• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 15 Mart 2017, Çarşamba 20:54 - Son Güncelleme: 27 Mart 2018 Salı, 04:10
Font1 Font2 Font3 Font4
Avrupa, Türkiye ve İslam


N. Kağan Çetin
“Başta dönem başkanlığını yürüttüğümüz İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere tüm platformları kullanarak yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslam karşıtlığı ile mücadeleyi daha da yoğunlaştıracağız.”
                                         Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 
Vahşi Batı’nın çöküşüne, Türkiye’nin yükselişine tanık oluyoruz.
Bütün Avrupa tek ses olmuş “Hayır!” diyor.
Neye hayır?
Türkiye’ye ve Türkiye’nin temsil ettiği bütün değerlere “Hayır!” diyor Avrupa.
İslâm’a, Müslüman Türklere, başörtüsüne, ezana “Hayır!” diyorlar.
Birkaç gündür Hollanda’da yaşananlar, bunun en açık göstergesi.
Siz bunlara Almanya, Fransa ve İngiltere’yi de ekleyin.
Oysa 15 Temmuz 2016’da Türkiye’yi işgal etmeyi planlamışlardı.
Tuzakları ayaklarına dolaştı.
Daha da dolaşacak.
Avrupa’nın bütün ekonomik ve sosyal göstergeleri inişe geçti.
Avrupa’nın nüfusu, yatırımları ve itibarı azalırken, ahlak erozyonu artıyor.
Avrupa’da aile çöküyor, işsizlik artıyor.
Avrupa, haram para, faiz ve masumların kanları üzerine kuruldu.
Günün birinde yıkılacak.
Şu anda sekerat halinde, can çekişiyor.
Vakti zamanı gelince dağılacak.
Ömrü olanlar görecek.

Avrupa’yı kendi yenilgi psikolojisiyle başbaşa bırakalım.
Türkiye’ye ve İslam dünyasına bakalım.
Türkiye, İslam ülkelerini aynı çatı altında toplama gayretinde.
Önümüzdeki süreçte Avrupa, haçlı ruhuyla Türkiye’ye saldırmaya devam edecek.
Biz de buna karşılık mutlaka Ayasofya, İslam Birliği ve Hilafet Makamı konularını gündeme almak zorundayız.
Karşıdan bakacak değiliz ya?
Elimizde çok büyük kozlarımız var.
Tarihten, coğrafyadan, jeostratejiden, jeokültürden kaynaklanan kozlar bunlar.
Üstelik arkamızda iki milyarlık Müslüman nüfus var.
Bütün bunlara psikolojik ve manevî üstünlüğü de ekleyin.
Tarihî tecrübeyi, devlet tecrübesini ekleyin.

  1. yüzyıl, geçtiğimiz yüzyıla hiç benzemiyor.

Vahşi Batı, işlerin bu kadar değişeceğini hesaplayamadı.
1989 yılında Nato Genel Sekreteri Willy Cleas şöyle demişti: “Küresel sistemin önündeki en büyük tehdit İslam’dır.”
İşte bu cümlelerden sonra Vahşi Batı, İslam’a ve Müslümanlara daha şiddetli saldırmaya başladı.
Ama öngöremedikleri, hesaplayamadıkları o kadar fazla etken vardı ki denklemlerde, anlamadılar.
Bir kere Vahşi Batı bütün ideallerini kaybetmişti.
Vahşi Vatı, maddeyi, parayı ve gücü kutsallaştırdı, ilahlaştırdı.
İnançlarını, maneviyatlarını, ideallerini, gençlerini, ümitlerini, merhametlerini, insanlıklarını kaybettiler.
Kendi içlerinde çığ gibi artan, yayılan İslam’ı anlamadılar, anlamak istemediler.
Oysa kendi evlatları gönül rızasıyla, severek, isteyerek Müslüman oluyordu.
Bugün Batı’da Müslümanlar demografik ve sosyolojik olarak en büyük güç haline geldi.
İşte bunları hesaplayamadılar.
Birkaç yıl önce Fransa’da Michel Houellebecq tarafından yayınlanan Soumission (Teslimiyet) isimli kitap, Fransa’nın topyekün İslam’a teslim oluşunu anlatan bir kitaptır. Kitapta bir Fransız edebiyat profesörünün Müslüman olması ve Fransa’nın süratle Müslümanlaşması anlatılır. Aslında o kitap sadece Fransa’nın değil, Batı Uygarlığı’nın İslam’a teslim oluşunun serüvenidir.
ABD’li araştırma şirketi Pew, 2070’e kadar İslam’ın dünyanın en büyük din olabileceğini açıkladı. Pew’e göre İslam, dünyada en hızlı büyüyen din.
Bu hızla büyümeye devam ederse 2070’te değil, 2030’da dünyanın en büyük dini İslamiyet olur. Böylece dünya gerçek bir medeniyetle yeniden tanışma fırsatı bulur. Biz de buna şükrederiz.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN