RÖPORTAJLAR
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
  • Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
    Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
  • “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
    “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
    Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
  • METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
    METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
  • HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI
    HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI
  • Güray Süngü ile Röportaj
    Güray Süngü ile Röportaj

EDEBİYAT AŞKTIR
Eklenme Tarihi: 14 Haziran 2014, Cumartesi 13:38 - Son Güncelleme: 14 Haziran 2014 Cumartesi, 13:38
Font1 Font2 Font3 Font4



EDEBİYAT AŞKTIR
Serpil Akgül Derler ki edebiyat aşktır… Hayatın anlamıdır… En derin karanlıklara gömüldüğünde seni elinden tutup aydınlıklara kavuşturan candır… Edebiyat aşktır… Gece gündüz demeden Allah’a şükretmektir şu rüya içinde rüya olan âleme bu sebeple geldiği için… Edeptir… Güzelliktir… Bazen kulağında ninnilerin hazinesi bazen de bilmecelerin şenliği… Efsanelerin o yürek burkan sesi… Yüzlerce yıl öncesinden bugüne bereket […]

Düzyazı-Türleri
Serpil Akgül
Derler ki edebiyat aşktır… Hayatın anlamıdır… En derin karanlıklara gömüldüğünde seni elinden tutup aydınlıklara kavuşturan candır… Edebiyat aşktır… Gece gündüz demeden Allah’a şükretmektir şu rüya içinde rüya olan âleme bu sebeple geldiği için… Edeptir… Güzelliktir… Bazen kulağında ninnilerin hazinesi bazen de bilmecelerin şenliği… Efsanelerin o yürek burkan sesi… Yüzlerce yıl öncesinden bugüne bereket gibi yağan ışıl ışıl beyitlerdir… Fuzûlî’dir, Bâkî’dir, Hayâlî’dir edebiyat… Kimi zaman Leyla, kimi zaman Mecnun… Edebiyata âşık bir kızın yaralı kalbinden dolup taşan sonsuz bir hülyalı denizdir, edebiyat aşktır… Gâh ayrılıktır, gâh vuslattır… Tanpınar’da bir rüya, Beyatlı’da kendine dönüştür… Edebiyat aşktır… Vurma kazmayı Ferhâd diyen Asaf Hâlet’in iki gözü iki çeşme he’sidir… “Meded, meded” diye seslenen Yahyâ’nın feryadıdır… Nâbî’nin korku ve ümidin ortasında kaldığı, ne saklayabildiği ne de aşikâr edebildiği bir aşktır… Ölümsüz Monna Rosa’yı her dinleyişinde ve de Çağrılmayan Yakub’u gözyaşlarına boğulmaktır. Edebiyat Hüsn’ün Aşk’a Aşk’ın da Hüsn’e yolculuğudur… Haşim’in kimsenin mânâ veremediği hayallerindeki o beldedir… Peyami’nin acılarıdır… Bir çürük ipliğe hülya dizen biz gibilerin yegâne sığınağıdır… Bu büyülü bahçenin kapısını aralayarak içeri girenlerin sonsuza kadar huzurlu bir hayale dalacağı muhakkaktır. Edebiyat… Mutlu sonla bitmesi istenen masallardır… Gonca gibi dem-beste olan ruhu ferahlatandır… Pembe pembe çiçeklerin uçuştuğu hayallere kanat çırpmaktır… Sevdiğine kavuşmak için kırk çift demirden pabuç eskiten bir kızın iki cihanda hiç bitmeyecek bir sevda masalıdır… Edebiyat aşktır… Edebiyat candır…


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!