• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 11 Ekim 2015, Pazar 21:17 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 23:05
Font1 Font2 Font3 Font4
Görüntü ve Gerçek

goruntuvegercek2
Necati Kağan Çetin
“Kendi bilincini rahatlatmak isteyen sömürgeci, öteki insanı bir hayvan olarak görmeye başlar ve nihayet ona bir hayvan gibi davranmaya alıştırır kendini… Ama sonunda kendisi bir hayvana dönüşür.”
                                                                                       Aime Cesaire 
Sözde “demokrasi kahramanları” Suriye’ye demokrasi ve özgürlük getirmek için geldiler. Avrupa, Amerika, Nato, Rusya ve Çin…
Ne yapacaklarmış?
Suriye’yi terör örgütlerinden temizleyeceklermiş…
Sonra bütün o coğrafyalara demokrasi, insan hakları ve uygarlık getireceklermiş…
Yalan…
Bütün bunları Afrika’da, Afganistan’da, Bosna Hersek’te ve Irak’ta da söylediler.
Sonuç ne oldu?
Kan, ateş, yıkım, gözyaşları, silah, barut… Harabeye dönüşen şehirler, yüzbinlerce kayıp, ölü ve yaralı…
Bu tablonun bir yanında Avrupa, Amerika ve Nato… Diğer yanında Rusya ve Çin yok.
Ortada böyle bir tablo yok.
O halde gerçek ne?
Gerçek şu:
Tablonun bir tarafında İslam Dünyası, diğer tarafta Haçlı Ordusu var.
Haçlı Ordusu, eline geçen ilk fırsatta, önce Türkiye’yi parçalamayı, sonra İslam Dünyası’nı ezip geçmeyi hedefliyor.
Bunu açıkça yapamıyorlar. Önce havayı sise, dumana boğuyorlar. Kendi kurdukları taşeron örgütleri bahane ederek, Müslüman coğrafyaları işgal etmeye çalışıyorlar.
Vahşi Batı neden bu kadar acımasız davranıyor?
Bu gaddarlığın sebebi ne?
Vahşi Batı çok hırslı, çok açgözlü… Kendi uygarlıklarının dünyaya müspet anlamda hiçbir şey veremeyeceğini biliyorlar. Manevi değerlerini yitirmişler. Aileyi kaybetmişler. Batı’da boşanmalar artarken, nüfus azalıyor. Faiz ve haram para üzerine kurulu bir hayatları var. Vahşi Batı’da günlük hayat şu üç kelime üzerine kurulu: Faiz-döviz-borsa.
Batı’da ekonomi, üretim-yatırım-istihdam üzerine kurulu değil!
Onlar, el emeği, göz nuru, bereket, alın teri, helâl kazanç kavramlarını anlamıyorlar…
Reklam ve silah üzerine kurulu bir düzenleri var onların…
Tek bildikleri: Vahşi rekabet, Euro-Dolar pariteleri, petro-dolar döngüsü.
Vahşi Batı’nın manevi yüzünü çizmeye çalıştığım bu tabloda, artık iyice belirginleşen silüet size ne söylüyor?
Vahşi Batı: Kelimenin tam anlamıyla vahşi bir hayvan!
Kendimizi kandırmayalım ve bu gerçeği görelim artık.
Avrupa Birliği, ABD, Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler, Nato…
Türkiye, bunlarla zaman kaybetmemeli.

Ayasofya, minarelerinden gürül gürül ezanların okunmasına hasret… Ayasofya, cami olarak açılacağı günlere hasret… İslâmın bu en anlamlı camii, kendi cemaatini daha ne kadar bekleyecek?
Hilafet Makamı, mü’minlerin gündemine ne vakit gelecek?
Türkiye Cumhuriyeti, kendi manevi ve tarihi dinamiklerini hatırlamak ve hatırlatmak için kıyameti mi bekliyor?
Herkes şunu iyi görsün:
Vahşi Batı, kelimenin tam anlamıyla Hristiyandır, Haçlıdır.
Müslüman dünya ne zaman İslamiyet’e yönelse, Vahşi Batı öfkeyle haykırır: “Siz çağdaşlaşın, dinden uzak durun!”
Artık yeter… Bunun bir oyun olduğunu herkes görüyor, herkes biliyor.
Senaryo çok net:
Müslüman ülkeler asla bir araya gelmesinler, asla birleşmesinler, bütünleşmesinler…

Müslüman coğrafyaları bir kere daha sömürmeye ve işgale hazırlanan Vahşi Batı, hesap hatası yapıyor.
Vahşi Batı, eski kelime ve kavramlarla düşünüyor, aldanıyor, aldatıyor.
Mevcut denklemde görünmeyen faktörler var:
– Manevî değerlerin yükselişi.
– Jeostratejik eksenin arka plana düşmesi.
– Jeokültürel eksenin ön plana geçmesi.
– Müslüman dünyanın Türkiye etrafında birleşmeye başlaması.
– Batı ülkelerindeki Müslüman nüfus.
– Bütün ülkelerin birbirlerine olan karşılıklı bağımlılıklarının artışı.
– Batı ülkelerine başlaması muhtemel çok büyük bir göç dalgası.

Samiha Ayverdi’nin şu satırlarını hatırlayalım:
“Nerede insanoğlunu süfliyet bataklığından çekip yüceliklere götürecek el nerede?
Nerede insanoğlunu madde pisboğazlığından kurtarıp mânâ nafakasını verecek el nerede?
Nerede kendini de dünyayı da ateşe veren hırs, gazap ve benlik ateşini akl-ı selim ve muhabbet suyu ile söndürecek o mübarek el nerede?”
Süfliyet bataklığı, madde pisboğazlığı, hırs, gazap ve benlik ateşi….
Samiha Ayverdi, bu kelimelerle sanki şu zamanın Vahşi Batısını tarif ediyor.
Bütün bunlara karşı biz, akl-ı selim ve muhabbet diyoruz.
Merhamet ve muhabbet üzerine kurulacak bir dünyayı özledik.
 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN