• Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
  • Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
    Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
  • “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
    “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
    Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
  • METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
    METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
  • HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI
    HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI

YAZARLARIMIZ

Tuğba Çalışkan
Tuğba Çalışkan
Eklenme Tarihi: 18 Nisan 2018, Çarşamba 09:39 - Son Güncelleme: 18 Nisan 2018 Çarşamba, 09:40
Font1 Font2 Font3 Font4
Bir şeyleri değiştirebilmek özel insanların gücüdür

Mandela zamanında “Yapılana kadar her şey imkânsız görünür” demiş. Hedefim için kulağa küpe olmasında çok büyük yarar var. İlham aldığım söz ve yazıları not aldığım, anı defterim diyebileceğim bir günlüğüm var.

 

Yazı yazmanın büyüsüne inananlardanım. Yazı yazma meselesini önemseyen ve bu alanda ortaya çalışma koymak isteyenlere en geniş şekilde yardımcı olmak, onlara yol göstermek, dikkat etmeleri gereken hususları vurgulamak; başarı hikâyelerini yönlendirenlerin işidir.

 

Bazen bir şeylere dokunmak, belki de iyileştirmek isteriz, değişiklikler yapmak, öncü olmak, sevilmek saygı görmek isteriz. Beni tanıyan herkes, yazı yazma sanatına ne kadar tutkun olduğumu bilir. Bunun için okumanın bir sonu olmadığı gibi öğrenmenin de bir sonu yok. Belki de bu yüzden yazabilmenin mürekkebi ve kalemine sahip olmak istiyorumdur.

 

Ruhumun tarife doymaz açlığı, beni bir arayış ve uygun bir mecra sahibi olmaya iteledi. Eğer istiyorsam benimdir, er ya da geç! Ama başarmak sanılanın aksine, “Her şeyi ben bilirim” ile olacak iş değil. Gereksiz zaman kaybı ve iletişim sorunu yaşamamak için doğru bir araçla yola çıkmak birinci önceliğimdi. Aklın yolu bir, doğru olması için doğru içgörüler ve doğru bir strateji olması şart.

 

Bir arayış içindeydim. Bana asıl inancı verende işin her türlü gelişime açıklığı oldu. Bu anlamda fayda bulmak ve bu gelişimin içindeki en önemli paydaşlardan biri olmak amacıyla yola çıktım.

 

Bu insanlar kötü havalarda mı ortaya çıkar? İletişimde bağ kurabilmenin yolu medya platformlarındaki kırılganlıktan mı geçer? Bu soruların cevabı çok basitti!

Hayata bugünün penceresinden bakıyoruz.

 

Bu işin formülü de, hiç durmadan arayış! Bu ruha sahip olanlar engel tanımaz, ama kuralları ve prensipleri olur. Medya bu ruhlara doymaz. Ev sahipliğine gelince hürmet, takdirle sunulur. İşte medya böyle bir arayıcı, bulucu ve taşıyıcıdır. Medya evrenseldir. Yeri geldiğinde düşünce özgürlüğüne kürsü sunar, yeri geldiğinde bir haksızlık karşısında bir iş patronunu yargılar. Medya’yı hem tanırız hem de tarife doymaz açlığına yetişmekte zorlanırız. İşte bu nokta da kuralları, prensibi ve etik yapıyı muhafaza edecek birikimlere başvururuz.

 

İnsanların sadece beklentilerini karşılamak bazen yetmiyor. Beklenenden her zaman daha fazlasını sunmak alışkanlıkları değiştiren bir iletişim modeliyle şaşırtmak alıcısı için de en büyük motivasyon.

 

Bugünün girişimcileri, artık bir fikir bulma anından ileriye giderek, aynı zamanda bir üretici, araştırmacı ve kimi zaman birer kâşif unvanlarının içini dolduruyor. Okulu olduğu halde usta çırak ilişkisine ihtiyaç duyan ve tabiri caizse yaşayarak öğrenilen medya bilhassa Türkiye’de genç dimağlar için çetin bir yolculuk. Bağımsız fikirlere açık medya platformlarının en büyük avantajı öğrenmeye ve kendini geliştirmeye daha fazla fırsat sunması. Ama bir şey var ki; bu iş ekip ile daha güçlü oluyor.

 

Gerektiğinde birbiriyle entegre çalışan, kendi alanında farklı yeteneklere sahip; bu sayede ilgililerin İhtiyaçlarını tek bir çatı altında aynı anda karşılayabilen, daima beklentilerin ötesinde ilgililerin yüzünü güldürmeyi başarıyorsanız; başarı hikâyelerini bir yerler de siz başlatmışsınızdır.

 

Fark yaratan çözümler üreten ve hayata geçiren, bir stratejik iletişim ile her vakayı kendi içinde değerlendiren, ona özel akıllar yürüten, bunu da bambaşka disiplinler, bilim ve hür düşüncenin ortak aklıyla gerçekleştiren bir alt yapıya ihtiyacım vardı. Medya uzun zamandır, farklı disiplinlerin bir arada çalışarak işler ve değerler ürettiği bir dönemde. İnovasyon ve başarıyı, bir arada uyumlu çalışmasını bilen, farklı disiplinleri içlerinde barındıran girişimler yakalıyor.

 

Değişen mecra tanımlarıyla birlikte iletişimin ihtiyaç duyduğu disiplinlerin sayısı da artmaya başladı. İnsanların ilgi ve ihtiyaçları da artık bu çeşitliliği gerektiriyor. Yeni nesil bir iletişim organizasyonundan bahsediyorum. Bir fikrin ve inancın cazibesine kapılmak, ancak bu hayali gerçeğe çevirmekle mümkün oluyor. Bir insanın her zaman daha iyisini yapabileceğine inanıyorum. Etrafımızda olup bitenleri izlerken, “Ben olsaydım şöyle yapardım” dediğimiz muhakkak olmuştur.  Gerçekten de kendi yaptığımızın daha iyi olabileceğine inanıyoruz. “Ben olsam daha iyisini yapardım” diyen sayısı çok. Ancak daha iyisini yapmak için harekete geçen insan sayısı maalesef çok az. Bunun için zorluk hedefinize göre izafi oluyor. Bu inancı test etmek için de, o daldan korkmadan atlamak lazım.

 

Her dönemin kendine göre bir özelliği var. Teknolojinin hızı ile değişen ihtiyaçlar karşısında insanın “Gün bugündür” dediği zaman doğru zaman oluyor. Doğru zamandan ziyade, dönemine göre doğru yapıdan bahsetmek daha gerçekçi olur. İlgi duyduğum alanlara güçlü ve doğru yaklaşmayı, dinlemeyi, anlamayı ve fark oluşturmayı seviyorum.

 

Yazıdaki yelpazemin değiştiği ve yeni bir vizyon’un oluşturduğu süreçteyim. Bu dönemde her şey gelişim ve değişimi gösteriyor. Aynı zamanda birçok alanda fırsatlara gebe bir döneme girmiş oldum. İnsanların davranışlarına nüfuz edebilme ve onlara göre şekil alabilme iddiasıyla da artarak devam ediyor. Hayatta hiçbir şey kolay değil… Asıl olan da bu zorlukların üstesinden gelmek. Bunu başarabilmek insanı daha da motive ediyor. Benim en büyük şansım çevremin memnuniyetiyle birlikte kısa sürede tavsiye edilen biri olabilmem oldu. Bu yola çıktıktan sonra öncelikli amacım daha dinamik bir yapıda sadece yazmak değil; daha iyi anlayan bir yapı da görev almak. Bu yüzden sabunu köpüklü bırakmaya niyetim yok.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN