RÖPORTAJLAR
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

Boş Ev
Eklenme Tarihi: 22 Ocak 2019, Salı 14:18 - Son Güncelleme: 22 Ocak 2019 Salı, 14:24
Font1 Font2 Font3 Font4



Boş Ev
Derya Çukurçayır

 

Gri sokakların ıslak kaldırımlarında yürüyordum.  Soğuktan kızarmış ellerim, titreyen bedenim ve ıslak saçlarımla kendimi sokakta yapayalnız kalmış gibi hissediyordum. Düşüncelerim beni esir almış nereye yürüdüğümü bilmeden yola devam ediyordum.

 

Kendimi toplamak için sahile doğru yöneldim. Denizin esintisi yüzüme vuruyordu. Dalgaların kıyıya vuran köpüklerini gördüğümde bir anda boş bulunup hıçkırıklara boğuldum. Ne kadar süre ağlamaya devam ettim bilmiyorum. Kalktım, elimdeki peçeteleri çöpe attım sanki tüm gözyaşlarımı atmışcasına. Yürüdüm, aldırış etmeden umarsızca yürüdüm.

 

Evin önüne geldim binanın kapısından içeri girdim etrafı patates kızartması kokuları sarmıştı. Bana bir an annemi hatırlattı . Çocukken her pazar patates kızartıp bizi sevgiyle uyandırırdı.  Merdivenleri tek tek çıkarken hayallere daldığımı fark ettim.

 

Kapıyı açtım, içeri girdim, eşime seslendim. Ev her zamanki gibi yine sessizdi. Yaşanmışlık yoktu sanki. Gri duvarlar huzursuz, sessizlik ve ben… Odaya doğru ilerledim komidinin üzerinde bir zarf, zarfın içinde eşimin alyansı ve geride bıraktığı izler… Gözyaşlarım akıp giderken banyoya girdim yüzümü yıkamak için. Hatıraları duruyordu evin her yerinde. Tıraş olmuş belli, jileti aynanın önünde. Çıktım oradan, odaya geçtim. Boş evin boş duvarlarına bakarak sitemlerimi haykırdım. Beni duymayacağını biliyordum. Sorunlarımızın üstesinden gelebileceğimi düşünmek aptalcaydı. Gitmişti, bırakmıştı beni.

 

Yalnızlığın bana zarar vereceğini düşünerek annemin yanına gitmeye karar verdim. Hemen bir uçak bileti aldım ve havalimanına gittim. Kısa bir yolculuktan sonra anneme kavuştum. Ama yine boş odada bomboş bir benle…


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!