RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

İHTİLAF Farkın Farkındalığı – Prof. Taha Cabir Alvani
Eklenme Tarihi: 27 Nisan 2016, Çarşamba 22:46 - Son Güncelleme: 27 Nisan 2016 Çarşamba, 22:46
Font1 Font2 Font3 Font4



İHTİLAF Farkın Farkındalığı – Prof. Taha Cabir Alvani
   Nurmehmet Çarboğa “İhtilaflar Fakın Farkındalığı” adlı eser Taha Cabir Alvani tarafından kaleme alınmış önemli bir eserdir. Üstat Alvani; 1935 tarihinde Irak Felluce’de dünyayı geldi. Burada eğitim hayatına başladı ve yükseköğretimini Ezher Üniversitesi Şeriat ve Hukuk Fakültesinde tamamladı. Aynı üniversitede Fıkıh Usulü alanında doktorasını tamamladı. Çeşitli ülkelerde hocalık yaptı ve bir dönem Uluslararası İslam Düşüncesi […]

22032016183335  
Nurmehmet Çarboğa
“İhtilaflar Fakın Farkındalığı” adlı eser Taha Cabir Alvani tarafından kaleme alınmış önemli bir eserdir. Üstat Alvani; 1935 tarihinde Irak Felluce’de dünyayı geldi. Burada eğitim hayatına başladı ve yükseköğretimini Ezher Üniversitesi Şeriat ve Hukuk Fakültesinde tamamladı. Aynı üniversitede Fıkıh Usulü alanında doktorasını tamamladı. Çeşitli ülkelerde hocalık yaptı ve bir dönem Uluslararası İslam Düşüncesi Enstitüsünün başkanlığını üstlenmesinin yanı sıra Kuzey Amerika Fıkıh Konseyi’nin kuruculuğunu da yaptı. Son olarak Virginia eyaletindeki Cordoba Üniversitesinin rektörlüğünü de yapan Alvani, uzun süren rahatsızlığının ardından cuma günü (4 Mart 2016) yaşamını yitirdi.
Alvani, “İhtilaflar Farkın Farkındalığı” adlı eserde ihtilafa düşen insanların takınması gereken tavrı ele almaktadır. Eser, Asr-ı Saadet’ten başlayarak günümüze kadar olan süreçte İslam âleminde farklılıkları ve bu farklılıklara rağmen aydınlarımızın, âlimlerimizin ve entelektüellerimizin gösterdiği ve göstermesi gereken tavrı ele almaktadır.
Alvani, ihtilafın birlikte olmaya engel olmadığını ve farklı düşünmenin rahmet olduğunu çeşitli örneklerle desteklemektedir. Bunun için ilk dönem sahabî ihtilafları ve daha sonra tabiîn ve mezhep müçtehitlerinin farklılıklara rağmen birbirlerine olan hürmet ve saygılarını dile getirmektedir.  Alvani’ye göre ihtilafın çatışmaya ve tahammülsüzlüğe dönmesi daha sonraki yıllara dayanmaktadır. Bu tahammülsüzlük ve çatışma beraberinde ayrışmaları getirdi ve bununla birlikte  Müslümanlar Allah’ın (c.c.) bu ayet-i kerimesine muhatap oldular: “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.” (Âl-î İmrân Sûresi; 3/105).
Alvani’nin eserde dile getirdiği sorunlardan biri de içtihat kapısının kapanması sorunudur. Alvani’ye göre içtihat kapısının kapanmasındaki en büyük etken ihtilafların siyasî ve sosyal çatışmaya evirilmesidir. Alvani’ye göre yeni âlimler, aydınlar ve entelektüellerin birçoğu nefislerini, düşünce okulların (mezheplerini) veya destekledikleri siyasî güçleri temize çıkarmak için içtihat yapmaya başlamışlardı. Bu da içtihat kapısının kapanması gibi bir sorunu ortaya çıkarmaya başladı. Asıl sorun bu durumun sonucunda ortaya çıktı. Çünkü bu İslam âleminin durağanlaşmasına, fikir ve düşünce olarak sekteye uğramasına sebep oldu. Bu süreçten sonra gerilemeye başlayan İslam düşüncesi, ilerleme ve gelişme gösteren Batı düşüncesinin nüfuzuna girmeye başladı.
Eserde son olarak Alvani, bu sorunlardan çıkış yolunu bize anlatmaktadır. Alvani’ye göre; ilk önce ihtilaflar karşısında tahammül göstermeyi öğrenmemiz lazım. Bu konuda sahabî, tabiîn ve mezhep imamları bizim için önemli örneklerdir. Onlar da ihtilaf ettiler ama birbirini buna rağmen sevdiler ve birbirlerine hürmet etmesini de bildiler. Alvani’nin ikinci önerisi, İslam düşüncesinin yeniden üretim yapması ve kendini yenilemesidir. Bu yola çıkarken Batı’nın yollarına engel olacağını da unutmamaları gerektiğini belirtir. Bununla beraber Alvani, Müslümanların fikirsel ihtilaflardan dolayı ayrılığa düşmemeleri gerektiğini; birbirlerine hürmet, saygı ve sevgide bulunmaları gerektiğini ısrarla vurgulamaktadır. Müslümanlarının birbirine karşı tahammülsüzlük, nefret, kin ve düşmanca muamelede bulunduğu günümüzde; böyle eserlere ne kadar çok ihtiyacımızın olduğunu kitabı okudukça anlıyoruz.
 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!