• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 12 Ekim 2018, Cuma 10:13 - Son Güncelleme: 16 Ekim 2018 Salı, 13:56
Font1 Font2 Font3 Font4
Bir buçuk deneme

Deneme, buluştan ziyade arayıştır.
Ömer Sevinçgül


Usta çek bana oradan bir buçuk deneme.
Ama dikkat et…
Denemenin içinde faiz, döviz, kredi kartı, bonus, borsa, arsa olmasın.
Denemenin sağında, solunda, önünde, arkasında…
Futbol, otomobil üzerine konuşmalar, politik gevezelik olmasın.
Vahşi rekabet, horoz dövüşü asla yer almasın bu denemede.
Gurme, gastronomi, yeme içme konuları olmasın.
Gürültücü ego, ölümüne başarı motivasyonu, 150 yıllık kariyer planı olmasın.
Üç ekrana esaret olmasın:
Akıllı telefon, televizyon, tablet.
Televizyon olmadığı gibi, televizyonlarda 7/24 dönen o üç yarışma da olmasın.
Yalnızlaşma, yabancılaşma, seküler yaşam biçimleri olmasın satırlarda, satır aralarında…
Kakara kikiri laylaylom ve magazin olmasın bu denemede.
Başka neler olmasın?
Çevre kirliliği, gürültü kirliliği, ışık kirliliği ve görüntü kirliliği…
Ekolojik dengelerin bozulması, iklim değişiklikleri asla olmasın.
Daha?
Trafik karmaşası, tükenmişlik sendromu, Kaliforniya Sendromu…
Tüketim çılgınlığı, feminizm…
Anlam krizi, anlamsız ve amaçsız yaşama tarzı…
Olmasın.

Bu denemede neler olsun?
Denemede karşılıksız iyilik düşüncesi, merhamet, sohbet olsun.
Samimiyet elbette.
Mümkün olduğunca, olabildiğince…
Akl-ı selim, kalb-i selim, hiss-i selim, zevk-i selim olsun.
Hüsn-ü niyet, hüsn-ü nazar muhakkak.
Mümkünse deneme, ilim, marifet veya hikmetle yazılsın.
En başta da edep.
İllâ edep, illâ edep.
Olmazsa olmaz.
Dahası var: Haddini bilmek.
Ahenk, nezaket, üslup güzelliği her şeyden önce,
Her şeyden ziyade.
Satırlar ritmik bir biçimde, bir melodiyle, bir armoniyle…
Bir müzikle ilerleyip gitsin.
Hani denir ya:
Kelimeler dans etsin.
İşte öyle.

Deneme dediğin havadan sudan olur mu?
Havayı suyu nasıl gördüğüne, nasıl anladığına, nasıl anlattığına bağlı.
Öyle ya…
Dil ve anlatım güzelse eğer, en basit konular bile güzelleşiverir.
Bak usta…
Deneme güzel bitsin, sonunda hüsn-ü hatime olsun.
Denemedeki cümlelerde ve denemenin bütününde…
Bir anlam, bir amaç gözetilsin.
Bu bir hikâye değil…
Adı üstünde deneme.
Giriş, gelişme, sonuç olmasa da olur.
Yazmak istediğimiz deneme yanılma değil.
Deney, gözlem, ölçme, değerlendirme değil…
Sadece deneme!
Satırlarda ara renkler, geçişkenlikler, tonlamalar, kontrastlar yer yer olabilir.
Kelimelerin de kendine göre bir rengi, tadı, kokusu vardır.
Bazı kelimeler çıtır çıtır ezilir…
Bazı kelimeler kıpır kıpır…
Bazıları kurşun gibi ağır.
Bazı kelimeler merdiven gibidir, tırmanılır…
Bazıları kelebek gibidir, uçar…
Her kelimenin çizdiği desen, motif, nakış farklıdır.
Kelimelerin her birinin rengi, çizgisi, etkisi farklı…
Neyse usta, bizim denemede lüzumsuz hiçbir kelime, cümle olmasın.
Aman ustam…
Deneme tam kıvamında olsun ama…
Bıktırmasın, bunaltmasın, yormasın.
Kırıp dökmesin, yaralamasın asla!
Yalnızca küçük bir işaret edip geçsin.
Okuyanın damağında, dimağında hoş bir tat bıraksın.
Usta, bizim deneme fırından yeni çıkmış, taptaze olsun.
Üzerinde dumanı tütsün.
Sözün kısası:
Bu denemede muhabbet olsun.
Muhabbet yeter.
Yanında da kahve.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN