RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

Hayatını Milletine ve Devletine Ayırdı
Eklenme Tarihi: 18 Aralık 2018, Salı 10:40 - Son Güncelleme: 18 Aralık 2018 Salı, 10:40
Font1 Font2 Font3 Font4



Hayatını Milletine ve Devletine Ayırdı
Hülya Günay (İstanbul)

Meşhur Marmara Kıraathanesi’nin müdavimlerinden Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel Bâbıâli Enderun Sohbetleri’nde yakınları ve dostları tarafından anıldı. Yüksel’in vefatının 1’nci yıldönümü münasebetiyle Cağaloğlu’nda Yeni Dünya Vakfı’nın Genel Merkezi’nde düzenlenen anma programına ailesi, yakın dostları “Marmaratör” dostları katıldı. Toplantının takdimini yapan Mehmet Nuri Yardım, Yüksel’in idealist bir şahsiyet olduğunu belirterek, “O inandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi inandı. Ülkemizin teknolojide ilerlemesini en çok isteyenlerdendi. Türkçeye büyük değer veriyordu ve dostlarına karşı vefalı örnek bir şahsiyetti.” dedi.

 

“ONU KİMSE DURDURAMAZDI”

 

Okunan Kur’an-ı Kerim ve yapılan duadan sonra konuşmalara geçildi. İlk konuşmacı merhumun kardeşi Prof. Dr. Bayram Yüksel’di. Bayram Yüksel, ağabeyini anlatmanın çok güç olduğunu belirtirken, okul dâhil hayatlarının büyük bir bölümünü aynı şehirde birlikte geçirdiklerini söyledi. Yüksel, düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Ağabeyim devlet için millet için bir şeyin yapılması gerektiğine inanıyorsa onu kimsenin durdurması mümkün değil. Zamanının büyük çoğunluğunu kendisinden ve ailesinden gayrı olanlara ayırmıştır. Bu bizleri ihmal ettiği anlamına gelmiyor. Hayatını devleti ve milleti için ayırdı. Harcadı demiyorum, ayırdı. Onlar için uğraştı. Müslümanlığını, Türklüğünü hiçbir zaman unutmadı. Dil meselesinde elbette ki birçok bildikleri var. Diğer sahalarda da var fakat kendi mesleğinde çok başarılı idi. Kitapları var. Yetiştirdikleri birçok insan var. Benim damadım onun talebesidir.”

 

ÜSTÜN İNANÇ: “GAYET MÜTEVAZI BİR İNSANDI”

 

Marmara Kıraathanesi müdavimlerinden, gazeteci, senarist, yazar Üstün İnanç da, Marmara Kıraathanesi’ndeki hatıralarını anlatırken özellikle Ahmet Nuri Yüksel’in tevazuuna temas etti ve merhum hakkında düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Öncelikle Marmaratör’tü. Bundan birkaç sene evvel bir toplantı yapmıştık. ‘Marmaratörlüğü ilk çıkaran Reşat Şen’dir demiştim. Fakat Ahmet Abi kızdı bana, “İlk ben çıkardım.” dedi. O zamanlar senato vardı. Senatör deniliyordu oranın üyelerine. Oradan türemiş bir şeydir. Senatöre karşı ‘’Marmaratör’’. Ahmet Abi gayet mütevazı bir insandı. Ona doçent, profesör diyemezdiniz.”

 

MÜMİN ÇEVİK: “TARİHİ HEPİMİZDEN İYİ BİLİRDİ”

 

Yayıncı Mümin Çevik de yaptığı konuşmada, Ahmet Nuri Yüksel’in tarihi herkesten daha iyi bildiğini belirttikten sonra şunları söyledi: “Ben İstanbul’a 1951’de geldim. Ahmet Bey’in ne zaman geldiğini bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey varsa, 1958 yılında İbnül Emin Mahmud Kemal’in miras bıraktığı bina yurt olarak kullanılmaya başlayınca, bizim en üst katımızda bir grup vardı. Hatırlayabildiklerim Nuri Pakdil, Yücel Hacaloğlu, Necip Kunt, Esat Coşan… Derken 1960 ihtilali oldu. Biz Ahmet Bey ile ihtilalin içinde beraber süregeldik. 60 senelik dostluğumuz devam etti. Profesörken de devam etti. Yayıncı iken de devam etti. Sonra geldi Cağaloğlu’nda yeni bir yayınevini, Bilge Kültür Sanat Yayıncılık’ı kurdu. Her seferinde tecrübeli olduğumu düşünerek “Bizim Adnan’a yardım et.” derdi ama Adnan’ın hiç ihtiyacı yok. Maşallah beni yüz kere fersah fersah geçti. O uçak mühendisi idi ben sosyal bilimciydim ama tarihi hepimizden iyi bilirdi. Onu ister uçak mühendisi, ister tarihçi diye koy nereye koyarsan koy oraya yakışırdı. Allah rahmet eylesin.”

 

“DEVLET GAZETESİ’NE AHMET RIFAT ADIYLA YAZARDI”

 

Devlet Gazetesi’nin kurucusu İbrahim Metin, merhum ile yaptıkları bir Avrupa seyahati hatıralarını anlattı. Sözlerine şöyle devam etti: “Biz 1969’dan 1979’a kadar adı Devlet olan haftalık gazete çıkardık. 10 yıl süre ile 450 sayı çıkardık. Ahmet Nuri de onun yazarlarındandı ama Ahmet Rıfat müstearıyla yazardı. Bir sütun vardı. Osman Yüksel Serdengeçti de orada yazardı. Genellikle hiciv türü yazılarını yayınlardık. Ahmet Nuri’nin de birçok yazıları o sütunda çıkmıştır. Ama tam sayfa çıkan yazıları da vardır.”

 

Edebiyat Fakültesi mezunu kardeşi Rıfat Yüksel, Bilge Kitap Yayınları sahibi yayıncı evladı Adnan Yüksel’in düşünce ve hatıralarını nakletmesinin ardından, misafirlerin kısa cümleler halinde hatıralarını paylaştı. Yeni Dünya Vakfı Başkanı Mahmut Göksu, başkan yardımcısı Mustafa Üçüncü’nün de ilgi ile takip ettiği toplantıya, Marmaratörlerden Reşat Şen, Fethi Erhan, Necati Fazlıoğlu ile Oğuz Çetinoğlu, Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Harun Yöndem, Nurettin Taşkesen, Muhsin Karabay gibi çok sayıda seçkin dinleyici iştirak etti. Hatıra fotoğraf çekimi ardından toplantı sona erdi.

 

MARMARA KIRAATHANESİ’NİN SEVİLEN SİMASI

 

Yayıncı, ilim ve fikir adamı “Marmaratör” olan Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel geçen yıl 1 Aralık 2017 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Gençliğinde fikir mücadelesine başlayan Ahmet Nuri Yüksel, Mehmed Niyazi Özdemir, Nevzat Kösoğlu, Ahmet İyioldu ve Özer Ravanoğlu gibi arkadaşlarıyla Ötüken Neşriyat’ı kurdu. İTÜ – Uçak Mühendisliği Fakültesi’ni ve A.Ü-Havacılık Yüksek okullarını kurdu. Binlerce talebe yetiştirdi. Altı uçak dizaynı kitabı yayımladı. Ömrünün hiç bir saniyesinde mücadelesinden vazgeçmedi. Milliyetçi camianın bir zamanlar gündem oluşturan Devlet gazetesinde (1970’ler) “Ahmet Rıfat” mahlasıyla hiciv yazıları yazdı. Eşref Bitlis Paşa’nın şüpheli ölümüne dair raporlar yazdı. Hayatını ‘Milli uçak yapımına’ adadı, bununla ilgili çalışmalarını kitap haline getirdi. Türkiye’de İnsansız Uçak Aldatmacası kitabı 2012 yılında neşredildi. Velhasıl, inandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi inandı ve hayatı boyunca çok sevdiği milletinin refah ve huzuru için mücadele etti. Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) tarafından düzenlenen Bâbıâli Sohbetleri’nde 26 Nisan 2012 tarihinde konuşmacı olmuştu. Ahmet Nuri Yüksel, Cağaloğlu’nda büyük ilgi gören bu sohbet toplantısında , “Marmara Kıraathanesi ve Marmaratörler”i anlatmıştı. Milliyetçi ve maneviyatçı camianın ‘ağabeyi’ kabul edilen Ahmet Nuri Yüksel’in kurucusu olduğu Bilge Kültür Sanat Yayıncılık’ı bugün oğlu Adnan Yüksel devam ettirmektedir.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!