• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Hülya Günay
Hülya Günay
Eklenme Tarihi: 18 Eylül 2018, Salı 15:04 - Son Güncelleme: 18 Eylül 2018 Salı, 15:04
Font1 Font2 Font3 Font4
İstikametimizi Bilmeden Eğitime Yön Vermek Mümkün Mü?

Sonbahara girdik. Yaprakların sarı, turuncu, kahverengi renkleri görsel şölen sunuyor. Yağan yağmur, esen rüzgâr eşsiz bir senfoni… Sonbaharın ilk ayı Eylül ile birlikte miniklerimiz sınıfları doldurdu, okullu oldu. Yeni eğitim ve öğretim yılı ders zili çalmaya başladı.

 

Okullar bir bina olmaktan kurtulup yuvaya döndü. Okul bahçelerindeki mahzun, boynu bükük ağaçlar bile canlandı, miniklerin ahengine katılmış gibi adeta. Sokaklar, caddeler, mahalle araları öğrenci sesleri ile kendine geldi. Ne çok özledik sizleri. Kitapçılar rengârenk kırtasiye malzemeleri ile bir fuar alanını yaşatıyor. Öğretmenler yavrularına kavuştu, yavrular okuldaki kardeşlerine.

 

Bir ülkenin geleceğini öğretmen ve ebeveynler belirler. Birlik ve beraberliğin en saf samimi hali ile yaşatıldığı yer değil midir okullar. Saflığı, samimiyeti, zekâsı, mucizevi varlıkları ile dünyamıza anlam katan çocuklarımız birer cevher olarak biz ne versek onu almıyor mu? Bize düşen bu cevherin değerini düşürmek mi,  değerine değer katarak işleyebilmek mi? Zahmetsiz rahmet mümkün mü?  Kendi ürettiklerimiz ve tükettiklerimizin bilincinde olmadan, istikametimizi bilmeden eğitime yön vermek mümkün mü?

 

Çocuk muhteşem bir gözlemcidir; hayat ölçer, insan ölçer. Anlatmak, nasihat etmekten ziyade örnek olmak, birlikte yaşamak eğitimin temel taşlarıdır. Bayrak sevgisi verebilmek için bayrağa âşık olmak, vatan sevgisi, milliyetçilik duygusu aşılayabilmek için tarihi bilmek, tarihin tümü ile barışık olmak gerekir. Okumayı sevdirmek için çok okumak gerektiği gibi, ezberci, robot ve mezun olduktan sonra işsiz kalan bir genç ordusu kurmamak için de teknolojiyi bilim ile birleştirmek, hazırcı değil üretken ve sorgulayan bir nesil yetiştirmek durumundayız.

 

Sürekli sistemleri, kurumları, çok para dökülüp özel okullarda, özel öğretmenlerde başarısız olan çocuklarımızı suçlayarak sorumluluklarımızdan kaçamayacağımız gibi, ıssız adada bir başına kalmış Robınson Crusoe kadar da çaresiz olmadığımızın bilincinde olmalıyız. Yeter ki hazırcılıktan kaçınıp çocuklarımızın eğitimlerinin birebir içinde olmayı öğrenelim. Dünya çok hızlı değişirken ve bu dünyada var olan bir çocuğun ebeveyni olarak halen ergen hallerimizde ve cahilliğimizde ısrarcı isek kendini geliştiren, hıza uyum sağlayan anne babalar çocukları ile kazanacaktır. Taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışan ebeveyn de pırıl pırıl çocuğunu sanal bağımlılığa terk edip kendi eli ile bağımlı olan çocuğuna şifa arayışına girecektir.

 

Okulun ilk günleri, ilk heyecanlar, ilk korkular, stresler. Bugünlerde yaşanan her şey geleceğin tebessüm bırakan hatıraları ya da kederli çocukluk hatıraları olarak iz bırakacak. O halde ilk iş çocuklarımızı sevmek, değerli olduklarını hissettirmek, onları etkin dinlemek ve her duygusal hallerini birebir paylaşmakla başlamalıyız. Evde hepimiz okullu olup, okul kokusunu, heyecanını evlerimize taşıyabilmeliyiz ki çocuklarımız kendilerini yalnız kalmış, evden gönderilmiş hissetmesin. Ailece keyifli yapılan bir kahvaltının ardından tatmin olmuş bir çocuk okulu keyifli bir sorumluluk gibi algılayacak, babası nasıl ki işe gidiyorsa okul da kendisinin görevi olduğu bilincini kazanacak ömür boyu ders çalış demek gibi bir derdiniz olmayacak. Hayat paylaşınca güzel… Bir daha geri dönmeyecek zaman ellerimizin arasından yitip gitmeden çocukların her anını paylaşmak ve yaşamak lazım.

 

Proaktif bir Milli Eğitim Bakanı ile başladığımız bu eğitim ve öğretim yılında, bakanımızın enerjisi öğretmenler odasına kadar ulaştı kanaatimce. Bu zincirleme enerjinin umut verici olduğu ve huzurlu, verimli bir eğitim yılı olacağı inancı ile yeni eğitim ve öğretim yılımızın hepimize hayırlı olmasını diliyorum.

 

Kitap Tavsiyesi:

 

Toplumda yaşanan bütün problemlerin çözümü ve gelişmesinin anahtarını eğitimde bulan; bir eğitim yapıcı.‘’ Vakit dar, İhtiyaç acil  ‘’ diyen hücrelerine kadar eğitim ve çocuk aşkı işlemiş olan Ahmet Maraşlı’nın, Mihrabad Yayınları tarafından okuyucu ile buluşturulan eğitim modeli, her ebeveyn ve tecessüs içinde olan öğretmenin tanışması gereken bir yol arkadaşı. Alışılmış kişisel gelişim kitabı kalıplaşmış kurallar içermez. Derdi çekilmiş, gözyaşı akıtılmış, yanan bir yürekten kaleme akmış, tecrübenin, yaşanmışlığın, evlerimizin içinde görünmez bir göz olup hastalığı teşhis edip tedaviyi sunan bir eğitim gönüllüsünün öğrenci, öğretmen ve ebeveynlere armağanı… ‘’Bakımlı fidan, güzel ağaç ‘’

 

*Evde Okul Okulda Kalite
*Okumayı Sevdirme Projesi
*Bu Çağda Çocuk Yetiştirmek


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN