• Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
  • Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”
    Fatih Kılıçarslan: “Madde bağımlılığının bir arka planı var”

YAZARLARIMIZ

Hülya Günay
Hülya Günay
Eklenme Tarihi: 21 Kasım 2018, Çarşamba 18:30 - Son Güncelleme: 21 Kasım 2018 Çarşamba, 18:30
Font1 Font2 Font3 Font4
Ahmet Maraşlı Eğitim Modeli

 

Toplumda yaşanan bütün problemlerin çözümü ve gelişmesinin anahtarını eğitimde bulan; bir eğitim yapıcı.

 

‘’ Vakit dar, İhtiyaç acil  ‘’

 

Hep bir telaş içindedir Ahmet Maraşlı. Mizaç olarak son derece sakin, tevazu sahibi, bir o kadar vakarlıdır. Lakin söz konusu çocuklar ve eğitim olunca o sakinlik, sükûnet yerini telaşa, bitmek tükenmek bilmeyen bir heyecana bırakır. Hep bir yerlere yetişir, yetişmek zorundadır. Elinde defteri, kalemi, alacak notları bitmez. Dilinden dökülen dualar, mısralar ile umut ışığıdır.

 

Eğitim hücrelerine kadar işlemiştir. Kimi zaman bir toplantıda öğrenen taraftır, sürekli notlar alır. Kimi zaman ortamlarda bir kelimesi, hal dili ile öğreten taraftır. Her an öğrenir, öğretir, öğrenciliği de bitmez, öğretmenliği de.

 

Söz konusu çocuklar ve gençlerse; gözlerinin içinde dört mevsimi görürsünüz, derinliklidir. Dünya ne kadar bozulursa bozulsun o bilir ki zalimden âlim dünyaya gelebiliyor. Meseleye bir ya da birkaç sene sonrasının gençleri olacak çocuklara ulaşmak ve sahip çıkmak olarak bakar. Yani çağlar üstü gençler yetiştirmek…

 

İlgisini çekecek, eğitime ışık tutacak bir fikir, bir güzellik duyunca yüreğinde uçuşan kelebekleri görmemek mümkün değildir. Bir çocuğun geleceği, eğitimde aksayan bir noktaya temas edilirse gözlerine inen bulutlar yüreğinize sağanak yağmurlar gibi iner. 

 

Babalık rolü gereği, bitmeyen bir tecessüs ile arayış halinde iken kendini tüm gençlerin babası rolünde bulur. Yani yazarlığa çıkar yolları. Yazar; okuyucunun babası, dostu, sırdaşı, yol arkadaşı değil midir? En güçlü iletişim kelimelerin gücüdür, kalpten kalbe bir mesajdır kelimeler.

 

Kitaplarını okurken gerçekten eğitimin sorunları, gençliğin gidişatı ile ilgili endişelere sahipseniz;  Ahmet Maraşlı’nın gözyaşlarını sadece görmekle kalmayıp, eşlik edip, harekete geçersiniz akıp giden sayfalarda. Yüreği tüm gençleri sevecek kadar kocaman, tüm gençlerin dertleri ile dertlenecek kadar engin olan ve ülkesinin geleceğini çağlar üstü gençler yetiştirmek ile teminata alacağının farkındalığını yaşayan, yaşatmaya çalışan; sorumluluk sahibi vatansever Maraşlı’nın eğitim modelini kitaplarını genel olarak inceleyerek anlamaya çalışalım.

 

‘’Kaç taklit, bir orijinalin yerini tutar?’’

 

Evde Okul Okulda Kalite

 

Bakımlı Fidan, Güzel Ağaç

 

Sene 1992, Cağaloğlu’nda bir kitapçıya girer Ahmet Maraşlı. Çocukları üzerinde evde uygulamaya çalıştığı formülleri birkaç cümlede özetler; ‘’ Çocuk yetiştirmek üzerine, şu şu özelliklere sahip bir kitap var mı?’’ diye sorar. Kitapçı; ‘’Beyefendi, siz bu anlattıklarınızı kitap halinde yazsanız da bassak!’’ der.  Aldığı cevap karşısında şaşkınlık yaşar ve kitabı yazması için ilk teşviki almıştır.

 

Bu kitabı neden yazdınız diye sorsanız; boynunu büker ve ‘’ Derdim var!’’ der yazar. Ardından, espriyle karışık  ‘’ Çocuk yetiştirmedeki doğrularımı yazsam bir kitap olur; maalesef, yanlışlarımı da yazsam bir kitap olur.’’ Diyerek öz eleştiri yapacak kadar da samimidir.

 

Dünyanın en meşhur lokantalarına gidip yemekler yeseniz de evinizde içtiğiniz bir çorbanın lezzeti, sofranızın muhabbeti başkadır, sizindir, yaşanmışlıkları vardır. Taklit değildir.  Benzer şekilde dünyanın en iyi eğitim kurumlarına gitse de çocuk için ilk eğitim müessesi ailedir. Saygı, sevgi, inanç, değer, toplumsal normların ilk tohumlarının atıldığı kutsal, sıcacık yuva. Ebeveynler olarak bir evi yuvaya çevirmeyi beceremiyorsak, ‘’Elimden geleni yaptım, olmadı.’’ Demek sadece psikolojik tepkilerdir. Allah’ın bize emaneti olan yavrularımızı, eti senin kemiği benim misali maddi şartlarını yerine getirerek kurumlara teslim etmek, yağsız, tuzsuz bir yemek pişirmek gibi olacaktır.

 

Tam da bu noktadan hareketle, çocuklarını yetiştirmek için yaptıklarını, yapmaya çalıştıklarını ve bu alandaki tecrübelerini okuyucuları ile buluşturuyor yazar. Okullarda göz ardı edilemeyecek yetersizlikleri gözlemleyip, eleştirinin ötesinde elini taşın altına koyuyor. Ciddi bir düşünce ve sentez süreci yaşayarak ben de varım diyor.

 

Kitap iki ana bölümden oluşuyor.

 

Birinci Bölüm: Çocuk Yetiştirme Üzerine Uygulama Ve Düşünceler

 

Bu bölüm genel olarak yaşam pratikleri orijinal yolları içeriyor. Başta evde aile içinde olmak üzere pek çok formül kendi içinde okulda da uygulanabilir.

 

İkinci Bölüm: Bir Yetiştirme Programı: Düşünce Ayağa Kalk

 

Bu program üçe ayrılıyor;

  1. Aletleri bilemek,
  2. Düşünce Ufkunu Aç,
  3. Programın Okulu.

 

Kitabın her bölümünde yeni ve orijinal formüller varken, bazen de sanki yazar evinize konuk olmuş ta gözlemlerini yazmış gibi sürprizlerle karşınızda. Mesela,  not tutmayı çok seven, elinden defteri düşmeyen yazar not tutma teknikleri ile rehberlik ediyor.

 

‘’ Yetişmesini istediğimiz genç, hem son derece iyi; hem de gerekli bütün bilgi ve becerileri en üst seviyede kazanmış, ideal insandır. Bize düşen elimizden geleni yapmak. Yardım Allah’tan.’’

Ahmet Maraşlı

                                                                  

Okumayı Sevdirme Projesi

 

‘’Okumak Kur’an’da 1. Sırada; Bizim Hayatımızda Kaçıncı Sırada? ‘’

 

Bu bir kişisel gelişim, kurallar kitabı değil. En başta inançlı bir yürek, tecrübe, hassasiyet, duygusallık, bilimsellik, güçlü kaynaklar ile taçlandırılmış şifa, başucu kitabı. Okumanın ne anlama geldiğini, kitap aşığı olunur mu, doğulur mu sorularının keşfine keyifli bir yolculuk. Okuduktan sonra ah ben bugüne kadar okumamak için ne bahanelerin altına gizlenmişim diyeceğiniz, okumayı sevmenin ve sevdirmenin bin bir yolunu bulacağınız rehber, yol arkadaşı. 

 

Öğretmen, öğrenci, ebeveyn, okul ve kurum yöneticileri, olmak üzere; okumanın temel ihtiyaç olduğunu düşünen herkes okur kitlesi. Okumayı dert edinmiş, çevresine de aşılamak için uğraşan lakin sonuç alamayanların imdadına yetişecek, çözümler bu kitapta.

 

Birinci bölümde Okumanın Önemi, ikinci bölümde Yetişkinler Okuma Alışkanlığını Nasıl Kazanır, üçüncü bölümde Çocuğa Okumayı Sevdirmek İçin Aile Neler Yapabilir, dördüncü bölümde Okulda Neler Yapılabilir, beşinci bölümde Resmi Ve Sivil İnisiyatif Neler Yapabilir başlıklarından oluşuyor. Aileden; akraba, komşuya, öğretmenden; yöneticiye kadar herkese seslenen, yaşanmış ve sonuç alınmış örnekler, bazı bölümlerde fıkra tadında keyifli paylaşımlar ile son derece akıcı, sıkmayan, bazı bazı ağlanacak halimize güldüren mizahlar ile eğlendiren bir üsluba sahip.  

 

‘’Okumadan tekâmül etmek isteyene şaşarım. ‘’ Abdullah İbn Mübarek

 

Bu Çağda Çocuk Yetiştirmek

 

Yönlendirme Yolları, Çocuk Yetiştirmenin Ruhudur

 

BÜYÜTMEK Mİ, YETİŞTİRMEK Mİ?

‘’Bu büyütüldü,

Bu yetiştirildi.

Bu bodur kaldı,

Bu Güneş’le tutuşturuldu.

 

Tohumlarında fark yoktu,

Bakımlarında fark vardı…

Bunun bahçıvanın bakış açısı 360 derece,

Bununki 60 derece kadardı…

 

Zamanlara sığmaz insanı

60’a sığdırdılar…

Aslanı kediye boğdurdular,

Aslanı kediye boğdurdular…

 

Aslan terbiyecisi

Farkına vardı işin…

Yönü değişecek

Bu gidişin!..

İnşallah!.. ‘’

 

Şikâyetçi olduğumuz sosyal hayatın ilk tohumlarını aile içinde atıyoruz. Geleceğin iyilik saçan ışıkları, insanların hayatlarını karartan suç makineleri, ağlayan yüzleri güldüren adil bir değer, girdaplarda kaybolmuş bir insan. Hepsi bir evden çıkıyor, toplumun içine karışıyor.

 

Dizilerde, filmlerde dahi izlemeye alışkın olduğumuz doktor hasta ilişkisinin ilk adımı çocukluk yaşantılarına inmek. Birinden incinip, zarar gördüğümüz vakit ilk aklımıza gelen acaba nasıl bir ortamda, nasıl ailede yetişti sorusu.

 

Ahmet Maraşlı; eğitimde ilk olarak anne, baba, ailenin önemini vurgular. Bu farkındalığı vermeye çalışır. Daha sonra yönlendirmenin, sabır, dikkat, ölçü, denge, fedakârlık ve incelik isteyen bir meziyet olduğuna dikkat çeker. Zor fakat gizli lezzetler barındıran, neticesinde yorgunluğu üzerinden alan, vicdanı rahatlık ile ödüllendirilen elzem bir görevdir yönlendirme.

 

Bir kuvvet yarışı içinde olduğunuz farkındalığı yaşatır. Bir tarafta ebeveyn, diğer tarafta televizyon, internet, bilgisayar oyunları, çocuğun aklını başından alan akıllı telefonlar, sosyal medya, sinema, tiyatro, oyun, eğlence, akraba, komşu vb. birçok dış faktör. Pes etmenize izin vermez yazar. Çünkü o bir babadır, ülkenin her köşesindeki tüm çocukların babası, sizlere anne baba olduğunuzu bir an dahi unutturmaz.

 

Kitap yedi bölümden oluşuyor. Birinci bölüm; Yönlendirmenin Prensipleri, ikinci bölüm; Çocuğu Yönlendirmenin Dayanacağı Temeller, üçüncü bölüm; Çocukla İletişim, dördüncü bölüm;  İnsani Değerler Kazandırmak, beşinci bölüm; Çocuğun Duygu Ve Düşüncelerini Hareketlendirmek, altıncı bölüm; Geliştireceğiniz Ve Üreteceğiniz Yeni Yollar, yedinci bölüm; ‘’İmkânsız’’ Zannedilen Yerlerde Neler Yapılabilir?

 

İthaf

 

Bu eseri;

 

‘’ insanlığın gönlünü ve yüzünü güldürecek insan ‘’ yetiştirme derdinde olup bu yolda elinden gelen gayreti gösteren ve ‘’ insanlığa umut olan o çok güzel insanlar’’ a ithaf ediyorum.

Ahmet Maraşlı

 

Zekâ’dan Deha’ya

 

Eğitimde Dünyaya Model Önerisi

 

Bir eğitim modeli olan kitaba sistematik bir şekilde bakmayı doğru görüyorum. Mamafih böyle bir model önerisi hakkında yorum yapabilmek bendeniz için haddini aşmaktan başka bir şey olamaz diye düşünmekteyim.

 

Hz. Ali (r.a.) ‘’ Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin.’’

 

Mevlâna ‘’ Her insanın kendisinden yüz sene sonrasının planını yapması lâzım.’’

 

‘’ Toprak Süleymaniye (Câmii) değil ama Süleymaniye toprağa kök salar ve onun üzerinde yükselir. Yetişmiş ve kabına sığmayan pırlanta kalpli insanlara tarihin bazı devirlerinde daha çok ihtiyaç olur. Şimdi de öyle bir devir yaşıyoruz!’’

 

Modelin Misyonu: İnsanlığa insanlığı hâkim kılma

Modelin Vizyonu: Çağlara rehberlik edecek nesiller yetiştirmek

Hedef: Devamlılık ve istikrarlı çalışmayla çocukların zirvelere çıkmaları, dünyayı şaşkına çevirecek çocuklar, gençler yetişmesi!

Hedef Kitle: Bu kitabın öncelikli muhatabı; öğrencilerini çok iyi yetiştirmek isteyen öğretmenler, ebeveynler, her yaş ve seviyeden istekli öğrenciler, iş dünyası, bütün bunların önünde ise, ülkemizin ve medeniyetimizin eğitim sorunlarına çözüm arayan yetkililer, güç ve imkân sahipleridir. Hayrı da büyük, vebâli de!

Modelin Kaynağı: Modelin kaynağı, düşünce üretimi ve sentez olup üç boyutu vardır: 1) Orijinal teknikler 2) Var olup geliştirilen teknikler 3) Bilinen teknikler ki, süreç içinde geliştirme anlayışıyla bakmak esastır.

Yetiştirmede esas olan altı temel boyut:

  1. Dinamik anlamda, yani kabına sığmaz şekilde insanî, ahlâkî ve manevî değerler
  2. Zekâ
  3. Yetenekler
  4. İhtiyaç olan, fark oluşturacak bilgiler
  5. İhtiyaç olan her türlü pratik beceri
  6. Özellikler (azim, sabır, sebat, çalışkanlık, metanet vb.)

 

Zekâ’dan Dehaya Eğitim Modeli; özgün cevaplar(hazırcevaplar) tekniği, hızlı kavrama tekniği, hazırlıksız konuşma tekniği, kaynaklar ve yorum tekniği, sınırlamalı konuşma teknikleri, hızlı, doğru ve güzel yazma tekniği, farkındalık tekniği, çok boyutlu okuma, çıkarım teknikleri, söz ve şiir, en güçlü-en zayıf tekniği, oku, düşün, görüş bildir tekniği, okuma çeşitliliği, yazma çeşitliliği, güzel konuşma,  irade gücü metodu, dersler ve sınavlar, çıkış-çöküş metodu, özgün düşünce teknikleri, soru sorma metodu, mukayese metotları, müzik/sohbet dersi, müzikle neler yapılabilir, münazara, müzakere, ikna ve uzlaşma teknikleri, sosyal faaliyet, ziyaret ve geziler, liderler, rehberler, yöneticiler, zekâ ve yetenek özelliklerinin keşfi ve geliştirilmesi, geri bildirim örnekleri ve daha fazlası bölümlerden oluşmuş, otuz beş yıllık emek, tecrübe sonucunda kitaplaşmış ve ülkesine âşık her çalışkan insanın başucu kitabı olacak içeriğe sahiptir.

 

Sadece eğitimciler, ebeveynler ile sınırlı görmüyorum. İş dünyası, bürokrasi, insan yetiştirme modeli olarak, hayatımızın her alanında uygulama imkânı sunan ve olumlu neticeler alınabilecek bir sistem.

 

Mevlâna ‘’ İyilerin tembelliği, kötülerin hâkimiyetini hazırlar’’ diyor. Ahmet Maraşlı size, bana, çocuklarımıza hepimize sesleniyor; eğer kendimizi iyi sınıfında görüyorsak çalışkan olmak zorundayız. Allah’ın kuvvet ve yardımı ile kendimizi çok iyi yetiştirmek, çocuklarımızı çok iyi yetiştirmek, ülkemiz için çok çalışmak mecburiyetindeyiz ne kadar çok? O sürekli eleştirip, lanet okuduğumuz kötülerden daha çok… Bu eğitimler bizler için…

 

‘’ SAHA, OLUMLU SÜREÇ VE SONUÇ İSTİYOR!’’


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN