• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Ayşei Yasemin Yüksel
Ayşei Yasemin Yüksel
Eklenme Tarihi: 19 Eylül 2018, Çarşamba 00:57 - Son Güncelleme: 19 Eylül 2018 Çarşamba, 00:57
Font1 Font2 Font3 Font4
Edip, Edibe ve bir fıkra

İnternet gazetesinde okuduğu fıkra o kadar hoşuna gitmişti ki kopyala yapıştır yap ile boş bir sayfaya kaydetti Edip. Sonra da “gel, gel bak sana ne göstereceğim” diyerek karısını çağırdı.

 

Karısı Edibe, günde kaç kez böyle çağrıldığından elindeki işi bırakıp gitmezdi  ilkten. Edip üstelerse, seslenişindeki ton giderek artarsa işini bırakıp elini yıkar, kurular söylene söylene giderdi kocasının yanına.

 

Bu kez umduğu gibi bir çizgi film, şarkı videosu, araba yarışı, spor sahnesi yoktu bilgisayarın  ekranında. Edip sayfayı iyice daralttığından sadece başlığı ile ilk satırı görülen bir yazı vardı. Ne olduğunu anlayamadı Edibe. “Bak dinle, sana fıkra anlatacağım” dedi Edip. Ancak fıkrayı anlatacağına daraltılmış sayfadan okuyordu. Hem de fıkrayı yaşıyormuş gibi oynarcasına.

 

Edip ikinci satıra  geçerken Edibe, “genişletsene sayfası” dedi. Edip ya duymadı ya da duyup oralı olmadı, hep yaptığı gibi.

 

Edip üçüncü satıra geçti. Altta mavi ekran üstte iyice daraltılmış sayfa Edibe’yi hayli rahatsız etmişti. Bir kez daha “genişlet sayfayı” dedi. Edibe’nin dediklerini hiç duymamış gibi Edip oynayarak okumaya devam etti Karadeniz fıkrasını.

 

“Genişlet lütfen sayfayı, tek tek satır inmene ne gerek var?” diye kocasının kolunu dürterek  üsteledi Edibe. Edip’in ruhu bile duymadı. Kendini kaptırmış  fıkrayı okuyordu.

 

Altıncı satırdan yedinciye geçerken yine oralı olmadı Edip, Edibe’nin söylediklerine. Fıkra kahramanlarınca kâh sesini değiştirip, kâh kaşlarını çatıp, kâh kızıp, kâh gülerek devam etti satır satır okuduğu fıkraya.

 

Edibe, “ya genişlet, fenalık geldi bu daracık sayfadan” dedikten hemen sonra fıkra bitti. Fıkra bitince  de Edip kocaman bir kahkaha attı. Komik fıkranın bir kısmını kaçırsa da yine de espriyi anladığından Edibe de gülmüştü ki Edip birden ciddileşip kaşlarını çatarak karısına döndü.

-Ne ısrar ediyorsun genişlet sayfayı, genişlet diye. Fıkranın sonunu görürsen fıkralığı mı kalır! Yine de sana rağmen fıkra, fıkra olarak kalabildi sayemde, dedi.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN