• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 1 Aralık 2018, Cumartesi 10:40 - Son Güncelleme: 1 Aralık 2018 Cumartesi, 10:47
Font1 Font2 Font3 Font4
Kitaplardan seçme cümleler

Necip Fazılı onbeş-yirmi dakika dinleyen biri kendi dünyasının ne kadar küçük, değersiz olduğunu derin derin anlar. Sohbetlerin, büyüklerin dizlerinin dibinde oturmanın neler ifade ettiğini anlıyorum. Tasavvuftaki sohbet medeniyetini anlıyorum.
(Cahit Zarifoğlu – Yaşamak)

Partikül fiziği sahasındaki çalışmalarıyla 1968’de “Bilim Ödülü”nü kazanan Prof. Dr. Feza Gürsey, cumhurbaşkanı ve seçkin davetlilerin bulunduğu salonda konferansına şu cümlelerle son veriyordu:
“Bir avuç insan eski dervişler misali, tabiatın sırlarında dolaşır dururlar. Muhyiddin-i Abdal’ın dediği gibi:
Muhyiddinem dervişem
Hak yoluna girmişem
On sekiz bin alemi
Bir zerrede görmüşem…”
(Selim Gündüzalp – Allah ve Aşk)

Bir balarısını iç ve dış yapısı ile yakından inceleyen herkes, hiçbir tereddüde kapılmaksızın şu sonuca varabilir: Balarısı, belli görevler için planlanmıştır. O birtakım organ ve yeteneklere sahip olduğu için bu işleri yapmamaktadır; bu işleri yapması için bu organ ve yeteneklere sahip kılınmıştır.
(Ümit Şimşek – Bir Arının Hikâyesi)

Bize evreni keşfettiren işte bu araştırıcı ruhtur. Bu tecessüs, bizi karşı koyamayacağımız bir tarzda peşine takar, meçhul yollara götürür ve aşılmaz dağlar, rüzgârdan dağılan duman gibi onun önünde dağılıp gider.
(Dr. Alexis Carrel – İnsan Denen Meçhul)

Bütün bir İslam dünyasında, İslamın her düzeyde yaşanması gerektiğini bilen Müslümanlar vardır. Eğer bunlar halkın önünde görünmüyorlarsa, bu kimseyi şaşırtmamalıdır. Biz hepimiz modern dünyanın gözünde neyin önemli olduğunu biliyoruz; ve hepimiz biliyoruz ki modern medyanın ciğeri, kargaşa ve yaygara istemektedir. Barış, uyum ve denge haber olmuyor.
(William C. Chittick & Sachiko Murata – İslam’ın Vizyonu)

Fatih Sultan Mehmed’in ordusu, İstanbul şehrini zaptettiği zaman, bu şehrin bir semtinde Cebe Ali adında bir Türk kumandanı karargâh kurmuştu. Bu karargâha gidip gelen Türkler, o semte o kumandanın adını verdiler. Türk telaffuzundan bu semte ya “Cebeli” veya “Cabalı” demesi beklenirdi. Fakat öyle olmadı. Halkımız bu İstanbul köşesini “Cibâlî” ahengiyle güzelleştirdi. Çünkü Türkiye Türklerinin dilinde artık bir “uzun hece zevki” vardı. Ve bu zevk, yeni vatanın, yeni coğrafyanın terennümüydü.
(Nihad Sâmi Banarlı – Türkçenin Sırları)

Sen de sınavlardan geçtin. Sınavlarda az mı terledin? Az mı korkudan boğulur oldun? Öğretmenlerden, gözetmenlerden, mümessillerden biraz daha süre dilenmedin mi?
Ne kadar süre verilirse verilsin, kendi sınavlarını bir türlü bitiremediğin olmadı mı?
O günler geride kaldı. Artık öyle sınavların yok.
Hayat basamaklarını tırmandın ve yakana yeni kartlar taktın. Artık hep başkansın.
Hep başkalarının sınavlarını yapmaktasın. Rahatsın.
Süre dilenmiyor, ek süre istemiyorsun. Zaman bitti diyorsun rahatlıkla. Zaman bitti getirin kâğıtları.
Peki gerçekten sınavlardan geçtiğini düşünüyor musun?
Vakit tamam diyebiliyor musun?
(Köksal Alver – Çevgen)

Bilim ne övülmeli, ne de lanetlenmeli; kullanılmalı. Her halukarda bilim bazılarının sandığı ve iddia ettiği gibi mahza hakikat değildir, fakat hakikate götüren yollardan biridir.
(Aliya İzzetbegoviç – Özgürlüğe Kaçışım / Zindandan Notlar)

Eskiden kandillerde tamamiyle bayramlarda olduğu gibi mükellefiyetler vardı. Tıpkı bayramlarda olduğu gibi müminler müminlerin ziyaretlerine giderlerdi. Dindaşlar bu mutlu günlerde birbirlerini tebrik ederler, hatır gönül alırlardı.
Dışarıda, uzakta bulunanlar ise, muhakkak bu vazifeyi mektupla yaparlar, tebrik ve temennilerini yazı ile bildirirlerdi.
(Münevver Ayaşlı – Edep Yâ Hû)


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN