• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 22 Ocak 2015, Perşembe 22:53 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 23:06
Font1 Font2 Font3 Font4
Ebru teknesinde uçuşan renkler

ebru-3
Yazar: Necati Kağan Çetin
Sabahleyin kozasından bakan gelincikler,
Sorar bu dünyaya:
Ne istersin?
Kanatlanıp uçalım mı?
Çiçek olup açalım mı?
Orhan Seyfi Orhon
 
Renkler, ebru teknesinde canlanır, uçuşur…
Çizgiler semaya durur…
O çizgi ve renkler, insanı bu dünyanın bütün gam ve kederlerinden alır,
Bambaşka alemlerde dolaştırır.
Mânâ alemlerinde, manevî alemlerde…
Ebru sanatındaki çizgiler, renkler, somuttan soyuta,
Müşahhastan mücerrede doğru kanatlanır.
Dünyadan ahirete…
Cennet bahçelerine belki de…
Kimbilir?
Ebruda, İslamiyet’in insanlığa armağan ettiği dinginlik ve huzuru yakalayabilirsiniz.
Ebru, bir açıdan sanatın zirvesidir.
Onda sabır vardır, el emeği ve göz nuru vardır…
Enfes bir musıkî, ahenk ve ritm vardır.
Renklerin, çizgilerin acelesi yoktur Ebru’da…
Ama yorgunluk da yoktur.
Kimi zaman bir renk cümbüşü, bir başka zaman temkin…
Her dem itidal ve estetik…
Bir bakarsınız, aheste bir kayık görünmüştür kâğıdın üzerinde,
Yelkeninde hüsn-ü hatla nakşolmuş lafza-i celâl…
O kayık nereye gider?
Hangi alemlere yolculuk yapar?
Mekke’ye mi, Medine’ye mi?

Ebru sanatı, aslında biraz da insanın yeryüzü serüvenini anlatır.
Hz. Adem’le (as) başlayan, diğer peygamberlerle ilerleyen bir serüven…
Son Peygamber’le (asm) belli bir kıvama ulaşan bir serüven.
Bir ebru teknesi, deyip geçmeyin.
Bu sanatın tarihçe-i hayatında büyük bir medeniyet saklı.
Bilgi, ahenk, insicam ve enfes bir uyum saklı.
Geometriler üstü bir geometri saklı.
Su ile renkler buluşursa, ortaya çıkan sanat, insanı alır götürür.
Ebru, Osmanlı ile zirveleri yakaladı.
Yeni sanatkârlarımız o zirveleri aşabilir mi?
 
ebru 2
Kâğıda akseden desenler…
Göreni başka alemlere kanatlandıran motifler…
Çizgiler, renkler…
Bu kadar seküler, bu derece dünyaperest bir çağda üstelik…
Maneviyata açılan ebru penceresinin sırrı nereden gelir?
İman, tevhid, teslimiyet ve tevekkül vardır sanki desenlerde…
Nasıl desek, nasıl anlatsak?
Hani bir seher rüzgârı gibi…
Günbatımında ufukta dalgalanan manzara gibi…
Dalgaları kıyıya vuran deniz gibi…

Dünyanın bitmez tükenmez telaşları size hiçbir şey yapamaz.
Merak etmeyin.
Batı sanatının katı ve köşeli çizgilerinden uzaklaşın biraz olsun…
Sürat ve tüketim çılgınlığına yeter, deyin.
Bizim renk ve motiflerimize bakın.
Ebru eserleri arasında yolculuk yapın.
Bu denizin enginliklerine gözleriniz dalıp gitsin.
Bizim bahçelerimizdeki kokular farklıdır.
Gül, karanfil, sümbül…
Gül deste-i marifet…
Ebru sanatının çiçek bahçelerinde dolaşın biraz…
Sonra düşünün:
İnsan ve güzellik nerede buluşur?
Hayat nasıl güzelleşir?
Hakikî güzellik nereyi hatırlatır ve kimden gelir?

Günümüz insanına bazı konuları anlatmak çok zor:
Hüsn-ü mücerret mesela…
Veya nakş-ı hikmet.
En mühimi de hüsn-ü nazar olmalı.
Ebru, bütün bunları motiflerle anlatabilen mucize!
Osmanlı’nın kelimelerinde bile musıkî var.
Osmanlı, bunları çok güzel anladı, anlattı, ifade etti.
Altı asır boyunca bunlarla yaşadık.
Dünya ve ahiret hep içiçeydi.
Günün birinde renklerimizi, çizgilerimizi, desenlerimizi unuttuk.
Kelimelerimizi kaybettik.
Başka sevdalara kapıldık.
Başka denizlere yelken açtık…
Seküler denizlerde gemilerimiz alabora oldu!
Unuttuğumuz değerleri hatırlayabilsek keşke.
Nakış nakış marifet,
Renk renk ahenk,
Desen desen estetik,
Motif motif ebru…
Bütün güzellikleri Yaratan’a bir yol ve yolculuk.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN