• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 30 Temmuz 2015, Perşembe 15:26 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 23:05
Font1 Font2 Font3 Font4
Işık Doğudan Yükselir mi?

ışık doğudan4
Necati Kağan Çetin
Hristiyan Avrupa, kana buladığı ülkelerin insanlarını küçük düşürmek ister. Voltaire, esir ticaretiyle uğraşırdı. Zenci ticaretinin aleyhinde önce Montesquieu bulunur. Düşüncenin yabanisi yoktur C. Levi-Strauss’a göre. Bu, etnologların, ekonomik sebeplerden dolayı söyledikleri yalanlardır. Belki bazı insanların curiosite’si (tecessüsü) daha geniştir, aklı selimi daha sağlamdır, o kadar.
Ernest Renan’ın dediği Yunan mucizesi palavradır. Yunan, Hind’in, Asya’nın, Mısır’ın propaganda bilen mirasçısıdır, Synthetiser etmesini bilmiş, süzmüş ve gelecek asırlara nakledebilmiştir.
                                                                                   Cemil Meriç
Dünya, Avrupa ve Amerikan zorbalığının elinde can çekişiyor.
İnsanlık can çekişiyor.
İnsani, manevi değerler…
Karşılıksız iyilik yapabilme duyguları…
Merhamet…
İnsanı insan yapan her ne varsa eriyip gidiyor.
Batının, bilimden, araştırmadan, geliştirmeden anladığı şu:
Vahşi rekabet, anlamsız ve amaçsız yaşama felsefesi, yemek, içmek, eğlenmek.
Hepsi bu!
Londra, Paris, California, Washington, Viyana, Roma…
Dolu dizgin kıyamet maratonu için ter döküyorlar.
Bu metropollerde fakirlerin, hastaların, ihtiyarların, gariplerin, çaresizlerin sesi duyulur mu?

Bir de geçmişte dünyayı aydınlatan şehirlere bakın:
Semerkant, Buhara, Mekke, Medine, İstanbul, Kurtuba, Kudüs, Granada’yı inceleyin.
İnsanlık neymiş, muhabbet nasıl olacakmış, birlikte yaşamak nasıl olurmuş, görün.
Asr-ı Saadet, Osmanlı ve Endülüs, 21. yüzyıl için enfes tablolarla doludur.
Bütün bu medeniyet coğrafyalarında sadece cömertliğin en az 8-10 farklı çeşidine rastlayabilirsiniz:
Seha, cud, semahat, isar, kerem, ihsan, ikram….
Yüzlerce, binlerce vakıfla iyilik yapmaya odaklanmış çok büyük bir medeniyete şahit olmuştu dünyamız…
ışık doğudan1
Günümüzde reklam ve silah gücünü ele geçiren Avrupa ve Amerika, maddi açıdan zayıf ülkelerde istediğini yapabileceğini düşünüyor.
Yakıp yıkıyor, kan döküyor.
Vahşi Batının kendi içinden yükselen hakperest sesler duyulmuyor…

  1. ve 20. asırlar, Avrupa ve Amerikan zorbalığının tavan yaptığı dönemlerdi.

Aynı zorbalıklar, 21. yüzyılı da kana ve gözyaşına boğar mı?

İklim değişiklikleri, çevre kirliliği, yalnızlaşma, yabancılaşma, tüketim çılgınlığı, tükenmişlik sendromu, amaçsız ve anlamsız yaşama felsefesi, silahlanma yarışı, vahşi rekabet, benmerkezcilik, ekolojik dengelerin bozulması, ailenin çöküşü, fertteki ve toplumdaki bunalımlar…
Bütün bunlar, Avrupa ve Amerikan kültürünün eserleri.
Oysa aynı Avrupa ve Amerika’dan şu kavramlar da dolaşıma girmişti:
Sürdürülebilir kalkınma, sosyal sorumluluk projeleri, moral değerler, değerler eğitimi…
Demek ki Batı Uygarlığı samimi değilmiş.

Zamanımız giderek azalıyor.
Bir an önce doğru soruları Batı Uygarlığı’na sormalı ve onları kendileriyle yüzleştirmeliyiz:
Hayat nedir, insan nedir, yaşamaktan gaye nedir, insan ne ile yaşar?
Bu soruları çoğaltmak ve sormak gerekiyor.
Cevapların anında verilmesine gerek yok.
Önemli olan, sormak ve gerçeklerle yüzleşmek.
Yine Batı’nın anlayacağı dilden ifade edersek: Farkındalık.
İçinden geçtiğimiz süreç, bunalımlarla, krizlerle, belirsizliklerle dolu.
Yeryüzünün kaynakları azalıyor, zaman azalıyor.
Tarihte çok uzun bir dönem, ışık Doğudan yükselmişti.
Işık bir kere daha Doğudan yükselsin.
Osmanlı, Selçuklu, Gazneli, Karahanlı, Endülüs İslam medeniyetleri dünyaya yeni bir ilham üflesin…
 
 
 
 
 
 
 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN