınız küçük bir bahçeyi kullanabilirsiniz.
Kendi sebze ve meyvelerinizi, çiçeklerinizi, bitkilerinizi, kendinizin yetiştirmenin verdiği zevki tatmanızı öneririz.
Batıda, çarpık kentleşmenin getirdiği bunalımlara karşı, psikologlar “Ekoterapi” denilen bir kavramı gündeme getirdiler.
Organik Tarım için yöntemler:
1-Yaşadığınız şehirde organik tarım pazarı olup olmadığını araştırın. O pazarları ziyaret edin.
2- Organik tarımla ilgili dergilere abone olun, internetten bilgi edinin
3-Evinizin balkonunda veya şehir dışından alacağınız küçük bir bahçede organik tarımla meyve – sebze üretin.
4-Bu konuda yazılmış kitapları okuyun.
5-Tarım ilaçları ve hormonları hakkında bilgi edinin, satın aldığınız ürünlerin üzerinde organik tarım yöntemleri ile üretilip üretilmediğini gösteren etiketleri talep edin. Bununla ilgili üreticilerde sertifika olup olmadığını araştırın.
6-Bu süreçte öğrendiklerinizi, bu konuya ilgi duyan başka arkadaşlarınızla paylaşın.
7-Aşağıdaki linkleri inceleyin:
https://www.youtube.com/watch?v=RE029biX61o
Kitap Önerisi:
Organik Tarım – Ali İrfan Baş
Sonuç ve Yorum:
Modern yaşam biçiminin getirdiği problemleri ve çözüm yollarını bu yazıda ele aldık.
21. yüzyıl, insanın kendini yeni baştan tanıdığı ve keşfettiği bir dönem olma yolunda… Artık insanlar, metropollerdeki trafik keşmekeşinden, stresten, yorgunluklardan ve bunalımlardan bıktılar.
Biz bunalımlardan kurtulma adına beş öneride bulunduk.
Bu önerilerden hareketle, yeni yollar ve yöntemler bulunabilir. Önemli olan modern yaşamın getirdiği problemlerin farkında olmaktır. Bundan sonrası, çözüm aşamasına geçmek için daha kolaydır.
 
 
 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN