• Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
  • Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
    Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
  • “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
    “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
    Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
  • METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
    METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
  • HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI
    HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI

YAZARLARIMIZ

Tuğba Çalışkan
Tuğba Çalışkan
Eklenme Tarihi: 15 Temmuz 2018, Pazar 03:59 - Son Güncelleme: 15 Temmuz 2018 Pazar, 03:59
Font1 Font2 Font3 Font4
Büyük planlar büyük milletlerin üzerinde oynanır

“Şu iki kişinin çıkardıkları fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünya hırsına sahip alim ve ilimden yoksun sufi.” Ebul Hasanı Harkani ks. Şimdi ki günümüz şartlarını ne güzel ifade etmiş.

 

İslam milletleri yüzyıllardır yok edilme derdinde. Savaşlarla elde edilemeyen hürriyetler sömürgelerle bastırılma, değiştirilme ve tamamen yobazlaştırılma hedefinde. Amaç: Dünyaya, dünyayı yönetenlere hizmet ettirme.

 

Yüzyıllardır yapılan uzun vadeli planlarla, yenidünya düzeninin üzerlerimize serpiştirdiği sekülerizm dalgası ile kalplerden, beyinlerden, İslam’ı tamamen silme derdindeler.

 

Baktılar; İslam sadece Allah’a hizmet ettiriyor. Allahtan başkasına boyun eğdirmiyor. İslam, kalplerden beyinlerden silinmiyor. Her gün yeni doğan güneş gibi kalplerde yeşeriyor.  İslam milletlerini değil, İslam’ı kendilerince boyun eğdirme, kendi menfaatlerine hizmet ettirme derdine girdiler.

 

Milletin iradesi dışında yapılan darbelerle millete, boyun büktürme hevesine giriştiler. Planlar artık tamamen İslam üzerine kurulu, İslam’ı menfaatlerine göre yorumlama hedefindeler.

 

Bunlar, planlarında üzerinde planlarının olduğu Allah’ı yok saydılar.

 

Dini sermayeciler: İnsanları, gruplara, cemaatlere bölerek zihniyetlerini ele geçirme, maneviyatlarını sömürme ve İslam’dan gayri her şeye taraflaştırma meselesindeler. Bugün, bu planları 15 Temmuz darbesi ile artık tamamen gördük.

 

Planlar ayyuka çıktı.

 

İslam ahlakının ötesine geçerek adını “hizmet” koydukları projelerle zihniyetleri ele geçirdiler.  Menfaatlerine göre yaşayan toplumlar oluşturdular. Menfaatleri için çalıştırdılar. Maneviyatları bertaraf ettiler. Dini duygularla oynadılar. Hiç uyanılmayan bir rüya âlemine soktular.

 

Vatan ve millet sevgisini içinde barındırmayan zihniyetler yetiştirdiler. Tüm sevgi ve bağlılığı kendi menfaatlerine harcadılar.

 

Güvenecekleri bu sömürgeler ile manevi duyguları körükleyerek, Yahudi sistemi timsali tüm para musluklarını kendi havuzlarına doldurdular. Amaç hizmet etmekti ya. Bundan ötesi boş bir hayaldi.

 

Bunlar, imam hatiplere kat sayı engeli koyduran, üniversite ve okullarda başörtüsü yasağına katkıda bulunanların ta kendileri. Böylelikle Müslümanları kendi okul, dershane ve yurtlarına çekmede muvaffak oldular. Kendi zihniyetlerini aşıladıkları elemanlar yetiştirdiler.

 

Türkiye’de, İslam’ı hak ettiği gibi yaşamak isteyenlerin önüne engel koyanlara şefaatçi oldular.

 

“Bir at, bir meydanda kırk yıl oynamaz.”

 

Gelir kaynaklarının basamakları sarsılınca, bir İslam âlimi ahlakında olmayan basamaktan bedduaya yeltendiler. Hâlbuki ondan önce Hollanda’da Peygamber efendimize yapılan hakarette bu cesareti göstermeyen bir zihniyete sahiptiler.

 

Nasıl olur da: bir İslam şahsiyeti, bir İslam âlimi; İslam’a, yeryüzünün sultanına, adını zikrederken kalplerimizi titreten o aziz Resul’e, nasıl olur da yapılan bu hakarette sukut takılır. İşte onlar, bu uykudan bile uyanamayanlar oldular.

 

İslam camiası için yıkımlar çokta zor olmuyordu. Yıkımların ardı arkası kesilmiyordu.

 

Bir “kutlu hafta” projelendirdiler. Görünürde peygamber sevgisini, peygamberi anlatmak olan bu serzeniş ile peygamber efendimizin doğum haftasını miladi takvimde sabitleştirmeye çalıştırlar. Biz Müslümanlar için önemli olan hicri ayları unutturmaya, kıymetsizleştirmeye kalkıştılar.

 

Bunlar, büyük bir tahribattın figüranlığından ibarettiler.

 

Planlarda durmak yoktu. Kelime-i Tevhid-i  dahi basitleştirdiler. Sadece “La İlahe İllallah” diyenlerinde cennete gireceğinin fetvasını demlediler. Bunlar dünyayı yönetenlerin, evet Allah var ama Peygamberini kabul etmiyoruz diyenlerin emirlerini sinsice zihinlere işlemeye çalıştılar.

 

Müslüman olan bizler için Kelime-i Tevhid önemli ise; lafzı ile yani: "Allah'tan başka İlah yoktur. Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah'ın Peygamberidir"  diyerek, kalplerimizi tazeleyerek kabul edenler olarak Allah’ a ulaşmayı arzuladığımızda önce benim Resulüm diyen Allah’ın emirleri ile uyarılırız. Onsuz bir cennet hayal edemeyiz. Cennetin kapısının üzerinde Allah’ın adının yanında adının yazdığı bir destanın sözlerine, sünnetine muhtacız.

 

Dosdoğrusu ile yani sadece: "La İlahe İllallah, Muhammedün Resulullah" diyenler cennete girecektir. Basit olan ondan ötesidir.

 

Dini sömürgeciler: Siyaseti devleti ele geçirmeye, milleti diz çöktürmeye çalıştılar. Düzen kendi istedikleri gibi olsun istediler.  Diğerlerini hiçe saydılar.

 

Her insanın hassas bir yönü vardır. Müslümanında hassas noktası dinidir. Onlar İslam’ı kendilerince iyi çalıştılar. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Süslü püslü cümleler kurdular. Onlar istediklerini güzel güzel zihinlere işlediler. Güzel bir rüya vaat ettiler. Kendilerince kusursuz bir sistem kurdular.

 

Dini sermaye yapanların Allah’ı olmaz. Vakti geldiğinde hak günü, İslam da hesap soracaktır. Allah, isteyenlere doğru İslam’ı yaşayanlardan olmayı nasip ve daim etsin.

 

Yüzyıllardır ve bugün de, İslam’ın tek kalesi gözü ile bakılan mazlumların duası ile büyük oyunların tutmadığı bu toprakların ferdi olmakla gururluyum, mutluyum. Bu topraklarda yaşamakla müşerrefim.

 

Büyük planlar büyük milletlerin üzerinde oynanır.

 

Bu millet, İslam’ın kılıcı ile onurlandırıldı. Şimdi de Hak olan dava için küffarın karşısına Türkiye den başka, dikilen kim var başka?

 

Allah Teâla, Kuranı Kerimde bir emrinden bahsetmeden önce: “Ey iman edenler Allahtan korkunuz” der.

 

Müslüman akıllı olmalı. Feraset önemli. Fıtrat boşluk kaldırmaz, dolayısı ile ahmaklığın sonu yok! Bile bile ahmaklığın hiç sonu yok. Kölelikten ibaret basiretsiz bir mahlûk cilvesinde yaşam, boşuna yaşamaktır.

 

Onlar sadece bastırıldı, susturuldu sandılar. Onlar sadece bizi İslam sandılar. Ama bilmiyorlar ki, âlem İslam.

 

Ferasetli bir Müslüman tarihini bilendir. Tarih tekerrürden ibarettir. Bizler bugünün öncesini de biliyoruz. Bekleneni bilinenden biliyoruz. Sadece şahıslar değişiyor. Bilinmeyen bilinenden ibaret!


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


Büyük planlar büyük milletlerin üzerinde oynanır Yazısına 1 Yorum Yapıldı

BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN