• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 19 Ekim 2018, Cuma 09:54 - Son Güncelleme: 19 Ekim 2018 Cuma, 11:52
Font1 Font2 Font3 Font4
Endüstri 4.4

“Sadece tüketim çılgınlığı peşinde koşturan; kariyerizme, paraya tapan, egoizmin pençesinde kıvranan; medya, sanal dünya, film, futbol gibi neredeyse hayatın bütün alanlarını şekillendiren bütün mecralarda, hız, haz ve ayartı peşinde koşturan duyarlıklarını yitirmiş, dünyanın sorunlarına yabancılaşmış, düşünme melekeleri dumura uğramış, sorumluluk bilinci sıfırlanmış, bu ülkeye, bu ülkenin bin yıllık medeniyet birikimine aidiyet ve mensubiyet biçimleri yerle bir olmuş, bir an önce kapağı Avrupa’ya, Amerika’ya atmak için kurulmuş, kurgulanmış, beyni yıkanmış bir yokoluş kuşağı bu…”
Yusuf Kaplan

Dört dörtlük bir endüstri değil halihazırdaki endüstri…
Adı üzerinde Endüstri 4.0
Endüstri 4.1, 4.2 veya 4.3 bile değil.
Dört dörtlük endüstri, Endüstri 4.4 çok çok uzaklarda.
Endüstri 4.0’da eksik kalan öyle çok şey var ki…
İşin endüstri kısmında problem yok.
Endüstri 4, bunu anladık… Uygarlık 4.
Rönesans, reform, aydınlanma…
Makinalaşma, sanayileşme, buhar, elektrik, otomasyon, bilgisayar, internet…
Büyük veri, yapay zekâ, nesnelerin interneti…
Say sayabildiğin kadar.
Oldukça iyi mesafe almışız işin uygarlık kısmında…
Ama işin medeniyet kısmı ne durumda?
Eskiye kıyasla daha mı medeniyiz, daha mı uygar?
Araçlar, amaçların önüne mi geçti?
İnsani seviye nerede?
Merhamet, muhabbet, karşılıksız iyilik unutuldu mu?
Selamlaşma, hâl hatır sorma, görüp gözetme…
Hasta ziyareti, akraba ziyareti sonra…
Kanaat, sabır, nezaket, hürmet, ahlak, edep, erkân…
Akl-ı selim, fikr-i selim, kalb-i selim, zevk-i selim…
Hüsn-ü niyet, hüsn-ü nazar…
Hastalara, ihtiyarlara, çaresizlere, yetimlere, öksüzlere kol kanat germek…
Cümle varlıklar Yaratan’ın sanat eseridir demek ve hiçbir varlığa zarar vermemek.
Manevi değerler, insan-ı kâmil olmaya gayret etmek…
İman-ı billah, marifetullah, muhabbetullah…
Bir Yaratan ve Yaşatan olduğunun farkında olmak.
İşte medeniyet bunlar.
Demek ki dört dörtlük bir medeniyet gerekiyor bize.
Endüstri 4.0, işin uygarlık boyutunu anlatan bir ifade sanki.
Yani Endüstri 4.0, tek boyutlu, maddi yöne ağırlık veren bir ifade.
Endüstrinin iki üç asırlık macerasında hep madde ön planda olmuştu.
Vahşi Batı’nın kurallarına göre ilerledi endüstri serüveni:
Para, silah, doğal seleksiyon…
Güçlüler ayakta kalır, zayıflar ezilir…
Şu çarpıklıklara bakar mısınız:
Bilgiyle beraber cehaletin de arttığı bir dünya…
Parayla beraber fakirliğin de arttığı bir dünya…
Sekülerleşmeyle beraber misyonerlik, falcılık, cincilik, ruhçuluk ve satanizmin de arttığı bir dünya…
Hayat mücadeledir.
Bilgi demek, güç demektir…
Meselenin vahşet boyutuna bakın şimdi…
Silahlanma çılgınlığı…Vahşi Batı uygarlığının katlettiği milyonlar… Kızılderililer, zenciler, müslümanlar, Vietnamlılar… Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları… Katledilen Afganlar, Boşnaklar, Iraklılar, Suriyeliler…
Vahşi Batı’nın yanılgıları:
Tabiat, savaşılması ve yenilmesi gereken bir düşmandır.
İnsan insanın kurdudur.
Vahşi rekabet, postmodern neoliberal geç kapitalizm…
Vahşi Batı’nın çözüm bekleyen dev problemleri:
Tüketim çılgınlığı, tükenmişlik sendromu…
Anlam krizi, anlamsız ve amaçsız yaşama felsefesi…
Ailenin parçalanması, dağılması…
Yalnızlaşma, yabancılaşma…
Kendine, aileye, içinde yaşadığı topluma, dünyaya, manevi değerlere ve Allah’a yabancılaşma…
Hava, su, toprak, çevre kirliliği… Işık ve gürültü kirliliği…
Elektromanyetik kirlenme…
İklim değişiklikleri…
Ekolojik dengelerin bozulması…
Dünyanın zengin kuzeyi, fakir güneyi…
Dünyanın uygar batısı, uygarlıkta geri kalmış doğusu…
Al sana Endüstri 4.0
Böyle olmaz, olmayacak…
Bize endüstrinin yeni sürümleri lazım.
Endüstri 4.0 sınıfta kaldı.
Endüstri 4.1, Endüstri 4.2, Endüstri 4.3 ve nihayetinde dört dörtlük bir endüstriye şiddetle ihtiyaç duyuyoruz.
Terazinin uygarlık tarafı ağır basarken, medeniyet tarafı kaybolmak üzere.
Biz meselenin medeniyet boyutuyla ilgileniyoruz.
Bazı konularda çok geç kaldık…
İş işten geçmek üzere…
Üç ekrana esir olduk: Televizyon, akıllı telefon, bilgisayar.
Televizyonda 7/24 dönen üç yarışma programının hipnozu altındayız.
18-20 kelimelik bir labirentin içinde sıkışıp kaldık:
Kredi kartı, bonus, faiz, döviz, borsa, arsa, otomobil, kakara kikiri laylaylom, magazin, politik gevezelik, ego, kariyer, başarı, futbol, gurme, gastronomi.
Bu nasıl uygarlık, nasıl endüstri?
Her neyse…
Meramımızı anlatabildikse eğer, ne mutlu bize…


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN