RÖPORTAJLAR
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
  • Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
    Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
  • “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
    “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
    Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
  • METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
    METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
  • HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI
    HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI

Asım’ın Nesli
Eklenme Tarihi: 15 Mayıs 2018, Salı 16:11 - Son Güncelleme: 15 Mayıs 2018 Salı, 16:11
Font1 Font2 Font3 Font4



Asım’ın Nesli
Geçmişin özü, geleceğin sözü; gençlik...

Geçmişin özü, geleceğin sözü; gençlik… Ezelden ebediyete dek var olacak, nizam-ı alemin can damarı; gençlik… Rüzgarı geldiği yere itercesine güneşi düşleyen, ahir zamanı tutup asrı saadete döndürecek olan yegane ümit; gençlik… Yerle gök arasında hizalanmış nice zaferin kucağında yetişen atalarının mirası; gençlik…

 

Yedi düvele meydan okuyan ecdadımızın kalan tohumlarından yeşeren bir gençlik, kurtuluşumuzun son çaresi, dertlerimizin tek devasıdır elbet. “Türk'ün ben, gurur duyarım bastığım topraktan.” diyebilmek, bir gencin dilinden düşen en güzel nağmedir elbet.

 

Bizler; köklerimizin asırlara dayandığı, göklerimizin ay yıldıza boyandığı, istikbalimizin nice karanlığa ışık tuttuğu bir milletiz; Türk milletiyiz. Damarlarımızda Türklüğün nârı, İslam sancağının şanı, imanımızın nuru vardır her daim. Gök kubbe altında sesleri bir kılan, evladı Osmanlı meziyetlerine sahip olan, zalime boyun eğmektense şehadete ermeyi yeğleyen gençleriz biz. İşte bu şerefe nail olabilen bir gençlik, “bir” olabilen bir gençlik, “biz” olabilen bir gençlik; nasıl bir gençlik?

 

Hz. Muhammed (s.a.v.) gibi Kur'an ahlakına bürünen, arşı titreten bir gençlik…

 

Hz. Ebubekir (r.a.) gibi huşuya eren, “Cehennemi öyle bir daralt ki ya Rabb, içine kimseleri alamasın.” duasını eda edebilen bir gençlik…

 

Yaradılışının mayasında aşkın var olduğunu bilen, bir eline güneşi, bir eline ayı verseler kutlu davasından vazgeçmeyeceğini haykıran bir gençlik…

 

Hz. Osman (r.a.) gibi edeple beslenen, meleklerin bile haya ettiği bir gençlik…

 

Hz. Ali (r.a.) gibi zülfikârını yâr edinen, yiğitliğiyle gökleri yırtan bir gençlik…

 

Bahar kokan çiçek bahçelerinden öte huzur kokan seccadelerden ayrılmayan bir gençlik…

 

Yunus Emre gibi yaradılanı yaradandan ötürü seven, hak işitip hak söyleyen bir gençlik…

 

Mevlana gibi kor ateşlere düşse sabrın en kıymetli çağlayan olduğuna inanan, sabır kalesi misali dimdik durabilen bir gençlik…

 

Rabb'ine karşı “vav” gibi boyun büken, bilhassa  düşmanına karşı “elif” gibi dimdik durabilen bir gençlik…

 

Fatih Sultan Mehmet gibi çağlara hükmeden, gemileri karadan yürütebilecek yürekliliğe sahip olan bir gençlik…

 

Kınalı Hasan gibi ardına bile bakmadan Çanakkale'ye koşan, vatanına kurban olmayı göze alan bir gençlik…

 

Ahde vefa bilen, umut kıvılcımları ateşleyen Türk dirilişini yeşerten bir gençlik…

 

Mehmet Akif gibi “Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana, yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.” diyebilecek alçak gönüllülüğe sahip olan bir gençlik…

 

Mustafa Kemal Atatürk gibi adını tarihe altın harflerle yazdıran, bir damla asil kanında nice mucizelerin saklı olduğunu gösteren bir gençlik…

 

Aldığı hür nefesin kıymetini bilen, yürüdüğü yolları “vatanım!” diyerek sahiplenen bir gençlik…

 

Ömer Halisdemir gibi Temmuz sıcağının ortasında hain yüzlerin karaltısını yok eden, şerefiyle sonsuzluğa yürüyen bir gençlik…

 

Bir geceye yenilmeyen her insana bin gündüz beliriverir ya ansızın, işte o gündüzleri öpüp de alnına koyan bir millet; Türk milleti, asil milletimiz… 15 Temmuz'u gördü bu millet. Çelik zırha, demirden duvarlara göğsünü geren nice genç sayesinde o kara geceye zuhur etti yıldızlar. Vatan aşkı için ölmeyi göze almış nice genç fidan bir gül bahçesine girercesine toprağa girdi, bin dua olup ayet ayet okundu…

 

Biz “Türkiye'yiz”! Mevlana'nın deyişiyle “bir ayağı kendi milli köklerinde, diğer ayağı dünyada pergel misali dönen insan” örneği biz olabilmeliyiz. Çağların ötesi, çağların öncüsü biz olabilmeyiz. En ihtişamlı övgülerin bile yetersiz kaldığı ulu ecdadımızın, aziz şehitlerimizin hatırasına biz sahip çıkabilmeliyiz. “Bir" olabilmeyiz, “biz” olabilmeliyiz…

 

“Asım'ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek!”

 

Çiğnemeyiz, çiğnetmeyiz! Türk genciyiz biz! Aşkla yananlara yâr, habire sönenlere kor oluruz. Sükut edenlere söz, kelam edenlere öz oluruz. Gidenlere yol, gelenlere yoldaş oluruz. Nihayetinde bir olur, hep birlikte “Türkiye” oluruz.

Umutsuzluklara umut aşılayan gençlikle umut dolu yarınlara…

 

Ezgi YILMAZ


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!