• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 25 Kasım 2014, Salı 11:31 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 23:06
Font1 Font2 Font3 Font4
İlkokul Öğretmenime…

c4649c929b577d1e_400x258
Yazar: Necati Kağan Çetin
Hayatta en büyük mucize, küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır.
                                                                                    Buket Uzuner
İlkokula başladığımız dönem, 79’un Eylül ayıydı sanırım.
Okulun ilk günü bütün sınıfa gülümseyişini çok iyi hatırlıyorum. Bize çok şey öğretmek istediğini çok iyi görmüştüm.
Güzel yazı çalışmaları, harfler, kelimeler, cümleler… Rakamlar, çizgiler, şekiller…
Defter ve kitapların her sene başında kaplanıp etiketlenmesi…
Bütün kompozisyonlarda asla unutulmaması gereken başlıklar…
Öğrettiğin ilk şarkılar, şiirler…
Kış aylarında sınıfın sobasını sürekli kontrol etmen…
Günler, haftalar, aylar ve yıllar boyu verdiğin emekler…

Tek tek her öğrencinle ilgileniyor, onları bir yerden alıp, yepyeni bir yere getirmeye çalışıyordun. İnsanı, hayatı, okulu, öğrenmeyi öğrettin…
1984 Haziranında bizi mezun ettiğinde, seninle geçirdiğimiz 5 yılın bitmesini hiç istememiştik.

Şimdi okuduğumuz bütün kitaplarda senin bir payın ve tesirin var.
Öğrendiklerimizde, yaşadıklarımızda, anladıklarımızda, senin rolün çok büyük.
Hayata bakışı aslında sen veriyordun öğrencilerine…
Senin bakış açınla bakıyoruz hâlâ farkında olsak da, olmasak da…
İlkokul öğretmeni unutulabilir mi?

Şimdilerde görüştüğüm o yıllardaki sınıf arkadaşlarımın hepsi aynı fikirleri paylaşıyor, seninle ilgili aynı şeyleri düşünüyor.
Aradan geçen 30 yıl, öğretmenliğinin, öğrettiklerinin etkisini artırdı.
Sonraki yıllarda seni ziyaret ettiğimizde hep aynı kalmıştın.
Öğrencilerine duyduğun sevgi hiç değişmedi.

Zaman zaman üzgün, yorgun veya hasta olduğunu da görüyorduk. Ama sen yine öğretme, anlatma, kavratma derdinde oluyordun.
Öğrencilerine sorular sorup, onlardan cevaplar bekliyordun.
Bütün öğrenme ve öğretme süreçlerinde, bizi daima yanında görmekti hedefin.
Hiçbirimizi gerilerde görmek istemiyordun.

Bugün seni bir kere daha aradım. Eksiksiz bütün öğrencilerine namazlarından sonra dualar ettiğini söylüyorsun.
Hakkını ödeyebilir miyiz?
Öğrencilerin de sana dua ediyorlar eminim…
Seni hayırla yâd ediyoruz.
Ders anlatma tarzın, sevindiğin şeyler, üzüldüğün konular, öfkelendiğin zamanlar… Hepsini hatırlıyorum.

Zihnimize kazıdığın kelime ve kavramlardan en unutamadıklarım:
Ana fikir, âdâb-ı muaşeret, küçüklere sevgi, büyüklere hürmet, bir problemin çözümünün sağlamasını yapmak.
Bütün mesele, o unutulmaz kelime ve kavramları hayata yansıtabilmek.
Bizim için aynı anda anne, baba, sanatkâr, doktor veya eczacı anlamına da geliyordun.
Çünkü, bütün sıkıntılarımıza çare olmaya çalışıyordun.
Sınıfa getirdiğin ders materyalleri, dergiler, kitaplar, haritalar, gösterdiğin gayret…
Vurguladığın cümleler, altını çizdiğin konular…
Sevdiğin, sevmediğin yönler, dikkat çektiğin meseleler…
Şimdi bütün bunları daha iyi anlıyoruz.
Şimdi bu sayfadaki kelimeler, cümleler, satırlar seni ne kadar anlatabildi?

2008 yılında, bizi mezun etmenin üzerinden 24 yıl geçtikten sonra, ilkokuldaki bütün sınıf arkadaşlarımızla bir buluşmaya seni de davet etmiştik.
Bütün arkadaşlar bir araya geldik. Az sonra, bulunduğumuz salona sen girince, hepimizi büyük bir heyecan dalgası kuşatmıştı. Hepimiz ayaktaydık.
Ağlamıştın hepimizi bir anda karşında görünce…
Herkes çoluk çocuğa karışmıştı ama seni unutamıyorduk.
Hepimize kol kanat gerişin, gayretin, sabrın unutulur mu?
2014’ten, seksenli yıllara dönüp baktığımda, öğretmenliğini; Sevgili Peygamberimiz’in (asm) öğreticilik/öğretmenlik yönüne çok benzetiyorum.
İlkeli, merhametli, anlayışlı…

Bizim dünyamızda okuma, öğrenme, öğretme ve okul kelimeleri, seninle anlam kazandı.
Ülkü Öğretmenim, ismindeki gibi ideal sahibiydin.
İdealin, öğrencilerini yetiştirmekti.
Teşekkür ederim.
Hayatta karşılaştığım en büyük mucizelerden birisi, öyle görünüyor ki, sendin.
Duaların daima bizimle olsun.
Kucak dolusu sevgilerimle…
 
 
 
 
 
 
 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


İlkokul Öğretmenime… Yazısına 1 Yorum Yapıldı

BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN