• Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
  • Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
    Hasan Basri Bilgin: “Abdülhamid Han büyük bir devrimcidir”
  • “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
    “Yazmak aşk işidir, muhabbeti az olana ağır gelir.”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
    Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj
  • METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ
    METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 14 Ağustos 2018, Salı 12:38 - Son Güncelleme: 15 Ağustos 2018 Çarşamba, 08:52
Font1 Font2 Font3 Font4
Amerikan rüyasının sonu

 

“Dikkat! Amerika kudurmuştur. Bizi Amerika’ya bağlayan bütün bağları derhal koparmalıyız. Yoksa, biz de ısırılacak ve biz de kuduracağız.”[1]

Jean Paul Sartre – 1953 – The Liberation Gazetesi

 

 

Bitti işte… Amerikan rüyasının sonuna geldik. Sam amca dolar silahını çekti, ateş etti. Ama sonuç, yine kendine zarar verdi. ABD 6-7 yıldır ne yaptıysa olmadı. Hepsi ters tepti: FETÖ-PKK terör örgütleri çöpe gitti. 15 Temmuz darbe ve işgal girişimi başarısız oldu. Bütün bunlara Türkiye’nin verdiği cevaplar: Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekâtı, Başkanlık Sistemi. Hıncını alamayan ABD, bu defa dolarla saldırdı. Bütün ülkeler dolara karşı birleşti.

ABD tokat üstüne tokat yemeye devam ediyor. Rusya, Çin ve Türkiye’den gelen tokatlar bakalım bu işi nereye vardıracak?

Şu yaşananlar ABD’nin yenilgi psikolojisinin dışavurumu. Kaybetmişlik psikolojisinin dışavurumu. Aşağılık kompleksinin dışavurumu. ABD’nin dolar saldırısı. Kâğıt kaplan ABD.

Yakın gelecekte çuval çuval dolar satılacak ama alıcısı olmayacak.

Postmodern neoliberal geç kapitalizmin krizi. Amerikan rüyasının sonu. Oyun bitti.

Bu oyunu biz kurmadık. Bu oyunu ABD kurdu. Kendi kurduğu oyunda yenildi ABD. Oyunun kurallarını ABD belirlemişti: Faiz, döviz, borsa, kredi kartı ve bonus ekonomisi. Sanal ekonomi. Üretim-tüketim kalıpları. Petro-dolar dengesi. Reklam ve silahla kurulmuş, imaj ve makyajdan ibaret bir Amerikan ekonomisi. Güçlü olan ayakta kalır, güçsüz olan elenir felsefesi ve sonuçları: Milyonlarca masum insanın, zencinin, kızılderilinin, müslümanın, Boşnakların, Afganların, Suriyelinin, Iraklının katledilmesi… Sömürülmesi… Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları… İŞİD, DAEŞ, EL KAİDE, PKK, FETÖ terör örgütlerinin kurulması, finanse edilmesi… Bunların hepsi ABD’nin marifeti.  

Amerikalı Francis Fukuyama, “Tarihin Sonu ve Son İnsan” kitabında, tarihin, kapitalizmin zaferiyle sonuçlandığını iddia etmişti. Tam tersi oldu. Kapitalizmin çöküşüne tanık oluyoruz. Postmodern neoliberal geç kapitalizmin dünya sahnesinden tekme tokat kovuluşuna şahit oluyoruz.

ABD’nin eyaletleri teker teker bağımsızlık ilan edince acaba neler olacak? Dolar, dünya piyasalarından kovulunca neler olabilir? ABD’nin dolar saldırısı bütün bunları başlatabilir.

ABD, içinde merhametin, inancın, iyiliğin olmadığı bir dünya kurdu. Kendi kurduğu dünyada, kendi koyduğu kurallarla yenildi. Medeniyetlerin çatışmasını istiyordu. Medeniyetleri çatıştırmak istiyordu. Maksadının aksiyle tokat yedi. Şimdi kendisi çatırdamaya başladı: ABD’de aile dağıldı. Boşanma oranları zirve yaptı. Alkol ve uyuşturucuya esir oldu ABD. ABD’de kiliseler boşaldı. Faiz,döviz, borsa, kredi kartı, bonus, gurme, gastronomi, ego, otomobil, vaaaoooouuuuvvv, rekabet ve kariyer kelimelerinden oluşan büyük bir boşluk ABD.

Dolar silahı da işe yaramayınca ABD’yi kim dinler? Kim takar ABD’yi?

Walt Disney, Hollywood, Silikon Vadisi, fast food zincirleri yakın gelecekte kaç para eder? Bütün bunlar ABD’nin olmadığı bir dünyada kaç para eder?

Sersem kovboy! Arama motorların insanlıktan ne anlar? Sosyal medya oyuncaklarının büyüsü böyle sürüp gider mi? İşletim sistemlerinin alternatifleri yapılamaz mı? Dünyayı yazılım ve donanım olarak görmek, göstermek, seni kurtarır mı? Üç ekranla (bilgisayar, televizyon, akıllı telefon) dünyayı ne kadar daha oyalayabilirsin? Robotik kodlamayla, Endüstri 4.0’la, enformatik hipnozla herkesi sonsuza kadar uyutabileceğini mi sanıyorsun? Anlamsız ve amaçsız ne kadar yaşayabilirsin? Terör örgütlerini ne zamana kadar kurmaya, desteklemeye, finanse etmeye devam edebilirsin?

Oyun bitti Sam amca, oyun bitti.

Seni bekleyen sürprizleri yazalım şuraya:

1-Doların dünya piyasalarından kovulması.

2-Faizin olmadığı yeni bir ekonominin tanımlanması.

3-İslam Birliği.

4-ABD eyaletlerinin bağımsızlıklarını ilan etmesi.

5-IMF, NATO ve BM’nin alternatiflerinin kurulması.

6-ABD’li müslümanların ABD sistemini kilitlemesi.

7-Türkiye-Çin-Rusya öncülüğünde yeni birliklerin kurulması.

ABD’nin silahındaki son mermi dolardı. Son mermi de sıkıldı, kâğıttan kaplan ABD’nin imajı bozuldu. ABD gelecekle çatıştı.

ABD’yi tarihin çöp sepetine atacak son darbe, büyük ihtimalle ABD’nin kendi içinden gelecek.

Roger Garaudy’den bir alıntıyla bitirelim:

“Kitlelerin eğitimine gelince, Columbia Üniversitesi uzmanlarının raporunun sonucuna göre ‘Amerikan eğitim sistemi, enkaza dönmüş bulunuyor.’[2]Kolejlere giden Amerikan gençlerinin yüzde 40’ı doğru dürüst okuma bilmediklerini itiraf ediyorlar. 23 milyon yetişkin insan okuryazar değil!

Sağlık konusunda ABD klinikler, hastaneler, araştırma merkezleri bakımından dünyanın en iyileri arasında sayılıyor, fakat ABD’nin sağlık sistemi tam bir felaketi andırıyor: Çocuk ölümleri bakımından bu ülke, dünya sıralamasında 22. sırayı alıyor. Kamu sağlık harcamalarının payı, bütün OECD ülkelerinin en altında bulunuyor.

Eşitsizlik; kaçakçılığı, yolsuzluğu ve rüşveti doğuruyor. Amerikan maliye uzmanları, federal vergilerin yüzde 20’sinin ödenmediğini tahmin ediyorlar. Bu ise 1989 için yüz milyar dolarlık bir meblağ demek.”[3]    

 

 

 

 


[1] Roger Garaudy, Amerikan Efsanesi, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, İstanbul 2007

 

 

 

[2] The Global Economy, 1990.

 

 

 

[3] Roger Garaudy, Çöküşün Öncüsü ABD, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, s. 78, 79, İstanbul, 2015

 

 

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN