• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Ayşei Yasemin Yüksel
Ayşei Yasemin Yüksel
Eklenme Tarihi: 2 Nisan 2015, Perşembe 22:25 - Son Güncelleme: 28 Mart 2018 Çarşamba, 22:47
Font1 Font2 Font3 Font4
Beyaz Koridorlar

06_hastane-giris_123-03-13-11-17
Ayşei Yasemin Yüksel
 Bekleşenlerin yüzleri gibi beyaza boyalıdır sağlı sollu kapılar açılan upuzun koridorlar. Bir ucundan bir ucuna kanayan ne öykülerin gezindiğini hissettirmemek için hep pırıl pırıldırlar bir yandan da.
Ne çok sönen öykünün sonlandığı zeminleri ışıldatmak gayretiyle, kısa bir soluklanma için temizlik fırçasının uzun sapına zayıf vücudunun ağırlığınca yaslanmış her yaştan temizlikçi gezinir durur gün boyu oralarda. Beyaz  koridorlara açılan kapılarda tabelalar asılıdır.  Korku dolu bakışlarla bekleşenlerin huzursuzca oturduğu kapı kenarlarındaki kanepeler, duvara yaslıdır. Çoğu buz gibi soğuk demir koltuklara çökmüşlerin kaygıları, tasaları ille de sallanan bacaklardan bellidir.
Kapılardan birinden  birazdan içeri girdikten sonra duyulacaklar ürkütücü olabileceğinden  gözler yerlerde gezinir.  Kurt olup yüreğe düşmüş hadi beklenmedik bir şey işitilirse tasası, insanın içini kemirir. Bir an önce kendini beyaz koridorlardan dışarı atmak, hayatın akışında yorulmak, o hep yakınılan şehir keşmekeşinde boğulmak, alışverişe gitmek, tembel tembel vitrin bakmak, televizyonda hep izlenen dizinin gününü beklemek telaşına dönülmek istenir. Tetkik sonuçları izin verirse elbette.
Bir üst kattaki beyaz koridorda dokuz ayın mutlu sonlanışını  müjdeleyen cılız, küçük bir ağlama sesinin duyulmasıyla sevince boğulanlar, bir alttaki beyaz koridorda  ise kapanmaz yaralar açan kayıpların ardından dinmeyecekmiş gibi gözüken gözyaşı dökenler vardır.
Beyaz koridorların birinde birileri gülerken bir başkasında ondurmayacak bir teşhis haberi alanların yüzleri kirece boyar. Koridoru çınlatan bir bebeğin ilk ağlayışıyla gülünür, o ağlayışa dökülen gözyaşı, mutluluktandır. Hayattan kayıp gitmişler için önce feryatlar halinde sonraları içten, sessiz dökülen gözyaşları ateştendir.
İnsan nehrini andıran beyaz koridorlarda akış iki yönlüdür; girişe de, çıkışa da. Kucağına üç günlük yavrusunu alıp mutlulukla evinin yolunu tutanlarla; yıllardır kucağına yavrusunu almak için gelip giden geçkince kadınlarla; gülenle ağlayanla dolup taşar oralar.
Beklemekten takati kalmamış bedenlerini duvara yaslayarak bekleşir insanlar, kalabalık, havasız  beyaz koridorlar boyunca. Beklemekten yorulmuş herkesin gözü, sırası gelip de doktorun yanına giren birinin boşaltacağı koltuklardadır.
Beyaz koridorlara düşmesin yol bir kez, kimileyin karalar çöker yüreğe orada. Bakışlar donuklaşır, fırtınanın en şiddetlisi düşünce ikliminde  hüküm sürmektedir. Suskunluk, mühür vurmuştur endişeli yüzlere.
Her hastalıkta yapılmayan bazı tetkiklerin adı bile ürkütücüdür. Doktorun yanından elinde beyaz kağıda bu tetkikler çiziktirilmiş olarak çıkanlar yalpalar; sendelememek için gizli bir çaba gösterir. Kısa; ama bitmeyecek gibi bir bekleyişin içinde savrulacaktır onlar artık  sonuçları görene dek.
Tetkik sırası beklemek, çilelidir. Ağzını bıçak açmayan bekleşenler, birbiriyle göz göze gelmeye cesaret edemez. Kimse kolayca karşıdakine neden o tetkik için beklediğini soramaz. Duyulacaklar korkutur. Zira herkes aşağı yukarı benzer şikayetten muzdariptir. Kötü bir şey duymak, istenen en son şeydir. Çocukluktaki öcüler gibi korkulur onlardan.
Tetkik sonucunun alınacağı güne kadar geçen süre, zamana ait hiçbir kavramın tanımına sığmaz. O an gün, ne göz açıp kapayana dek bitiveren kısacık  yirmi dört saattir ne de dakikalar altmış saniyecik. Zaman uzar. Bekleyiş boğar. Bilinmezlik tozu dumana katar. Darmadağın olur o güçlü yanlar, dik duruşlar, hep özgüvenli tavırlar. Korku, bekleyişin anlamıdır, tadıdır, tuzudur. Tat, tektir; tatsızlık.
Tek duygu hissedilir ciddi tetkiklerin sonuçları beklenirken; ölüp ölüp dirilmek.
Kaygı mayalı ağı solur insan, tetkik sonucu beklerken. Gözü kararır, rengi sararır, beti benzi atar. Tebessüm, selamlaşmada zoraki bir davranıştır  da ondan gülünür sahte de olsa. Kaygı zehriyle kirlenmiş hava solumaktaki allak bullak olmuş bekleşenlere o an  beyaz koridorların pencerelerinden gözüken dünya, kendileri  dışında akıp giden apayrı arı bir atmosfer olarak gözükür.Neşe, mutluluk,  başka bir gezegenin halleri gibidir.
Tetkik sonucu beklemek, tetikte olmaktır. Yokluğu, hiçliği duyumsamaktır. Daha önce dünyanın kaç türlü hali olduğunu hiç aklından geçirmeyenler için bile bunu düşünme vakti gelip çatmıştır şimdi.  Dünyanın, insan  öğüten  bir değirmen olduğunu belki de ilk kez akıl etmektir. Ve işte şu an, o değirmende bir buğday tanesi misali olunan andır.
Beyaz koridorlarda bekleşmek, çoğu için iliklerine kadar acizliğin  anlamına varmaktır. İnsanın sığınacak tek yeri olduğunun hem de nasıl idrakidir. Yakarmaktır. Sonuç bekleyenlerin yakarışları, sıcacık gözyaşlarıyla ıslanır.
Tetikteki yüreklerin ayakları, tetkik sonuçlarını almaya gitmek istemez.
Elinde sonuç ile doktorun yanından çıkan insanlara kilitlenir birazdan kendi eline de o kağıttan tutuşturulacak olanların gözleri. Kimi, elindeki sonuç kağıdını okurken kimi bekleşenler de onların yüzlerini okumaya çalışır. Tetkik sonucu okuyan yüzlere bakan  herkes, o yüzlerde kederin dili olan çizgileri değil iyi haberin gözlerdeki ışıltısını görmek ister.  Kısa olsa da bir türlü bitmeyen, zahmetli bekleyişin semeresinin, mutluluk tebessümü olması beklenir.
Elleri yüreklerinde tetkik sonuçlarını okuyanlar, kendi yüzünü okuyanları fark etmezler bile aslında. Onlar, altı ay ya da bir yıl sürecek tetkiksiz günlerin bir çırpıda geçecek rehavetine girmişlerdir çoktan.
İyi sonuçlar alınınca beklemeksizin hastanenin beyaz koridorlarından sıvışılır. Hemen  telefon açılır anneye, babaya, eşe, kardeşlere. İyi haber veren ses, güçlü çıkar. Tetkik öncesi nefesler tutulmuş haldeki konuşmalarda olduğu gibi karşıdakiler, sık sık ne denildiğini duyamadıkları için cümleleri tekrarlatmazlar. Çünkü iyi çıkmış sonuçların kinayesiz gülüşüyle nefes alınabilmektedir artık rahatlıkla. Tutulan nefesler, nefes almıştır gözaydınlı haberle.
Hastanelerde koridorlar beyazdır; bazen haberler kara ama. Beyaz koridorların kara haberleridir trafik kazaları.
Kara habere gebe kazalar önce “Bir  küçük çarpışmada hafifçe yaralanılmış” telefonları ile duyurulur yakınlara. İçlerinde trafik kazalarının  kurbanlarının da yattığı soğuk odaları anlatan tabeladaki kapkara dört harf görününce algılanır gerçek, haberi alıp koşanlarca. Karalar bağlatacak kara haberler söylenmeden, konuşulmadan alınır burada.
Hayatın her renginin güzelliği başkadır. Her renk bir şey anlatır. Beyazın da dili vardır.
Hastane koridorları beyazdır…  Kundaklar beyazdır… Kefenler de… Endişeli yüzler de… Kara haberler,  bir beyaz ağıdır.
Karda, bulutta,  zambakta, gelinlikte bir başka güzeldir beyaz. İyi haberler alıp, dünyamız beyaza boyanınca beyaz, apaktır, tertemizdir. Hastane koridorları beyaz olsa bile oralarda kara haberler dolaşmadıkça o  beyaz koridorlar bile güzeldir.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN