• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 26 Ekim 2018, Cuma 10:48 - Son Güncelleme: 27 Ekim 2018 Cumartesi, 09:03
Font1 Font2 Font3 Font4
Fikrin sönük ise…

“Fikrin sönük ise Kur’an’ın güneşi altına gir.”
Bediüzzaman



Göz…
Allah’ın, insana verdiği en önemli nimetlerden…
Görmek için güneş ışığına ihtiyacımız var.
Dünya ve içindekiler güneş ışığıyla görülebiliyor.
En temel ışık kaynağımız güneş…
Gökyüzü, yeryüzü, dağlar, denizler, ırmaklar…
Güneş ışığı ile görülüyor.
Gözün güneşe ihtiyacı var görmek için.
Göz, ışık olmadan göremiyor.

Akıl…
Allah’ın insana verdiği nimetlerden belki de en büyüğü…
Anlamak için akla ihtiyaç var. Ama yetmez…
Akıl tek başına neyi anlayabilir?
Anlarsa ne ölçüde anlar?
Akıl tek başına kâinatı anlar mı?
Varlıkları anlar mı?
Hayatı, ölümü ve ahireti anlar mı tek başına?
Dağlar, taşlar, denizler… Trilyonlarca yıldızlar, galaksiler ne der, ne söyler, ne anlama gelir?
Bu son sorunun cevabını Kur’an-ı Kerim versin:
“Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder.”
Demek ki her varlık kendi haliyle, kendi diliyle Allah’ı anıyor.
Bir başka soru:
İnsanın değeri nedir?
Yine Kur’ân-ı Kerim’den bir ayet:
“Biz insanı en güzel biçimde yarattık.”
Demek ki insan, Allah katında çok değerli.
Gökleri ve yeri yaratan, yağmur yağdıran, insanı rızıklandıran kim?
İlgili ayete bakalım:
“O Allah ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olsun diye ürünler çıkardı.”
Ölümü ve hayatı yaratan kim, yaşamaktan maksat ne?
Kur’an-ı Kerim cevap veriyor:
“Hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye sizi sınamak için ölümü de, hayatı da yaratan Odur.”
İnsan, dünyada yapayalnız mı, rehbersiz mi?
İlgili ayet:
“Biz senden önce de nice peygamberler gönderdik.”
Fahr-i Kâinat Efendimiz’i (asm) tanıtan en güzel kelime hangisi olabilir?
Rabbimiz ifade etmiş:
“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”

Aklın tek başına idrak etmekte zorlanacağı, belki de idrak edemeyeceği konular var:
Yerler ve gökler bize ne söyler, ölümü ve hayatı yaratan kimdir, insanın kıymeti nedir, insan bu dünyada yapayalnız mı, kâinatın sahibi kim, yaşamaktan maksat ne?
Bu büyük sorular, Kur’an-ı Kerim gibi benzersiz manevi bir güneş olmadan cevaplanamaz.

Kur’an-ı Kerim olmadan…
Karşılıksız iyiliği, beklentisiz merhameti, haramı helali kim anlayabilir, kim anlatabilir?
Zalimi, mazlumu kim tanıyabilir?
Kaderin insana söylediklerini, tarihin, tarihin dönüm noktalarının anlamını kim çözebilir?
Büyük resmi kim doğru olarak okuyabilir, görebilir, gösterebilir?
Bilim nerede yanılıyor, düşünce nerede tökezliyor, kim fark edebilir?

Kur’an-ı Kerim olmadan…
Kimi Karl Marx’a kulak verir, kimi Adam Smith’e…
Bazısı Sigmund Freud’u takip eder, bir başkası Charles Darwin’i…
Birisi Asimov’la avunur, bir diğeri Lenin’le…
Birisi bilimi putlaştırır, bir diğeri ideolojileri…
Son tahlilde aldanırlar, aldatırlar.

İnsanı, hayatı, kâinatı, tarihi, bilimi ve düşünceyi doğru anlamak, anlamlandırmak, olduğu gibi görmek isteyenler…
Kur’an-ı Kerim’i incelesinler.
Fahr-i Kâinat Efendimiz’in (asm) hayatını ve sünnet-i seniyyesini rehber edinsinler.
Madem ki araştırma ve öğrenme adına binlerce isim ve kitap yıllarca taranıyor.
O halde bir adım daha atmak gerekir:
Kur’an-ı Kerim ne diyor, Hz. Muhammed Mustafa (asm) ne söylüyor?

(Not: Bu yazıda ve diğer yazılarımızda geçen ayetler, Ümit Şimşek’in hazırladığı Açıklamalı Kur’ân-ı Kerim Meali’nden alınmıştır.)


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN