RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

Kaybolan Kimliğimiz
Eklenme Tarihi: 5 Kasım 2016, Cumartesi 22:28 - Son Güncelleme: 5 Kasım 2016 Cumartesi, 22:28
Font1 Font2 Font3 Font4



Kaybolan Kimliğimiz
Müzeyyen Hülya Günay Yaşadığımız toplumda büyük kitleler arasında düşünmeden konuşmak, boş konuşmak kabul görmüş durumda. Keşke düşünerek konuşmak, samimiyet, sadelik, adabı muaşeret, insan olabilme modası gibi yeni moda türleri çıksa da; insanların ağzından tatlı sözcükler, yüzlerinden samimi gülücükler, hareketlerinden nezaket dökülse, hayat bayram olsa, toplum olarak biraz nefes alabilsek. Hiç okumayan bir insana hayatını beş […]

bir kimlik arıyorum fotoğraf
Müzeyyen Hülya Günay
Yaşadığımız toplumda büyük kitleler arasında düşünmeden konuşmak, boş konuşmak kabul görmüş durumda. Keşke düşünerek konuşmak, samimiyet, sadelik, adabı muaşeret, insan olabilme modası gibi yeni moda türleri çıksa da; insanların ağzından tatlı sözcükler, yüzlerinden samimi gülücükler, hareketlerinden nezaket dökülse, hayat bayram olsa, toplum olarak biraz nefes alabilsek.
Hiç okumayan bir insana hayatını beş yüz kelime ile ikame ettirmeye çalışıyor ne yapsın diye anlayış göstermek mümkün olabilir. Kaldı ki bundan otuz kırk sene önce, okuma yazma oranının daha düşük olduğu yıllarda gereksiz konuşmanın ayıp sayıldığı toplumumuzda insanlar bir araya geldiklerinde daha samimi, dürüst iletişim şekline hâkimdiler. Yine aynı yıllarda okuyan, eğitim seviyesi yüksek olan insanlar da beden dilleri, çevrelerine verdikleri ışık, saygı ile farklarını gösterirlerdi.
Günümüz toplumunda okumuş, okumamış, cahil, kültürlü birbirine karışmış durumda, belirli bir kıstas tayin etmek te zor. Sosyal medya diplomasına sahip olan kişilerden çektiğimizi kimseden çekmiyoruz belki de. Maalesef çoğunluk bir kesim facebook, whatsApp kelimeleri, televizyonlarda izlediği programlardan öğrendikleri ile hayatını devam ettirir hale geldi. Adeta kiralık beyinler ile yaşar olduk. Selamlaşmalar, sohbetler, sevgi ifadelerimiz, hatta aksi olabilir nefsi davranışlar, kıskançlıklar bile suni oldu. İlerleyen teknolojinin bilim, sanat, edebi yönünü hayatımıza almak yerine moda olan insan tipi haline dönüşmeye başladık. Sosyal medyada sohbet etmekten fiziki ortamlarda oturunca konuşma kabiliyetimizi yitirir olduk. Fiziğine özen gösteren, fit, kendince çok şık olduğunu düşünen bununla gurur duyan, beyninin bakımını yapmaktan yoksun insanlar haline geldik. Kalbini bir organ olmaktan kurtarıp insani vasıflar ile yüreğe çevirmek için çabalamak varken, öyle ki bazı güzel yürekli insanların kalbi sadece bir organ olup et parçasına dönüştü.
Demek ki büyük bir çoğunluğumuz okumuyoruz, okusak ta bilinçli okumuyoruz. Okuduklarımızı anlayıp, anladıklarımız ile amel edemiyoruz. Okumak bizim için farz, bizim dinimiz okumayı emrediyor. Güllerin Efendisi Hz. Muhammet (S.A.S.) in ümmeti olan bizler için, nezaketli olmak, mütevazı olmak, insanların kusurlarını kapatmak, insanları incitmekten kaçınmak, Sıla-i Rahime sahip çıkmak, gülümsemek… Velhasıl insan gibi insan olmak, etrafa gül kokusu dağıtmak sünnettir. Modaya göre okuyan, moda olduğu için üniversite okuyan, moda olduğu için fit, güzel görünüme sahip olan, modaya göre giyinip kuşanan kibirli olma, düşünmeden konuşma, kaba insan olma modasına ayak uyduran bizler kimliğimizi ne zaman bulacağız. Birçoğumuz kimliğimizi kaybettiğimizin farkında bile değiliz. Kutsal kitabımız da sık sık telaffuz edilen ‘’ akletmez misiniz, düşünmez misiniz’’ uyarılarını dikkate alıp ciddi anlamda düşünmeye başlayıp, beyin gibi bir organ taşıdığımızın farkındalığını yaşamalıyız.
‘’İstediğin kadar oku, bilgine yakışır şekilde hareket etmezsen cahilsin.’’
John Sheffield.
 
 
 
 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!